Ordu
DOLAR9.6153
EURO11.2377
ALTIN554.27
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

İşportacılar paraya para demiyor

Seyyar satıcı istilasına uğrayan Ordu'da, deve kamburu caddeler ve yılankavi sokak aralarında gördüğümüz, yaşadığımız 'seyyar ekonomi' çarpık kentleşme sürecinde hiçbir mali ve sosyal güvenlik yasalarına tabi olmayan bir geçinme aracıdır. Kullanım hakkı tamamen yayalara ait olan kaldırımların duyarsız şahıslar tarafından işgal edilmesine kimse dur demiyor! Elbette kimsenin 'ekmek kavgasına' saygısızlık edecek değiliz. Gayemiz bu değil. Fakat şehir, estetik açıdan çirkin bir görüntüyle kucaklaşıyor. Ayrıca ekonomik zorluklara rağmen ticari hayatlarını sürdüren esnafın da büyük tepkisini çekiyor. Haksız rekabetten kaynaklanan alışverişlerin azlığından dolayı ödemelerini geciktiren esnafın elini kolu bağlı. Esnafa ceza, işportacıya mükâfat mı? Sadece engelli kardeşlerimizin hayatlarını ve geçimlerini kolaylaştırmak için belirli yerlerde tezgâh açmalarına müsaade edilmelidir.

 

Ticaretin 'can damarı' konumundaki Köprübaşı, Tahıl Pazarı, Stadyum, Otogar gibi yürüme alanının dar olduğu yerlerde işporta tezgâhlarına iyiden iyiye aşina olduk. Bilhassa seyyar satıcıya adeta 'ikram edilen' Köprübaşı meydanı 'sirk çadırına' döndü. Burası neyin nereye konulduğu belirsiz bir tavan arası gibi karmaşık ve dağınık... İnsan Afrika sokaklarında yürüyor hissine kapılıyor burada. Yere dökülmüş kahve birikintisine düşüp boğulmak gibi orası!

 

Bazı kaldırımlar yayalar hariç herkesin! İzinsiz ve usulsüz, neredeyse yayaların geçemeyeceği şekilde işgal edilmesi vatandaşları canından bezdiriyor. Bir kişi çıkıp da; Ordu caddeleri modern ve standartlara uygundur, en ufak bir engel yoktur diyebilir mi? Düzgün, temiz bir şehir hayatı başıboşluğu affetmez. Yaya haklarını ihlal eden, geçişi zorlaştıran işportacı istilasına son vermek amacıyla ilgili resmi kurumların zerre kadar tedbiri yok. Acaba bu durumdan rahatsız olan bir tek ben miyim? Önlem alınmadığı takdirde pek yakında kaldırımları 'incelten' işportacılar ile zabıta ekipleri arasında arbedeler sıradanlaşabilir.

           

Valilik ve Belediyeler bu soruna 'sulh' yoluyla formül bulmalıdır. Bu 'sektörü' ortadan kaldırmak, cebri uygulamalarla mümkün görülmemektedir. İşporta varsa, turizm yoktur. Turizm varsa işporta yoktur. Kent turizmi hakkında ilk sinyali işporta tezgâhları veriyor zaten! İşportacının cirit attığı, lokanta masa ve sandalyelerinin sokaklara dolup taştığı yerde 'Büyük' Şehir Dede Korkut masalıdır. O yerin hayali Paris, hayatı Bangladeş'tir!

 

Söyleyeceklerim bu kadar...

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar