Ordu
DOLAR18.6363
EURO19.3301
ALTIN1049.2
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

reader

İpin ucu kaçtı…

Halkın rehavetinden, umursamazlığından ötürü koronada çember giderek daralıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, günlük hasta sayısı 3 bine, yaşamını yitirenlerin sayısı ise 100’e yaklaştı. Ne var ki,  belediyeler ile Türk Tabipleri Birliği (TTB)  günlük hasta ve ölü sayısının çok daha fazla olduğunu belirtiyor.

Bakanlığın ölü sayısını 92 olarak açıkladığı gün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  164 kişinin virüsten yaşamını yitirdiğini duyurdu. Bakanlık ile belediye rakamları arasında bu denli farkın bulunması korkunç. Sivil toplum örgütlerinin dile getirdiği gibi bakanlık neden gerçek sayıları açıklamaktan kaçınıyor.

Ülke genelindeki vakaların yüzde 40’ının yaşandığı megakent İstanbul’da tam bir başıbozukluk egemen. Halk, önlemlere duyarsız, sokak ve caddelerde maskesiz iç içe gezmeler, zenginlerin köşk ve gemilerde parti düzenlemeleri. Sorumsuzluk almış başını gidiyor. Olan önlemleri aksaksız yerine getiren  vatandaşa oluyor. Onlar da ölümcül virüsün pençesi altına giriyor.

Salt İstanbul değil, Anadolu’nun birçok yerinde aynı görüntüler ve kuralsızlık var. Soğuk kış günlerinin yaklaştığı şu günlerde deyim yerindeyse ipin ucu tamamen kaçmış durumda. Son bir ayda ölüm oranlarında yüzde 55, ağır hasta sayısında yüzde 50 artış var. Toplum sanki sürü bağışıklığına bırakılmış gibi.  

Almanya’da yaşayan bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ile eşi Prof. Dr. Özlem Türeci’nin koronaya karşı yüzde 90 başarı sağladığı kanıtlanan aşıyı geliştirmeleri halkı, “aşı bulundu, her şey bitti” anlayışına itti. Oysa, aşı konusunda alınacak daha hayli yol var. Hem aşının Türkiye’ye getirilmesi, eksi 70 derecede saklanması konusunda çalışmalar sürüyor. O nedenle, yüzümüzü ağartan iki Türk bilim insanının bulduğu aşı ülkeye gelmeden rehavete kapılmak, gevşemek son derece yanlış.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşının öncelikle Türkiye’ye gönderilmesi için Şahin ve Türeci ile yaptığı görüşmenin olumlu sonuçlanması sevindirici. Her iki bilim insanının aşıda Türkiye’ye öncelik vereceğine ilişkin açıklamaları, doğdukları ülkeyi unutmadığını gösteriyor. Dünya medyasının övgülerle manşete çektiği bu değerli iki bilim insanıyla ne kadar gururlansak az.  Çünkü, onlar dünyanın başına bela olan illet hastalığa karşı utku kazandı, insanlığa umut oldu.

İpin ucunu kaçırdığımız koronaya karşı daha katı uygulamaların hayata geçirilmesinin zorunluluğunu ortaya koyuyor son günlerdeki artışlar. Sadece 65 yaş ve üzerine kısıtlamalarla belanın defedilmeyeceği aşikar. Hele kontrolün iyice yitirildiği İstanbul’da. Sanki yaygınlığın tek nedeni 65 yaş üzerindekiler.   

Bilim insanları, kırımızı alarmın verildiği İstanbul’da “ En az 15 gün sokağa çıkma yasağının” getirilmesinin şart olduğunu bildiriyor. Hatta, bu süre daha fazla ve ülke genelinde uygulanmalı. Çünkü, korona kontrolden çıktı, önü almaz şekilde giderek yayılıyor. Aşı gelene dek katı ve acımasız önlemlerin hayata geçirilmesini her akşam açıklanan ürkütücü tablo ortaya koyuyor.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar