Ordu
DOLAR12.6197
EURO14.2681
ALTIN729.02
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

KAFES    

        Dünya Ticaret Örgütü’nün açıkladığı 196 sayfalık raporda, Türkiye ithalat liginde 22’nci, ihracatta 32'nci basamakta yer alıyor. Bu derecelendirme ‘kişi başına milli gelir’ rakamlarına göre hesaplanmış. Küresel güçlerin piyasa 'sopasını' göstererek Ortadoğu'daki yeni oyun planında ülkeleri hizaya sokmaya çalıştığı dönemde, Anadolu’daki yeni girişimcilik ruhu ve ihracattaki tempo Türkiye borsalarındaki türbülansı sonlandırabilir.

         Geçmişte anlamsız koalisyonlar, devalüasyonlar, erken seçimler, darbeler, yanlış dış politikalarla boşa ömür tüketen ülkemiz maalesef dünyadaki gelişmeleri ıskaladı. Düşük döviz kuru, faiz politikası, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabet gücü azalınca, haklı                    olarak tarım, turizm, inşaat gibi büyük ölçekli sektörler feryat etti. Ancak, bunlar o dönemin yaşanan acı gerçekleriydi. Bu karabasan ortamından adım adım kurtulan Türkiye, IMF denilen tefeciden sonra daha rahat solumaya başladı ve gelişti. Mevcut iktidarla birlikte yapısal reformlara önem verilmiş, özelleştirme süreci hızlandırılmış, mali piyasalardan başlamak üzere sağlık, sosyal güvenlik, milli savunma, enerji ve iletişim sektörlerinde önemli reformlar kaydedilmiştir.                                      

          2023 yılında dünya ticaretinden yüzde 2 pay almayı hedefleyen Türkiye, küresel ekonomideki zorluklara rağmen, tahminlerin ötesinde sakin bir performans sergiliyor. Büyüme hızı hissedilir ölçüde düşen dünya ticaretinde Türkiye'nin payı ihracat teşviklerini artırarak gerçekleşebilir. Özellikle küresel pazarlardaki fırsatları iş hacimlerine dönüştürmek isteyen KOBİ'lerin önlerindeki bürokratik engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması lazım. Ekonomik tetikçi ve faiz lobilerinin hedefindeki Türkiye'nin önümüzdeki yakın süreçte dünya ekonomi liginde üst sıralarda yer alması için yapması gereken sert hamleler şunlar;

          1- Bürokratik önlemleri azaltarak ihracata yönelik özendirme tedbirlerini devreye sokmak marifetiyle cari açığı düzeltmek.

          2- Yabancı sermaye girişimini kolaylaştıracak güvenli adımlara yoğunlaşmak.

          3- İyi bir planlama ve ulaşılabilir hedefler oluşturarak ülkeler arası rekabette avantajlı duruma geçebilmenin anahtarı olan enerji ve madenciliğe dönük faaliyetlere yönelmek.

          4- Kamu kaynaklarını etkin kullanabilecek yüksek liyakat, ehliyet ve ahlak sahibi bir ekonomi yönetimi, küresel rekabete göre şekillenmiş bir sanayi ve tarım altyapısı oluşturmalı.    

          5- Devlette tasarruf tedbirlerini irdeleyecek, yaptırım ve uygulama yetkisi geniş 'İsraf Bakanlığı' kurulması kamu harcamalarının seyrini değiştirebilir.

          Vahşi Batı'nın ekonomik kafese girmeye zorladığı Türkiye’nin önünde sayısız fırsat penceresi var. Türk Lirasıyla alışveriş 'rüya' değil. Dünya ticareti Doğu'ya kaydı, para birimi Batı merkezli olamaz. Dolar kullanmadan ticaret yapabilen Çin, Rusya ve Hindistan başarılı örneklerdir. Türkiye’nin ağır basan diğer kazançları tedirgin Arap sermayesidir. Hoşaf tasındaki kuru üzüm gibi duran Körfez ülkelerindeki gerilime paralel korku endeksleri riskli varlıklarda artan satış baskısıyla yatırımcıları “güvenli limanlara” kaçışa zorlamaktadır. Üzerine konan bu talih kuşunu avucu içine alabilen Türkiye, dünyanın geri kalanından korkmayan süper bir güce dönüşebilir. Diyorum ya; kafesin anahtarı, kafesin içerisinde...

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar