Ordu
DOLAR15.5469
EURO16.2266
ALTIN907.4
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

reader

Kazım’ı anlatmak 

Kazım Odabaşı'nı, hangi yaşta olursa olsun, erken kaybetmenin acısını yaşıyorum.

65 yıla varan arkadaşlığımızı, birlikte yaşadıklarımızı bir çırpıda -bir köşe yazısı sınırları içinde- anlatmanın zorluğunun da farkındayım.

Kazım’la ilk karşılaşmamız sanırım bir bilardo salonunda 1954 yılında oldu. Kazım’la Can (Gürel)’ın oyunu bitmeden, salon sahibinin oğlu Yavuz (Gürcan) “Tamam çocuklar!” deyip ellerindeki istakaları aldı ve birini bana uzattı. Boşalan masada tek başıma üç topla oynamaya başladım. Ne kadar süre geçti bilmiyorum, bilardo salonundan çıktım. 19 Eylül Meydan’ına doğru yürümeye başladım. Atatürk büstü önüne gelince, oyunları bitmeden istikaları ellerinden alınan bu iki genç, önüme çıktı: “Dur bakalım..!”

 Gerisini yıllar sonra Kazım’dan dinleyecektik: “Valla korktuk..! Saçı sıfır kazınmış Rüştü Baş 'Çocuklar, şimdi cezaevinden çıktım, bana bulaşmayın,' dedi, korktuk!” 

*** 

1967 yılında baba Burhan ve amca Kani Odabaşı’nın “dayı” tarafına damat oldum. Baba Burhan, “Enişte şöyle, enişte böyle" diye bize Kazım’ı anlatıyor, arkadaşları olarak ona bir babaya nasıl davranılması gerektiğini öğretmemizi istiyordu. Tabii babayla oğul arasına girmeye, Kazım’ın hiçbir arkadaşı cesaret edememiştir. 

*** 

Kazım’la CHP’de siyaset yapmadım. Türkiye İşçi Partisi (TİP) buluşma noktamız oldu. Partinin seçim çalışmalarında Kazım Odabaşı’nın Land Rover’iyle -tamirde olmadığı zamanlarda!- köy köy dolaşıp emek saikleriyle buluştuk. Kazım Odabaşı bilgi birikimi ve ikna kabiliyetiyle tabii ki en öndeki kişiydi.  

Zamanla arkadaşlar arasında da Kazım’a, neyin, nasıl olması gerektiğini söylemek yerine Kazım’ın neyi nasıl söyleyeceğini bilmek önem kazanmıştı. 

*** 

Kazım Odabaşı ve Cantürk Egemen -ailevi bir takım nedenlerle- İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirmeden Ordu’ya dönmüşler ve o yıllarda CHP içinde  politikaya başlamışlardı. Cantürk, parti içindeki elitistlerle kavga ederken; Kazım daha çok -CHP’yi kırk bin kazıkla yerin dibine gönderdiklerini iddia eden- demokratların toplaştığı “dedikodu kahvesi”ne girebilen ve orada muarızlarıyla en sert tartışmaları yapan kişiydi.    

*** 

Kazım Odabaşı son yıllarında, tarih, kültür ve sanat emekçilerine köydeki evini açtı. Uzun süren bu toplanmalarda yenildi, içildi… Sazı olanlar saz çaldı, sözü olanlar, sözü olanlarla tartıştı. 

Kazım artık yok! 11 Ocak 2021 sabahı sustu. Sazı, sözü olanlar öksüz kaldı.

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar