Ordu
DOLAR9.6115
EURO11.1844
ALTIN555.22
Sümer Alkan

Sümer Alkan

Mail: [email protected]

KADINA VE ÇOCUĞA ŞİDDET ÜZERİNE ANILARIM

Çocuğa Şiddet

Şiddet olaylarının çok konuşulduğu bu günlerde, yine şiddetle ilgili bir anımı paylaşmak istedim.

Çocuklarım küçükken Çorumlu bir komşumuz vardı. İki çocukları vardı, sessiz, mütevazi ve düzgün görünüşlü bir aile idi. Evin hanımı ile ben çok iyi anlaşıyordum.  Eşi de çok sakin görünüşlü, saygılı bir insandı.

Bir gün sabah saat 8 sıralarında çocukların pijamalarını çıkarıp kıyafetlerini giydiriyorum. Hava da sıcak olduğu için pencereleri açtım. Komşunun bağırma sesleri geliyordu. Komşumuzun iki kızlarından büyüğü 5. sınıfta, küçüğü 3. sınıfta okuyordu. Kızların ikisi de çok sevimli, güler yüzlü ve sempatiktiler.

Bağırma sesleri gelince evlerimiz çok yakın olduğu için sesler evin içinde gibi geliyordu. Pencereleri hemen kapattım. Fakat bağırmalar yine duyuluyordu. Baba, sinirli sinirli bağırırken küçük çocuğa vurmaya başladı. Artık dayak sesi geliyor, kızın çığlıkları duyuluyor; "Babacığım ayaklarını öpeyim, vurma ne olursun" diyordu. Duyduklarıma inanamadım. O sakin adam, kızını dövüyordu.

Üzüntüden tansiyonum yükseldi. Eşime "İsmet, ben gidip müdahale edeceğim" dedim. İsmet, beni göndermedi. "Başkasının evine karışma!" dedi. Aradan zaman geçti ve ortalık sakinledi. Çocuklar oynamaya gittiler. Onların arkalarından bakarken komşumu gördüm. " ........ Hanım, neydi bugün sizin derdiniz? o küçük çocuk ne suç işledi? de bağırta bağırta dövdü eşin?” diye sordum. "Ben kurtarmaya gelecektim, İsmet göndermedi" dedim. Çocuk, çarşıya ekmek almaya gitmiş, parayı düşürmüş. Nerede düşürdüğünü bilemiyor. Suçu buymuş! Kadıncağız hüngür hüngür ağlayarak anlattı. O kadar üzüldüm ki hala çocuğun "vurma babacığım" diye yalvarmasını, çığlıklarını unutamıyorum.

Çocuklara şiddet...!

Bu kadar düzgün görünüşlü bir ailede yaşananlar beni şok etmişti. Daha sonra kadınla konuşurken, kocasının sinir hastası olduğunu, evdeki bıçakları sakladığını, sinirlenince ne yapacağının belli olmadığını, onun için kocasını sinirlendirmemeye çalıştıklarını anlattı. Dehşet içinde dinledim. Demek ki insanlar göründükleri gibi değiller. Her ailede ayrı bir hikaye oluyor.

Yine aynı gün başka bir komşumuz çarşıdan geliyormuş bizim evin yanından geçerken sesleri duymuş. Çocuğun dayak yediğini anlamış ama müdahale etmemiş. Bizim evin yukarısında küçük bir ev vardı. Orada bir memur oturuyordu. Bizim o yaşlı komşu bakmış oradan da bir dayak sesi geliyor. Memur, hanımını dövüyormuş. Komşumuz kapıya dayanmış; "Ne oldu bu mahalleye? aşağıda biri kızını, burada sen hanımını dövüyorsun. Ne suç işledi?" demiş. Memur, karısını dövmeyi bırakıp "ne karışıyorsun sen benim işime? yoluna git" demiş.  Sonradan bize anlattı o yaşlı komşu. Dinleyip üzülmekten başka ne gelir ki elden.

İşte yurdumdan insan manzaraları.

Diyorum ki; insanlar evlenirken psikolojik testten mi geçirilseler? Testi geçemeyenler, tedavi mi görseler? Acaba o zaman şiddet azalır mı? Aslında çözüm genel olarak eğitimde. Rahmetli, Prof. Dr. Türkan SAYLAN’ın üzerinde titizlikle durduğu kız çocuklarımızın eğitimiyle başlanmalı işe. Kız çocukları sağlıklı ve bilinçli büyürse toplumu değiştirir, geleceğin anneleri olarak sağlıklı bireyler yetiştirirler.  Sanırım toplum da böyle değişir, ne dersiniz?

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar