Ordu
DOLAR9.6093
EURO11.1936
ALTIN552.26
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Kar kapıda

Şubat/Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Karda yürür izini belli etmez.

Deyim yerindeyse, artık doğalgaz yakıyoruz; izimiz belli…

Çoğu tanıdığım, yüksek gelen faturalardan şikâyetçi olsa da, bu günümüzün gerçekliği.

Bunu genellersek, bir “Nesnel gerçeklikten” bahsetmiş oluruz. Nesnel gerçeklik; bizim kontrolümüz dışında gelişen olaylardır. Hükmetme, değiştirme şansımız yoktur.

Nesnel gerçeklik söz konusu olduğunda çoğu zaman telefon örneği veririm.

Bir zamanlar manyetolu telefonlar vardı, manyeto kolunu çevirir, istediğimiz numarayı yazdırırdık. Santraldeki memur bir süre sonra numaranın “bağladığını” söyler, konuşma başlardı. Şehirlerarası konuşmalarda çoğu zaman saatlerce sıra beklediğimiz olurdu.

Teknoloji değişti, santral memuru aradan çekildi, tuşlara basıp aradığımız kişiye ya da kuruma direkt ulaşımımız sağlandı. Bugün kablolu telefonlarda tarih oldu (ya da hükmü kalmadı) cep telefonlarıyla uydu bağlantısı sağlandı; görüntülü de konuşabiliyoruz.

 Şimdi siz kalkıp, manyetolu telefonumla konuşmak istiyorum ısrarında bulunabilir misiniz? Böyle bir şey yaparsanız, akıl sağlığınızdan şüphe ederler.

İşte; Nesnel Gerçeklik budur…

Bugün, sizin kontrolünüz dışında değişen gelişen; hani, zaman sana uymazsa, sen zamana uy dedikleri bir dünya var.!

Geri geri gitmeye kalksanız da, sizi ileriye iten bir güçten, bir değişimden bahsediyoruz.

Bugün doğalgaz, yarın bakmışsınız güneş enerjisiyle ısınıyoruz.

Kazma ve kürek yakmaktan kurtulduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

***

İr diğer husus: kar tanelerini yere meleklerin indirdiği varsayımıdır.

Yer çekimi kanunu pek ala yol gösterici olabilir; suyun sert havada buharlaşıp değişime uğraması, yer kabuğuna inmesi, toprağın üzerine beyaz bir yorgan örtmesi, mikropları öldürmesi, hastalıkları azalması, bereketin artması şeklinde de yorumlanabilir.

Bilimle-inanç arasındaki bu gidiş gelişi nesnel gerçeklik üzerinden de tartışabiliriz.

Tuz, karın düşmanıdır, dolayısıyla asfaltın da!

Şu an kapanan yollarda tuzlama çalışmaları yapılıyor.

Hayat, ulaşım olmayınca zorlaşıyor. Bunun adı: “Kış uykusuna yatmak”; doğamız uyurken, bizler de dinleniyoruz.

***

Hatırlarım, 1960’lı yıllarda, kış erken bastırınca, Gölköy ilçemizde hayvan yiyeceği sıkıntısı yaşanmış, uçaklardan yem atılmıştır.

Neden Mesudiye değil de Gölköy?

Bunun sırrını keşfetmek kolaydı. Mesudiye kış hazırlığını yazdan-mutlaka- yapar; kışın sert geçeceğini bilir, işi şansa bırakmaz.

Gölköy ise, -kışın sert geleceğine dair bir hazırlığı yoktur. Varsa da evdeki hesap erken gelen kışa uymaz. Böyle bir yıldı ve hesaplayamadıkları oldu.

O zaman ki gazetelerimiz, böyle yorumlar yapmıştı.

***

Bir başka husus Çambaşı yolunun Nisan sonuna kadar kapalı kalmasıydı.

Şimdi ise, kayak merkezi trafiği, Çambaşı yolunun sürekli açık tutulmasını sağladı.

Turnalık yolunda (1550 metre) kar yığınakları olmaz. Turnalık-Çambaşı arasında ise, -orman örtüsü olmadığı için- tepelerden akan kar sekiz/dokuz noktada yığınaklar oluşturur, geçiş uzadıkça uzardı.

Bugünün imkânlarıyla –yoldaki kar yığınaklarını temizlemek kolay!

Ulaşımdaki sorunların en aza indirilmesi,  41 yurttaşımızın Van Bahçesaray’da çığ altında kalması, bir ihmal sonucu mu; yoksa hazırlıksız yakalanma mı; onun da cevabını bulmalıyız.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar