Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Kapalı Avrupa kapıları…

Yeni umut hayali ile açılan sınır kapılarına koşan on binlerce sığınmacıya Avrupa kapılarını kapattı.

On yılı aşlın süre Türkiye’nin barındırdığı Suriyeli, Afgan, Pakistan ve diğer ülke sığınmacılar sanki bugünü bekliyormuş gibi kapıların açılması haberi üzerine Kapıkule ve Pazarkule’ye koştu. Ne var ki, Yunanistan ve Bulgaristan kapıları sımsıkı kapattı. Üstelik, geçmek için zorlayanlara gaz bombası yağdırıldı.

İdlib’de 36 askerin şehit olması üzerine siyasi otorite Avrupa’ya misilleme olarak sığınmacı kozunu oynadı. Aslında,  5 milyonu aşkın sığınmacıya 10 yıldır ev sahipliği yapan, tüm gereksinimlerini karşılayan  Türkiye’nin sırtına oldukça yük oldu bu insanlar. Başta Almanya olmak üzere diğer AB ülkelerinin vaat ettiği parasal yardımda bulunmamaları yükü daha da ağırlaştırdı. Resmi açıklamalara göre 40 milyar dolar harcandı sığınmacılara. Az buz para değil.

Ülkelerinden iç savaş, ekonomik ve diğer nedenlerden ötürü kaçan sığınmacılara insani açıdan kapılarını açan Türkiye’nin sırtına binen bu yükü daha fazla karşılayamayacağı ortaya çıkmıştı. İdlib’deki hain saldırının ardından Avrupa’ya “Buyurun biraz da siz ev sahipliği” yapın diyerek sınır kapıları açıldı. Öcü gibi bu insanlardan korkan Avrupa, bırakın ev sahipliği yapmayı set çekti, üzerlerine gaz bombası yağdırdı, kapıları zorlayanları polis kalkanı ile püskürttü. Son çare boğulma riskini göze alarak deniz yolu ile hayallerinin peşine koştular.

Sınır kapılarında, ara bölgede sıkışan sığınmacıların perişan durumlarını, ağlayan çocukların görüntülerini izleyince üzülmemek elde değil. Kış günlerinde kimi yanlarında getirdiği çadırda, kimi bulabildiği düz arazide bekliyor, sabahlıyor. Elbette, onlar da insan ve can taşıyor. Zorunlu olarak ülkelerinden kaçtılar. Ancak, bazıları özellikle Suriyeli olanlar var ki söylediklerine şaşırmamak elde değil.

Hele sosyal medyaya düşen paylaşımları son derece üzücü.  Biri çıkmış, “İlk başlardaki rahatımız yok. Avrupa’ya gidersek rahat ederiz” diye paylaşımda bulunmuş. Oysa, “taşı sıksa suyunu çıkarır” misali son derece güçlü yapıda olan Suriyeli ülkesindeki savaştan korkarak kaçmış kapağı buraya atmış, yıllarını rahat bir şekilde geçirmiş, her türlü olanak sağlanmış. Teşekkür edeceğine Türkiye’yi aklınca beğenmiyor nankör. Eğer cesareti olsaydı zaten kaçmazdı ülkesinden kalır mücadele ederdi. Nerede. Nasıl olsa Türkiye onlara kapısını açtı. Tümü bu yapıda insanlar olmasa bile günlük yaşamda tanık olduğumuz gibi çok sayıda nankör var sığınmacıların arasında.

Asıl sorun ara bölgede kalanların durumunun ne olacağı? Yeni bir gelişme olmazsa Avrupa almayacak gibi. Kalacaklar yine Türkiye’de. Uluslararası sorun haline gelen sığınmacılar her daim BM ve ülkelerin temel gündem maddesi arasında yer aldı. Yıllardır yaşanıyor sığınmacı sorunu. Hala kesin çözüm bulunmuş değil. O insanların yazgısı gitmek istediği ülkelerin inisiyatifi ile belirleniyor. İsterse belli sayıda alıyor, isterse kapıyı kapatıyorlar. Türkiye gibi 5 milyonu aşkın sığınmacıyı barındıran ülke yok sanırım.

Uluslararası Mülteciler Derneği, Avrupa ülkelerine, “Bir an önce kapıları açın” diye çağrıda bulundu. Ama şimdilik onların böyle bir niyeti yok.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar