Ordu
DOLAR18.6168
EURO19.2874
ALTIN1042.3
H. Naim GÜNEY

H. Naim GÜNEY

Mail: [email protected]

reader

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİNİ KAZANAN DİKRAN TORAMAN, BAKIRCI OLMAKTAN KURTULMUŞTU

1952 yılında Ordu ahalisinin dualarıyla ve çevresinin maddi ve manevi yardımlarıyla İstanbul’a Üniversite okumaya giden Dikran Toraman 1957 senesinde Tıp fakültesini de aksatmadan başarıyla bitirmiş ve hiç ara vermeden aynı yerde Dâhiliye Uzmanı olmak için de ihtisasına başlamıştır. Bir taraftan abisi ile birlikte İstanbul’da yaşadıkları evi çekip çevirip abisine destek veren Ardem Hanım da Tıp Fakültesi Eczacılık Okulu’nu 1962 senesinde bitirir. Dikran Bey de o sırada ihtisas yapmaktadır. Kadıköy Merkez Eczanesi, Osmanbey’deki bir eczane ve askeri hastane Ardem Hanım’ın staj yaptığı kurumlar olarak, mesleki görgüsüne büyük katkılar yapar. İki kardeşin meslek seçimlerinde aile büyükleri arasında bulunan Doktor ve Eczacıların kuşkusuz önemli bir rolü olmuştur.  

Unutmadıkları üniversite anıları deyince her iki kardeş ağız birliği etmişçesine, Alman hocalarından şöyle söz ederlerdi: “İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler rejiminin gadrine uğramamak için Türkiye’ye gelen bu değerli bilim insanlarının, bizim üniversitelerimize olan katkıları herkesçe malûmdur. Ama “onların” disiplin anlayışlarını, eğitim yöntemlerini, bilimsel titizliklerini bir de öğrencilerinden dinlemek bizlere ayrı bir derinlik kazandırdı.”

Eczacı Ardem Hanım, hocası Prof. Dr. Hayriye Amal’ı ise asla unutamıyordu. Onun için “ Hayriye Hoca, tam bir Cumhuriyet kadınıydı. Hangi öğrencinin dersi iyi dinlediğini ve konu ile ne kadar ilgilendiğini, kimlerin amfide bulunduğunu anlayan bir hoca idi.   Hayriye Hoca, çok titiz, disiplinli, çalışmayı araştırmayı çok seven ve bu konuda birlikte çalışan elemanlarına gerek çalışmalarında gerekse bunlarla ilgili diğer konularda tam destek verirdi.  Hayriye hoca, aynı zamanda hepimizin özel yaşamımızda karşılaştığımız tüm zorluklarda bizlere moral vermiş, üzüntülü ve sorunlu günlerimizde sıkıntımızı bizlerle paylaşmıştır.” Diyordu.

 Ardem Hanım, Hayriye hoca için şöyle devam ediyor. Hayriye Hoca, her sabah tahtaya ‘ilaç=zehir’ yazarmış ve bu yazının silinmesini istemezmiş. Mesleki sorumluluk, mesleki titizlik duygusu başka hangi yöntemle bu kadar etkin ve güzel anlatılabilir? ‘Cahil olan atak olur’ Hayriye Hoca’nın dilinden düşürmediği bir başka özdeyişmiş. Hayriye Hoca, genç eczacı adaylarına insan sağlığına karşı olan sorumluluklarını, bilimsel titizliğin önemini, doktorlarla birlikte bir çalışma gereğini böyle aktarmaya çalışırmış. Bu ilkeleri ve öğütleri, Eczacı Ardem Hanım’ın 50 yılı aşkın zamandır unutmadığı, dilinden düşürmediği ve hep büyük bir titizlikle mesleki yaşamına uyguladığı düşünülürse, Hayriye Hoca’nın amacına ulaştığı söylenebilir.

Doktor Dikran Toraman, hayattayken yeni nesle karşı haklı olarak biraz kırgındı, o yüzden onlara sitem ederdi. “Gençler dinlemeye açık değil, oysa insanın bilgisini başkasına aktarması kadar güzel bir şey var mı? Biz büyüklerimizin tecrübelerinden öğrenmeye büyük önem verirdik” diye söylemişti. İki kardeş sağlıklarında çevredeki dostlarına “Paranın ve maddiyatın her şey gibi bu iki kutsal mesleğe de hâkim hale gelmesinden” duydukları rahatsızlığı her vesileyle ifade de ediyorlardı.

 

 

DOKTOR DİKRAN VE ECZACI ARDEM TORAMAN MEMLEKETLERİ ORDUDA ŞİFA DAĞITIYORLARDI

Eczacı Ardem Toraman ve Doktor ağabeyi Dikran Toraman, Sırrı Paşa Caddesindeki İtimat Eczanelerinde 1964 yılından 2022 yılında Ekim ayı sonunda vefat edene kadar Ordu’ya hizmet vermeye devam ettiler. Ordu’nun nüfusunun onbin olduğu zamanda İtimat Eczanesini beşinci eczane olarak açan Ardem Hanımı ve Doktor Dikran Toraman’ı daima aramızda görmeye, selam verip, hal hatır sormaya alışmıştık. Onlar her dini bayram sabahı bizzat tek tek dostlarına telefon açarak kutlama nezaketi gösterecek kadar hoşgörü ve erdem sahibi insanlardı.

Dâhiliye Uzmanı Dr. Dikran Toraman, genç ve dinç olduğu yıllarda bütün şehrin sevgisini kazanmış, merhameti bol olan iyi bir insan ve bir hekim olarak hatırlayacağız. Ordu’ya doğduğu topraklara son derece bağlı olan Doktor Dikran fakir zengin ayırt etmeden, köy kasaba demeden evlere kadar kah yayan, kah atla, kah ciple yatan hastaların ayağına kadar gitmesi ve çoğu hastasından para dahi almaması gibi üstün insanı özellikleri ile meşhurdu. Orduspor’da da spor hekimi olarak da uzun yıllar ücret almadan çok faydalı hizmetler veren Doktor Dikran Toraman ve kız kardeşi Eczacı Ardem Toraman  hafızalar kadar gönüllerimizde de yer tutmuş bir marka olarak kalmaya devam edeceklerdir.

Doktor Dikran ve Ardem Toraman henüz hayattayken onlarla ilgili olarak Lale Celepoğlu, 8.2.2017 tarihinde özetle şu anekdotu paylaşmıştı: "...Biz küçükken boğazımız ağrıdığında ateşlendiğimizde annem bizi hep ona gösterirdi. Çünkü o bizim Dikran Amca mahallemizin doktoruydu. Çocukluğumun geçtiği küçük Ordu şehrindeki eski günleri birden hatırladım. Çelimsiz vücudumla ateşler içerisinde yattığım yatağımdan gözlerimi belli belirsiz açabildiğimde, Dâhiliye Uzmanı olan Doktor Dikran Toraman gözlüklerinin ardından sevecenlikle gülümseyen o gözleri, alnımdaki o sıcak, şefkatli eli unutmak mümkün müydü, bütün şehrin sevgilisi Doktor Dikran Amca´yı? Doktor Dikran Toraman altmış yıla yaklaşan meslek yaşamında halen Ordulu çocukların Doktor amcası, Orduluların Doktor Beyi, Abisidir. Doktor Dikran Toraman da meslek yaşamında binlerce Orduluya şifa dağıtmıştır. Yıllardır Ordu’lular ile Toraman ailesinin aralarındaki sevgiye, saygıya dayanan bu muhabbet halen gönülleri ısıtmaya devam ediyor. “

Onlar aramızdan ayrılsalar da asla onları unutmamalı, daima hayırla yad etmeye devam etmeli, onları en iyi şekilde bazı sağlık tesis ve ünitelerde, şehrin mühim caddelerinde adlarını yaşatmalıyız. Birer gün arayla peşpeşe vefat eden sevgili Dikran ve Ardem Toraman kardeşlere bu vesileyle tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Toprakları bol, ruhları şad olsun. Daima ışıklarda uyusunlar…  

 

 

 

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar