Ordu
DOLAR18.6168
EURO19.2874
ALTIN1042.3
Sümer Alkan

Sümer Alkan

Mail: [email protected]

reader

İlker Ağca

İlker Ağca ile ilgili bir anımı anlatmadan önce kendisini rahmetle anıyorum.   Mekanı cennet olsun.

Yıl 1974 yaz tatili. Eşim denizi çok sevdiği için her yaz  deniz kenarında bir köye giderdik. O sene Çaytepe' ye gitmeye karar verdik. Rahmetli Uğur Piroğlu, eşi, çocukları ve biz İlker'lerin deniz kenarındaki evlerini kiraladık. Taşındık. Çocuklarımız ve biz her gün denize giriyoruz. Reyhan hoca ve ben köydeki kızlarla geziyoruz.

İsmet ve Uğur bey balık tutmaya gidiyorlar.

Çok güzel günler geçiriyoruz. Bir gün bir minibüs kiraladık. Köyden bize katılanlar da oldu. O zaman çok gündemde olan Samsun Fuarı'na gittik. Gece saat 3 gibi geldik. Çok yorulmuştuk. Yattık. Gece kapı çaldı. Çok korktuk. Eyvah kötü bir haber herhalde dedik. Köyde askerden yeni gelmiş olan komşu oğlu "ne yatıyorsunuz kalkın Kıbrıs' ta savaş çıktı" dedi. Savaş kelimesi sadece tarih kitaplarında vardı. Aman Allah’ım . Çok korktuk. Yarın evimize gidelim dedik. Eşyaları topladık. İsmet le Uğur bey  çarşıya kamyon tutmaya gittiler.

Baktık bunlar elleri boş geldiler." Hani kamyon? " deyince" çarşıda herkes bizimle dalga geçti." Size ne savaştan tatile devam edin "demişler. Biz tekrar topladığımız eşyaları serdik 15-20 gün daha kaldık. Tatilin tadını çıkardık. Güzel bir yaz geçirdik. İlker'lerin evinde oturduk. Ailesi ile komşuluk yaptık.

Aradan yıllar geçti. 12 Eylül sürecinde insanlarımız sağcı-solcu diye ikiye ayrıldı. Kardeş kardeşe düşman oldu. Fatsa olayların merkezi iken Perşembe'nin de Fatsa'dan geri kalır yanı kalmamıştı.

1976 yılında İsmet vefat etti. Çocuklarım küçük olduğu için onların olaylara karışmaması için büyük çaba sarf ediyordum.

Bir gece evimin kapısında bomba patladı. Apartmanda 4 aile oturuyordu. Hepimiz çok korktuk. Bomba kim için atılmış olabilirdi.

İfadelerimiz alındı. Ben ifademde "ben bir devlet memuruyum siyasetle işim olmaz. Eşimi kaybettim çocuklarımı büyütmeye çalışıyorum "dedim.

Bir süre sonra Oğlum Ali "anne İlker abi seninle görüşmek istiyor" dedi.

İlker o zamanlar solun lideri konumunda, herkes ondan çekiniyor.

Ali eve gelip söyleyince "gelsin görüşelim" dedim. Komşular bende oturuyordu. Herkes kalktı evine gitti. İlker geldi. Elimi öptü. "Hocam ben sizi çok sayarım  rahmetli eşiniz de çok sever ve sayardım. Siz bizim evimizde kaldınız eşiniz babamın arkadaşı ve meslektaşı" dedi. "Ortalıkta bir dedikodu var. Sümer hocanın kapısına bombayı  solcular attı" diyorlar. “Siz de buna inandınız mı? hocam’  dedi. Ben ise  İlker, “benim sağ solla hiç bağlantım yok. Hiç bir  zaman aşırı uçlarda olmadım”  dedim.

“Şimdi sizin ağzınızdan bunu duydum rahatladım” dedi." Sizi tehdit eden olursa haberim olsun" dedi ve gitti.

Bir süre sonra imzasız bir mektup aldık. Bomba kiracının birisinin gözünü korkutmak için atılmış.

Kötü günler geçirdik. Hikayeler çok. Yeri geldikçe anlatmaya çalışacağım.

Benim tanıdığım kadarıyla saygılı, efendi bir insandı. Nur içinde yatsın İlker kardeşim. Allah onun ömrünü çocuklarına ve eşine versin.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar