Ordu
DOLAR12.7039
EURO14.3597
ALTIN733.24
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

İMAR BARIŞI

İMAR BARIŞI

31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için “Yapı Kayıt Belgesi” düzenlemesi yapacak olanlar 31.10.2018 tarihine kadar müracaatlarını tamamlamış olmaları, 31.12.2018 tarihine kadar da hesaplanan miktarın ödemelerini yapmaları gerekiyor.

Yapı Kayıt Belgesi talebinde bulunacak olanlar “e-Devlet” sitesine müracaatta bulunabilecekler.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kapıları bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenlere ardına kadar açmış bulunmaktadır. (Resmi Gazete, 6 Haziran 2018, Sayı: 30443)

 “İmar Barışı” için bu kısa “resmi görüş”  yeterli.

 ***

İmar barışı öncesi yaylalarda olanlara şöyle bir bakmak gerekiyor. Vali Ali Kaban, sayıları (derme/çatma da olsa) 30 bin kaçak yapıdan bahsediyordu. Yayla ve obalardaki bu yapılar Orman dolayısıyla Hazine-i Maliye’ye ait topraklar üzerindeki (geçici) konutlardı. İmar mevzuatına uygun olmasa da yıkılmayacak; “İmar Barışı” gibi düzenlemelerle korunacaktı.

Nitekim öyle oldu.

Bu ilk değil, 1950’li yıllarda nasıl kırsaldan şehirlere göç dalgası başladıysa, aynı dalga bu defa tersine döndü. Yaylalara “gece/gündüz” binlerce kondu, kondu!

***

Bir zamanlar  “Gecekondu Önleme Yasaları” şehirlerin varoşlarındaki yasal olmayan konduları yasal hale getirdiyse; kırsalda bugün de imar barışıyla yapılmak istenen odur.

***

Bir tarafta artan nüfus baskısı… Daha yaşanabilir alanlara göç dalgası (biraz da ekonomik durumu iyi olanlar için) kaçınılmazdı. Bugünün ulaşım araçları, dün bir günde gidilen yerlere bir/birbuçuk saatte gidebiliyor. Çambaşı, dolayısıyla kayak merkezi, bu gidiş/geliş aktivitelerini artırdı. Farklı bir yaylacı profili ile karşı karşıyayız. Dün, hayvancılığımız için ekonomik kazanım olarak görülen yaylalar, bugün daha farklı hizmetler sunmanın hazırlığında.

Keza, Trabzon ve Giresun yaylaları da aynı baskı altında… Artvin’den başlayıp, dağları yara yara gelen “Yeşil Yol” dalgası da bu hizmet kervanına katıldığında ya dört köşe olacağız, ya da yan gelip yatacağız!

***

Tevfik Ağa (Uzunömeroğlu) “Bir günlük yayla da yayladır” derdi, sevdiklerine. Bendeniz, on gündür yayladayım. Tüm güzellikleri kem gözlerden hınzırca sakınan o sis dalgası… 

Nem, çoğu zaman 80’nin üzerinde. Balık “derya içinde deryayı bilmezmiş” bizim durumumuz da balığınkinden farksızdı.

Sis içinde yüzüyoruz!.

 ***

Dahası var ama bir Mesudiyeli dosttan dinlemiştim; “Meletli” için sis, ne anlama geliyordu. Yazıyı onun sözleriyle bitireyim:

 “Çekin ula kürekleri… Kayıkları denize indirmenin tam zamanıdır…

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar