Ordu
DOLAR9.5197
EURO11.0596
ALTIN548.63
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

İpin ucu kaçtı…

Vaka, hasta ve ölüm sayılarındaki rekor artış durdurulamıyor.

Günlük 50 bine yaklaşan vaka, 2 bini aşkın hasta ve 200’den fazla ölüm sayıları ile Türkiye artık salgının merkezi haline geldi. Geçen yıl bu zamanlar Avrupa ülkelerinin içinde bulunduğu kaygılandıran konuma ne yazık ki ülkemiz yerleşti. İyiden iyiye ipin ucu kaçtı.  

Samsun ve İstanbul’un başını çektiği vaka sayılarında ülkenin dört bir yanı kırmızıya boyandı. Türkiye  önlenemeyen yükselişlerle  Fransa’nın ardından Avrupa’da ikinci, Hindistan ve Fransa’dan sonra dünyada üçüncü sırada yer alıyor.

Aşılamanın düşük kalması, halkın her gün yükselen ölüm sayılarına karşın süren duyarsızlığı ve kurallara uymaması, kalabalık ortamlarda bulunma, hafta sonu kısıtlamalarının yeterli olmaması korkutucu tablonun temel nedenleri. Ölümcül illet artık gençleri vurmaya başladı. Hastanelerin acil servislerine başvuranlardan çoğunluğunu genç bireyler oluşturmaya başladı. Gençlerdeki yaygınlık yaşlarından ötürü aşı sıralarının gelmemesi, tehlikeli ortama rağmen rahat ve gevşek davranmalarından kaynaklanıyor. Özel sağlık kuruluşları dahil yoğun bakım servislerinin dolma aşamasına geldiğini, artık hasta kabul edemeyeceklerini hekimler üzerine basarak açıklıyor, halkı duyarlı ve özenli davranmaya çağırıyor.

Kısıtlamadan ötürü evlerine hapsolan ileri yaştaki yurttaşlara aşılamada öncelik tanındığından kasırgaya dönüşen üçüncü dalgadan bu grup fazla etkilenmiyor. Aşıların aşamalı olarak ülkeye geç gelmesinden dolayı alt gruptaki insanları kolaylıkla avucunun içine alabiliyor lanet virüs.  Sıraları gelmediği için öğretmenler başta olmak kamu çalışanlarının tümü aşı olamadı. Oysa öğretmen ve vatandaşla doğrudan muhatap olan memur ve işçiye öncelik tanınabilirdi. Nedense gerçekleşmedi.

Çin üretimi Sinovac aşısının yanı sıra Almanya’da Türk bilim insanları Prof. Dr. Özlem Şahin ile Özlem Türeci’nin ürettiği Biontech Pfizer aşısı da geldi. Geçen haftadan bu yana  tercihi doğrultundan yurttaşa bu aşı da yapılıyor.  Korkutucu tablo ortada iken kamuoyunda “Hangisi iyi ve yararlı” diye tartışmalar yapılıyor. Hekimler, her iki aşının da  virüse karşı etkili olduğunu bildirdi. Boş tartışmalar yerine hangisine  ulaşılıyorsa o yaptırılmalı. Sonuçta hastalığı yenmenin birinci yolu aşı olmak. Ardından kurallara aksaksız uymak ve sorumsuz davranmamak

Durdurulamayan vaka, hasta ve ölüm sayılarının yükselmesi durumunda  tam kapanmanın tek çözüm olacağını vurguluyor bilim insanları. “Yaygın test- hızlı aşılama, Esnaf ve çalışanlara ekonomik-sosyal destekli kapanma, Aşamalı-kontrollü açılma, Sistematik filyasyon, Yeniden sosyalizasyon, Acil kamulaştırma, Etkili izolasyon ve Şeffaf yönetimin” salgınla savaşımda olmazsa olmazları olarak açıkladı İstanbul Tabip Odası. Bu kararları hayata geçirmek hiç de zor değil.

Çağın vebasını defetmede birincil görev yurttaşa düşüyor. Unutulmasın ki, herkesin hekimi öncelikle kendisidir.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar