Ordu
DOLAR9.5272
EURO11.0665
ALTIN547.65
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Karadeniz zehirleniyor

Yabancı şirketlerin,  siyanürle altın arama hevesleri bir türlü bitmek bilmiyor. Bu kez de gözlerini yeşil ile mavinin harman olduğu Karadeniz’e diktiler.

 Altın arama çalışmalarında kullanılan siyanür Karadeniz’in toprağını, suyunu,  bitki örtüsünü ve insanını zehirliyor. Fındık bahçeleri, tarım alanları kuruyor, üretici kan ağlıyor.

Dört yıl önce Fatsa’nın Yukarıbahçeler Mahallesi’nde başlatılan siyanürle altın arama çalışmaları, halkın kararlılıkla direnmesine karşın yabancı tekellerin “bildiğimizi okuruz” tavırları ile halen sürüyor. Ormanlık alan, fındık bahçeleri dört yıllık süreçte kıraçlaştı, kel araziye dönüştü. Fatsa’dan bakıldığında yüksek tepelerdeki kıraçlaşmayı, kelleşmeyi görmek mümkün.

İsyanlarını ulusal gazetelere, televizyonlara taşıyarak haber olan, zehirlendiklerini haykıran Fatsalıları ne duyan ne gören var. Mahalledeki içme suyuna siyanür, yani zehir karıştığı resmi olarak belgelendi. Halk suyu içmekten korkar hale geldi.  Aralıklarla gerçekleştirdikleri eylemler, “zehirleniyoruz” çığlıkları medyada geniş şekilde yer bulsa, ülke gündemine gelse bile devlet katındaki ilgisizlik onları kahrediyor.

Tepkilere aldırmaksızın bildiğini okuyan çevre düşmanı emperyalist şirketler gözünü Samsun’a da dikti. Kanadalı madencilik firması Eldorado Gold Corporation Türkiye’deki uzantısı Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş Kavak ile Havza ilçeleri arasındaki Şahin Dağları’nda altın madeni arayacak. Ruhsat alan şirketin 1975 hektar alanda yapılacak çalışmaları Ekim 2024’e dek sürecek.  Çok büyük alanı kapsayacak siyanürlü arama çalışmalarının doğaya ne denli zarar vereceği şimdiden görülüyor.

Şahin Dağları’nda yapılacak altın arama çalışmaları, Kazdağları’nı yakından izleyen, bilen bölge halkını haklı olarak kaygılandırıyor. Üretim yaptıkları, ektikleri, biçtikleri ormanlık alanın zehirlenmesinden, kısırlaşmasından dolayı siyanürle altın aramaya karşı çıkıyorlar.  

Bunlar yetmezmiş gibi,  Karadeniz’i besleyen, Türkiye’nin dört bir yanına sebze ihraç edilen Çarşamba Ovası’na odun, fındıkkabuğu, ağaç kökü ve çeşitli bitkisel atıkların kullanıldığı Biyokütle Santral kurmak için ön çalışmalar yapılıyor. Bula bula burayı belirleyen şirketler, Çarşamba Ovası’nın tarıma önemli katkı sağladığını, Bafra Ovası ile birlikte Karadeniz’in yanı sıra ülkeyi doyurduğunu bilmiyorlar mı, ya da bilmek mi istemiyorlar? Haydi bilmiyorlar diyelim, onlara ön ayak olan, destek sağlayan, ruhsat veren, yardımcı olan Çarşamba halkı da mı biliyor? Yazık olur o güzelim uçsuz bucaksız Çarşamba Ovası’na

Kuşkusuz halkın şiddetle karşı çıktığı santralin kurulması tarımı öldürecek, çiftçiyi ekmeğinden edecek,  Çarşamba, dolayısı ile Karadeniz yitirecek.

Oksijen deposu Karadeniz yeşilinin göz göre göre zehirlenmesi insanı kahrediyor. Siyanürle altın arayanlar ülkelerinde doğaya bu denli tahribat verebiliyor mu acaba?

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar