Ordu
DOLAR9.767
EURO11.4151
ALTIN563.37
Av. Cansın ÖZEL

Av. Cansın ÖZEL

Mail: [email protected]

KISITLAMALARIN MEŞRULUĞU SORUNSALI

Bildiğiniz üzere, 1 Temmuz itibariyle artık kısıtlamalara son verileceği duyuruldu. Ne var ki, özellikle gece saatleri işletilen mekânlar ve bu mekânlarda çalışıp, zaten hâlihazırda sosyo-ekonomik durumlarının kötüye gittiği gerekçesiyle sitemlerini sıklıkla işittiğimiz müzisyenlerin yalnızca gece saat 00.00’ye kadar çalışabileceği ifade edildi. Yalnızca bu sektöre yönelik devam ettirilen kısıtlamanın gerekçesi ise, Cumhurbaşkanı tarafından: “Kimsenin, kimseyi rahatsız etme hakkı yok, kusura bakmayın” demek suretiyle açıklandı. Ne var ki, bu kısıtlamanın yaşam tarzına açık bir müdahale anlamı taşıdığı haklı olarak ifade edildi. Sanatçılar başta olmak üzere, sektör çalışanları ve çok sayıda vatandaş hem kısıtlamaya, hem de Cumhurbaşkanının açıklamalarına tepkilerini ortaya koydular. Nitekim ülkemizde, bilhassa da geçmiş dönemlerde, yaşam tarzlarına müdahaleden sıklıkla yakınan bir cumhurbaşkanının ve liderlik yaptığı siyasi oluşumun, aynı hassasiyeti farklı görüş ve yaşam tarzlarına sahip vatandaşlara yönelik taşımaması dikkat çekti.

İfade etmek gerekir ki, kamu sağlığının gerektirdiği tedbirlerin alınması, KOVİD-19 salgını gibi olağanüstü dönemlerde makul ve anlaşılır olması bir yana, zaruridir. Ne var ki, bu tedbirlerin taşıması gereken belirli şartlar mevcut olduğu gibi; bu şartları ihtiva etmeyen sınırlandırmaların “hukuka ve yasaya uygun olduğunun “ iddia edilemeyeceği de açıktır. Bu şartlar BM ve Siracusa Prensiplerinde; “ölçülülük, oranlılık, belirginlik, demokratik toplum düzeninin gerekleri, öz, insan onuru ve yasa kaydı” kriterleri olarak ifade edilmektedir. Bu bağlamda, müzisyenlerin ve eğlence sektörü çalışanlarının bu süreçte yaşadıkları ekonomik kayıpları göz ardı etmek bir yana, bir insanın en temel haklarından birine karşılık gelen “eğlenme ve dinlenme hakkının”, müzik sesinden rahatsız duyanların mevcudiyeti gerekçe gösterilerek hiçe sayılması hakkaniyetli olmadığı gibi; yukarıda bahsettiğim ilkelere de uygun değildir. Öyle ki; kısıtlamanın ne kadar süre devam edeceği belli olmadığı gibi, alınan kararın yasal bir dayanağı mevcut değildir. Buna ek olarak, devam eden kısıtlamanın ölçülülük ve orantılılık ilkesine de uygun olmadığı aşikârdır.

Sonuç itibariyle, geç saatlerde faaliyet gösteren sektörlerin ve sektör çalışanlarının beklentilerini hiçe sayan tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesini rica değil; yüksek sesle talep etmeliyiz. İnsanların salgın döneminde restoran ve kafelerde rahatlıkla yiyip, içebildikleri, sosyalleşebildikleri bir dönemde, “aman canım müzik de dinlemeyiversinler, e tabi alkol de tüketmesinler” şeklindeki niyetin kamu sağlığı ile doğrudan alakalı olmadığı, kendilerinden farklı yaşam tarzlarına sahip insanların hayatlarına doğrudan müdahale anlamı taşıdığı idrak edilmelidir. Üstelik yalnızca sektör çalışanlarının maddi durumları ve turistlerin beklentileri sebebiyle de değil; her vatandaşın en temel haklarından birine tekabül eden eğlenme hakkının da bir gereği olması açısından, devam edeceği duyurulan bu kısıtlamanın bir an önce kaldırılmasının icap ettiği ortadadır.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar