Ordu
DOLAR12.369
EURO14.0093
ALTIN713.05
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Kılık kıyafeti bırak, zamma bak…

Yaklaşık 5.5 milyon memur ile memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri Ağustos ayında başlayacak.

Toplu sözleşme ile milyonlarca kamu çalışanı ve emeklin maaşına 2022 ve 2023 yıllarında yapılacak zam oranı belli olacak. 4688 sayılı yasaya göre en çok üyeye sahip Memur-Sen,  yine toplu sözleşme masasına yetkili konfederasyon olarak oturacak. Yanı sıra 11 hizmet kolunda yetkili sendikalar da görüşmelere katılacak. Ancak hükümet ile yürütülecek görüşmelerde son sözü yetkili konfederasyon, yani Memur-Sen söyleyecek.

2001 yılında hayata geçirilen, kamu çalışanlarına toplu sözleşme ve sendikalaşma hakkı tanıyan 4688 sayılı yasa önemli bir kazanım olsa da grev hakkından yoksun olduğu için bir ayağı havada kalıyor.

Yasanın çıkmasında dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit kadar, o tarihte Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanlığını yürüten Resul Akay ile KESK yönetiminin kararlı mücadelesi etkin rol oynadı. Resul Akay’ın Yalova’dan başlattığı günlerce süren ve Ankara-Kızılay’da  yüz binlerce kamu çalışanın katıldığı görkemli  mitingle sonlanan yürüyüş, Türk sendikal yaşamında derin izler bırakan eylemlerden biriydi. Yine mücadeleci sendikal çizgisinden ödün vermeyen KESK de grev hakkını sürekli dile getirerek yasa için yoğun uğraş verdi. Her iki sendikanın emek savaşımından söz etmemek onlar adına haksızlık olur. Günümüzde Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, KESK, BASK, Birleşik Kamu-İş ve Hak –Sen ile bağımsız sendikalar etkinlik gösteriyor.

2002’de iktidara gelen AKP’ye yakın duran Memur-Sen, 19 yıllık süreçte üye sayısını olağan üstü artırarak toplu sözleşme masasına yetkili konfederasyon olarak oturuyor. Ne var ki, siyasi iradenin önerdiği çok düşük zam oranlarına  direnememesinden ötürü üyeleri ve diğer kamu çalışanları ile memur emeklileri tarafından eleştiriliyor. En son 2019 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin önerdiği yüzde 3 ve 2,5 oranındaki zammı kabul etmedi, nasıl olduysa düşük zam önerisini çeşitli eylemlerle protesto etti. Ne var ki, grev hakları olmadığından dolayı toplu sözleşme Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından maaşlara 6’şar aylık dilimler halinde birinci yıl yüzde 4’er, ikinci yıl yüzde 3’er zam yapılarak bağıtlandı.

Zam yağmuru altında ezilen milyonlarca memur ve emekli şimdiden ağustosta başlayacak toplu sözleşmenin sonucunu merakla bekliyor. Ancak önceki yıllarda olduğu gibi masadan veya Hakem Kurulu’ndan yüksek zam çıkması olası görünmüyor.

Medyada yer alan habere göre, geçtiğimiz günlerde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’u ziyaret eden Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Yönetim Kurulu üyeleri çalışanların sorunlarının yanı sıra kamuda kılık kıyafet düzenlemesinin ele alınmasına ilişkin önerilerini iletmiş. Ayrıca hizmet kollarında yetkili sendikalar yerine, kendi görüşlerinin esas alınmasını istemiş.

Kılık kıyafet düzenlemesindeki talepler, kuşkusuz daha önce gündeme gelen kamuda takım elbise giymenin ve kravat takmanın zorunlu olmaktan çıkarılması, sakalın serbest bırakılmasından oluşuyor. Yani, memura saygınlık kazandıran kıyafetler yerine herkesin istediğini giymesi, yüzlerde orman gibi sakalın serbest olması. Böylelikle cübbe ile bile işyerlerine gelenler, kimin ne olduğu bilinmeyen bir ucubelik ortaya çıkacak. Yazık.

Memur-Sen, kılık kıyafet ile uğraşacağına, asıl görevi olan üyesine ve diğer kamu çalışanlarına yüksek zam almanın uğraşına yoğunlaşsa daha doğru olur.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar