Ordu
DOLAR9.5126
EURO11.063
ALTIN549.46
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Kalk lan ayağa!..

Bu konuyu mutlaka işlemeliyim, diye not düşmüşüm, ama bir psikopat Ceren’in canına kastedince yazmaya fırsat bulamadım.

Belki hatırlarsınız, konu Konya'da geçiyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamasında Konya Valisi Cüneyt Orhan Toprak, ön sırada bacak bacak üstüne atarak oturan bir adamı görünce dayanamaz, “Sen öğretmen misin birader? ...Ayağını dikip valinin karşısında oturmak da ne? Öğretmen gibi otur da bir görelim,” der. Salondakiler de alkışlarla destek verir valinin uyarısına...

Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, kendisini gördüğü halde ayağa kalkmadığı gerekçesiyle, belediyede çalışan şoföre ceza verir. Şoförün cezası, tuvaletin önünde oturmak ve İpekçi yanından geçtikçe ayağa kalkıp selam vermektir...

Neyse ki görüntüler sosyal medyada yayınlanır ve İpekçi’nin hem belediye başkanlığı hem de meclis üyeliği görevine son verilir...

Bu iki olaya üst üste şahit olunca, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun 60 yıl önce ABD de yaşadığı bir anısı geldi aklıma:

Cüceloğlu, doktora yapmak için ABD’ye gider. Kendisi gibi doktora yapan Amerikalı arkadaşıyla birlikte, hocalarının odasında oturmuş kahve eşliğinde sohbet ederler. Cüceloğul koltuğunda “efendi” bir şekilde otururken, arkadaşının poposu koltukta, bacak bacak üstüne attığı iki ayağı ise sehpanın üzerindedir. Kapı açılır, hoca içeriye girer.

Cüceloğlu, saygıyla ayağa kalkıp, ceketinin düğmelerini iliklemeye çalışırken, arkadaşı kılını bile kıpırdatmaz. Nedense hoca bu duruma bozulmaz ve hiçbir şey olmamış gibi üçü sohbet etmeye başlarlar.

Şaşırıp kalır Cüceloğlu, bu nasıl bir iş, bu nasıl bir saygısızlıktır!.. Hadi arkadaşı saygısızlık etti, hoca neden bu saygısızlığa tepki göstermemiştir!.. Daha sonra anlar saygı ve sevginin şekilci davranışlarla bir alakası olmadığını...

İşte size 60 yıl önceki Amerika ile 60 yıl sonrasının Türkiye’sinden benzer örnekler...

Ne de olsa biz, otoriteye itaat kültürüyle yoğrulmuş bir toplumuz. Önce anne ve babamıza, okulda öğretmenimize, üniversitede hocalarımıza, işyerinde üstlerimize itaat ederiz. Sevmeyiz, saymayız, ama itaat ederiz. Çünkü itaat ettiklerimiz, korkup çekindiğimiz için yaptığımız davranışları, saygı ve sevgi gösterisi sanırlar.

İtaat ettikçe değersiz hisseder, değersiz hissettikçe de itaat talep ederiz. İtaat kültürünün asırlardır bize bıraktığı genetik bir mirastır bu. Bundandır askeri darbeleri alkışlamamız, bundandır güce tapmamız, bundandır güçlü olanı onaylamamız.

 

 

 

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar