Ordu
DOLAR9.8193
EURO11.4686
ALTIN566.07
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

İşin şakası yok…

Korkulan gerçekleşti, korona virüsten bir kişi yaşamını yitirdi. Vaka sayısı da artıyor.

Dünyanın başına bela olan ölümcül virüs erken önlemlere rağmen Türkiye’de de iyiden iyiye etkisini hissettirmeye başladı. Yurt dışından ve umreden gelenlerle birlikte hastalığın ciddiyeti kendini gösterdi. Karantina altına alınmamak için kaçanlar, yakalananlar var. Bu insanlar kendi sağlıklarını düşünmüyorsa, toplumu nasıl bir tehlikeye atacağını da mı öngöremiyorlar?  Hoş, bunu hesaplasalar zaten kaçmazlar.

Sağlık Bakanlığı ile Bilim Kurulu’nun aldığı önlemlere ve kurallara hala uymayanlar var. Tehlikenin ne denli büyük olduğunun farkında değiller. Televizyonlarda izliyoruz, “Yaylalar yüksek virüs uğramaz”, “Biz Adanalıyız bize bir şey olmaz” gibi son derece ciddiyetten uzak açıklama yapanlar bile var.

İtalya’da salgının nasıl başladığını, insanları kısa sürede nasıl öldüğünü bilmiyor bu aymazlar. Ya, okullara ara verilmesini tatil olarak algılayıp sahillerle akın eden eğitimlilere ne demeli? Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu üyeleri sürekli, “Zorunlu kalmadıkça sokağa çıkmayın, yakın temastan kaçının” diye uyarıyor. Toplumun çoğunluğu kurallara uymaya çalışıyor, ancak hala virüsün ölümcül ve tehlikeli olduğunu anlamayanlar var. Onların vurdumduymaz tavırları yakın temasta bulunduğu kişileri, dolaylı olarak toplumu enfekte edecek.

Sinema, tiyatro, eğlence yerleri, kahvehane ve benzer işyerlerinin kapatılması son derece yerinde. Ne var ki, mahalle aralarında yasağı göz ardı edip çay ocaklarını açanlar var. Bu sorumsuz kişilere denetimler sıklaştırılmalı, gerekirse ağır para ve hapis cezaları verilmeli. Alışveriş Merkezlerinin (AVM) açık olması çalışan ve ziyaretçiler için sakıncalı. Hem “yakın temastan kaçının, kalabalıktan uzak durun” diye uyarıda bulunacaksınız hem de buraları açık tutacaksınız. Çelişkili durum.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) açıkladığı üzere korona virüsün merkezi artık Çin değil, Avrupa. İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere ve diğerleri çağın vebasından en çok etkilenen, en çok can kaybı yaşanan, en çok hasta sayısına sahip Avrupa ülkeleri.  İtalya ve Fransa, virüsün Çin’den yayılmaya başladığı anlardaki vurdumduymaz ve sorumsuz tavırlarının bedelini şimdi çok ağır ödüyor. Olan halkına oluyor. İnternette dolanan paylaşımlar İtalya ve Fransa’daki ürpertici durumu gözler önüne seriyor. Umut kesilen yaşlı hastaların tedavisinin sonlandırıldığı bile bildiriliyor. Her iki ülkeden alınacak çok önemli ders var Bu duruma düşmemek için herkes sorumluluğunu yerine getirmekten başka çözüm yok.

 Bu işin şakasının olmadığını, hastalığın ciddiye alınması gerektiğini herkes iyice algılamalı. Çünkü ülkemizde de ölüm başladı, hasta sayısı giderek yükseliyor. Erken önlem ve uyarılar Türkiye’yi bir ölçüde korudu.  Bundan sonra yapılacak olan,  “Bana bir şey olmaz” gibi sorumsuz ve şımarık tavırlarla kurallara uymayan, halkın sağlığını tehlikeye atan kişilere kesinlikle ödün verilmemesi. Gerekirse kolluk kuvvetlerine ulaşılarak olası tehlikenin önüne geçilmeli.

Eğer, açıklanan kurallara aksaksız uyulur, kişisel temizliğe önem verilir, kalabalıktan kaçınılır, yakın temastan uzak kalınırsa hastalığın yayılması engellenir, daha ağır yaptırımlar gündeme gelmez. Tehlike son derece büyük ve ölümcül.  Duyurulan kararları hayata geçiren Türkiye belanın üstesinden kısa sürede kenetlenerek gelecektir. Türkiye’nin bu kabustan el birliği ile çıkacağına inanıyoruz. Yeter ki, kurallara uyun, temizliği ıskalamayın.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar