Ordu
DOLAR18.8096
EURO20.5353
ALTIN1165.3
Metin Savaş Güleç

Metin Savaş Güleç

Mail: [email protected]

İNSANLIK LAZIM

Kırmızı karanfillerle süslenmiş ay yıldızlı tabutun üstünde soğuktan buz tutmuş bir çift el, tabutun içinden aldığı sıcaklıkla kafasını kaldırdı karşısındaki yüzlerce gence bakmak için. Bir çırpıda onlarcası ile göz göze geldi. Bir şeyler söyleyecekti. Herkes anladı. Büyük bir sessizlik de işte o zaman başladı. Sıcak nefesi Ankara’nın ayazına karışınca önce bir buğu çıktı ağzından.

Öğrencisi tarafından katledilen Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in eşi belki de tüm okulların girişlerine yazılması gereken sözlerini titrek sesiyle aktardı semaya:

“Benim genç arkadaşlarımdan küçük bir istirhamım var. Arkadaşlar, bunu söylemek benim haddime düşmez ama iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil; iyi bir insan olmaya çalışın. En önemlisi bu. İnsanları sevin ve hiçbir zaman kötülüğe kötülükle cevap vermeyin. Bu olayla da inşallah bu ülkede pek çok konuda bir duyarlılık, farkındalık oluşacaktır."

Acılı eş bu günde bile ülkesi için olumlu bir dilekte bulunmayı fırsat bilmişti. Ve böylece son noktayı da koymuştu. Eşinin mezarına bir kürek dolusu toprak atmaktan başka çaresi yoktu ama bizlere bir cümlesiyle çok büyük bir mesaj iletmeyi başarmıştı.

Peki ya biz ?

Hipokrat’ın da dediği gibi. “Kalbe zarar veren iki şey vardır: gam ve kaygı. Gam, uyku getirir; kaygı ise uyutmaz.” Kaygılıyım dostlar, uyku tutmadı yine.

14 yıllık bir eğitimci olarak yaslandım arkama. Derin düşüncelere daldım. Ceren Hoca’nın katili kopyacı öğrencisiydi fakat azmettiricisi kimdi ya da neydi?

Sınavlarda en başarılı olanları doktor yapan, ezberi kuvvetli olanı hukukçu yapan, matematiği sağlam olanı mühendis yapan, ortalama bir başarısı olanı öğretmen yapan eğitim sistemi miydi suçlu?

Daha birinci sınıfta yarış atı gibi öğrencilerini yarıştıran eğitimcilerin hiç mi suçu yoktu?

En iyisi benim çocuğum olmalı diye bilenmiş velilere ne demeli ?

Her gün bize şiddetin bin bir türlüsünü gösteren ekranlar sütten çıkmış ak kaşık mı?

Sayılar ve anketlerin esiri olmuş eğitim yöneticilerinin hiç mi suçu yoktu?

O kadar suçlu, o kadar suç unsuru var ki. Hangi birini sayayım dostlar ? Ya da saysam , Ceren Hoca geri mi gelecek ?

Çocuğu düşük not almasın diye çocuğunun ödevini yapan veliler, eğitimi bir kenara atıp öğretimle kafayı bozmuş öğretmenler, yazışmaların arasında kaybolmuş eğitim yöneticileri, kapitalist düzende vahşileşmiş âdemoğlu; sözüm size:

Velhasılıkelam 2019’a girer girmez ülke olarak yeni bir ayıbımız daha oldu. Bize yeni bir yıl değil yeni bir insanlık lazım artık!

Not: Bir öğretmen olarak sosyal medyada başlatılan karne görüşü kampanyasına ben de destek olarak karnelere “İyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil de iyi bir insan olmaya çalışın.” cümlesini yazacağım.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar