Ordu
DOLAR18.5853
EURO18.414
ALTIN1019.3
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

İSRAF ZİNCİRLERİNİ KIR!

Türkiye’deki tüketim çılgınlığının ana sebebi “şükürsüzlük” faktörüdür. Her gün binlerce yeni ürünün piyasaya sürülmesi toplumu acımasız bir tüketim yarışının ‘kuyusuna’ sürükledi. Sürekli alıyoruz ama hala mutlu değiliz. Çünkü fazla eşyaya sahip olunca sahip olduklarımızın farkındalığını kaybediyoruz. ‘Ne kadar çok şeye sahip olursak, o kadar çok mutlu oluruz’ fikri bizi zamanla mutsuzluğa sevk ediyor.

Ne yazık ki, bazıları yeni çıkan bir elektronik ürün veya cep telefonu kapabilmek için sabahın erken saatlerinde kuyruğa giriyor. Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor dünya tarihinin en kanlı savaşlarından olan Çanakkale’de her çeşit yokluk ve yoksulluğa rağmen paha biçilmez zafer kazanan kahraman askerlerin torunları böyle mi olmalıydı? Hani nerede şükür ve sabır?O sırada bekleyenlerin çoğu “ben varım” demek, etrafına sergilemek veya içinde bulunduğu boşluğu savurabilmek için mobil telefon satın almaktadır.

Yerkürenin ilk çağlarında ‘toplayıcı toplum’ tipi vardı, insanlar tabiatta ne bulduysa tükettiler. Asırlar devrildikçe tüketim modeli de değişti. Üretimde buhar gücünün kullanımı ile başlayan sanayi devrimi seri üretimi geliştirdi. Teknolojik kazanımlar nihayetinde milletler arz ve talep denklemi üzerine kurulan kapitalizm kavramıyla tanıştı. Temel mantık hep üretilen mala talep oluşturmak ve talebi kitle iletişim araçları kanalıyla geniş coğrafi sahalara yaymak oldu..

Kimsenin işi hala ciddiye aldığı yok. Halbuki vahşi kapitalizm bireyleri tüketim kölesi yaptı. Elimizin altındakilerin kıymetini bilmiyoruz. Tıraş olurken ya da banyo küvetini doldurup keyif çatarken, Afrika kıtasında her 60 saniyede 18 masum çocuğun susuzluktan öldüğü aklınıza hiç geliyor mu? Ülkesinin büyük kesiminde elektrik bulunmayan mavi gezegenin en fakirlerinden Gine’nin başkenti Conakry havalimanının sokak lambaları altında öğrenciler sınavlara hazırlanmaktadır. Tüketimi çılgınlık derecesinde yaşayanlar günün birinde gıda kıtlığının çok canlar yakabileceğini hesap ediyorlar mı? Tüketirken aslında tükendiğimizin farkında mıyız? Çoğa sahip olmanın meziyet olmadığı, azla yetinmenin erdem olduğu hatırlanmalı değil mi? Küresel sömürü sisteminin kredi kartı esaret zincirini boynuna geçirdiği ‘kurbanlar’ kontrolü çoktan kaybetti bile. Kullan-at ekseninde hayatları dönen bu insanların hürriyetleri ellerinden alınmış ve mutluluğu çalınmıştır! Bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz müddetçe sürecektir. İçinizde derin kratere dönüşen boşluğu fark edip derhal harekete geçmelisiniz. Mesela bu yazıyı okuduktan sonra şuurlu bir tüketici olma yolunda ilk adımı atın. Harcamalarınızı sorgulayın ve tüketim alışkanlıklarınızı değiştirin.

*

Nasihat dinlemeyi bilenlere!

 



 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar