Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Köylülük...

Işıklarda uyusun, psikolojiyi sevmeme, psikoloji kitapları arasında kaybolmama neden olan bilim insanıydı, iki ay önce kaybettiğimiz Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu. Tabii Irvin Yalom ve diğer ustaların hakkını da teslim etmem lazım.

Kitaplarını okudukça, sohbetlerini dinledikçe beni hep şaşırttığını da itiraf etmeliyim İletişim Psikolojisi Uzmanı Cüceloğlu’nun...

Gözlemlerimden yola çıkarak aklımın bir köşesine not ettiğim ama dillendirdiğimde hep yargısız infaza uğradığım bir konuya ilişkin onun değerlendirmesini okuyunca, hayli rahatlamıştım. Yazmak bugüne kısmetmiş.

Gençliğinin 25 yılını geçirdiği Amerika’da, eğitimin büyük fark yarattığını, eğitim düzeyi arttıkça insanların, uygar, olgun, sorumluluk sahibi ve kişisel bütünlük yolunda ilerlediğini belirterek şöyle bir genelmeme yapıyor Cüceloğlu:

“Amerika'da hiç eğitim görmemiş bir insanla aynı odada kalmaktan korkarım. Beş dolar için gırtlağımı kesebilir.”

Ancak aynı Cüceloğlu, eğitim konusunda tam tersini söylüyor Türkiye için: “Türkiye’de ise şehirleşmiş ve eğitim görmüş insandan korkuyorum. Kesinlikle insafsız, kendinden ve kendi yakınlarının çıkarından başka bir şey düşünmüyorlar.”

Saf köylüleri ise şöyle değerlendiriyor: “Ama şehirleşmemiş, okumamış, saf köylü olarak kalmışsa, onda değerler bilinci çok yüksektir. Sanki eğitilmiş Amerikalı gibi... Ben zamanım olsa, hiç şehir yüzü görmemiş hiç okumamış köylülerin, özellikle yaşlı kadınların arasında zaman geçirip, onlardan bilgelikler öğrenmek isterim.”

Amerika’nın eğitimsizinden, Türkiye’nin ise eğitimlisinden korkmak! Sanırım okuyunca çoğunuz burun kıvırdınız Cüceloğlu’nun değerlendirmelerine.  

Oysa yaptığı genellemelere katılmasam da ben hak veriyorum Cüceloğlu’na. Neredeyse eğitime tapan bir toplum olup çıktık son yıllarda.

Özü dışlayıp biçime önem verdik, kentli olanı yüceltip köylüleri “cahil” gördük. Sonuçta, “Bir profesörün oyu bir çobanın oyuyla eşit olabilir mi?” diye zırvalamaya dek vardırdık işi! Zaten çoğumuz hakaret kıvamında kullanmıyor muyuz “köylü” sözcüğünü?

Kalabalık ve gürültülü kentlerin içinde sıkışmışlığın çaresizliğini yaşarken, bir de hoyratça aşağılamaya çalışıyoruz doğayla haşır neşir yaşayan insanları.

Üstelik bir iki kitap okuyup, yaşayarak deneyimleyemediğimiz bilgilerin kırıntılarına ulaşıp, hoyratça elimizin tersiyle itiyoruz doğadan öğrenenleri.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar