Ordu
DOLAR9.4921
EURO11.0501
ALTIN546.94
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Kağıttan Hayatlar...

Aceleye getirilse de kuşkusuz iyi niyetli yapım olarak öne çıkıyor “Kağıttan Hayatlar”.

Can Ulkay’ın yönettiği Çağdaş Ulusoy’un başrolünü oynadığı film, her gün sokakta gördüğümüz kağıt toplayıcılarının ekmek parası peşinde saatlerce koşuşturmalarını, her biri dört yana savrulmuş çileli gariban insanların acılarını, sevinçlerini, çocukluklarında yaşadığı aile içi baskıları gözler önüne seriyor.

Dijital platformda izleyici ile buluşan “Kağıttan Hayatlar” da kağıt toplama çuvalında bulduğu Ali’yi ailesine kavuşturmayı amaçlayan Mehmet ile onun gibi kağıt toplayan emekçilerin serüvenine tanık oluyor izleyici. Aslında düşünde canlandırdığı Ali ile çocukluğundaki  baba şiddetini sayrılarla yaşıyor Mehmet. O denli derin  travma ki, sürekli anımsıyor, belleğinden bir türlü atamıyor. Mehmet gibi yüz binlerce kişi var küçüklüğünde aile şiddetine, tacizine uğrayan.          

 Gişe canavarı “Türk İşi Dondurma”, “Ayla”, “Müslüm”, “Sarıkamış Çocukları” gibi yapımlara imza atan yönetmen Can Ulkay, yaşamın ayrılmaz parçası olan kağıt emekçilerinin yaşadıklarını daha derli toplu anlatabilirdi. Sanki bunda Ercan Mehmet Erdem’in yazdığı  senaryo etkili olmuş. Oysa Can Ulkay,  Türk sinemasında yer edinen  “Ayla” ve “Müslüm”  filmlerini kotararak övgüler almıştı.  

Filmin en dikkat çekici yanı görüntü yönetmeni Serkan Güler’in vizöründen görkemli İstanbul sokaklarını keyifle izlemek.

Her şeye karşın toplumun bir parçası olan gariban kağıt emekçilerinin  yaşamlarını anlatmasından ötürü izlenmeyi hak ediyor iyi niyetli  “Kağıttan Hayatlar”. Mehmet  karakterini canlandıran Çağatay Ulusoy, Ali’yi oynayan Emir Ali Doğrul ve Ersin Arıcı üstlendikleri rollerde sırıtmıyor. Yanı sıra Turgay Tanülkü, Selen Öztürk ile Tomris Çetinel gibi deneyimli isimler filme katkı sağlıyor.         

 Sayıları milyona yaklaşan “Ekmeğini kağıttan çıkaran” emekçilerin sosyal güvenceden yoksun çalışmaları ortada duran bir sorun olarak göze batıyor.  Salgın döneminde mesleklerinden ötürü en riskli grup arasında yer alan kağıt toplayıcılarına yönelik yasal düzenleme yok.

İnsanların çöp kutularına dokunmaya bile tahammül edemediği salgın günlerinde onların durumu daha da zorlaşıyor. Yaptıkları işten dolayı  en riskli grupların başında geliyor kağıt emekçileri. Toplumun, insanların kendilerine aşağılayıcı tutum takınmasına, horlanmalarına içerleniyorlar. Bu çirkin tavırlar salgın döneminde daha da arttı. Antalya’da Suriyeli kağıt toplayıcısının başına gelen çirkin saldırı unutulmadı.  Kimi insanların, “Virüs taşıyorsunuz yaklaşmayın pislik” diye kendilerine bağırdıklarını üzülerek dile getiriyorlar.

Sağlık emekçileri, apartman görevlileri, kargo çalışanları, motokuryeler, şoför ve polis, jandarma  gibi en riskli görevi üstleniyor kağıt toplayıcılar. İşsizliğin rekora koştuğu günümüzde ekmeğinin peşinde koşan bu insanlar kendilerine yönelik  rencide edici olumsuz tavırları hak etmiyor.

Aralarında Suriyelilerin de bulunduğu milyona yaklaşan kağıt toplayıcısını başıboşluktan kurtaracak, disipline edecek, yetki belgesine kavuşturacak yasal düzenlemeye gereksinim var. Böyle bir düzenleme ile daha güvenilir çalışabilme olanaklarına kavuşacaklar.

Bu insanlar çalmıyor, çırpmıyor. Emeği ve onuru ile ekmek parasının peşinde koşuşturuyor. 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar