Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Kriz

Başlık benim değil, sınır tanımayan ve şuan 117 ülkenin içinde bulunduğu durumu en iyi özetleyen sözcük: Kriz!

Demek ki; iç politikadaki kavgalara bir süre ara verip; asıl soruna bakmanın, bakmakla da yetinmeyip- tahribatı en az kayıpla nasıl çözüleceğini de görmeliyiz.

(Burada bir parantez açıp, söylemeliyim: Allah aşkına, aklımızla dalga geçen tweet atmayın! İnsanların doğru bilgiye ulaşmasına lütfen fırsat verin!)

***

Kaldığımız yerden devam edelim. Korona virüsü seyir defteri yazıcıları, bir sayısını 27, … 27’iyi de 27 ile çarparak  (...) katlanarak sayıyor.  

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da bunu biliyor; nokta yerine, ülke genelinde önlemler alındığını söylüyor.

***

Şimdi (yazılı ve görsel medyada da) beklenen; bir vaka mı, yoksa birden çok vaka mı;  bunun aynı şeffaflıkla anlatılmasıdır.

“Evden “mecbur olmadıkça” çıkmayın!

Kalabalık mekânlarda bulunmayın!”

Yetmiyor; ya da ikna edici olmuyor.

Soruyorlar:

-Okullar niye tatil edilmiyor?

-Maçlar neden seyircisiz oynanmıyor?

Ve buna benzer, açık sorular ortada dururken: “Alkol” üzerinden bir tartışma başlatılması neyin nesi!?

Alkol, sadece limon kolonyası ile el ve cilt temizlemede kullanacağımız spreylerde mi var?

“Grip aşısı olmayın” kampanyasına, bir yenisini ekleme gayreti içinde olanlar ne yapmak istiyor?

En hızlı (ışık hızı) dolaşıma sokulan; yiyecek depolama paniği kimin ya da kimlerin gayreti?

Dünya da (genellikle AB de ülkelerinde) boş sokaklar, boş meydanlar, boş market rafları doğaldır, kaygıyı artırıyor.

( 65 yaş sınırı üzerine yapılan spekülasyon, en çok -aklı başında olan- çocuklarımızı etkilediğini söylemeliyim.

-Aman, Baba; dışarı çıkma! Markete gitme! Yazını evde yaz!

***

Sevgili okur:

Ömer Bostancı, Engin Altay birer gün ara ile aramızdan ayrıldılar… Her iki isimle -farklı zamanlarda- dostluklarımız oldu, aynı mekânları yıllar yılı paylaştık… Gel de, çık dışarı… Kalabalık cemaat arasına katıl!

***

Akıl ve eylem!

Akıl, acı patlıcanı kırağı çalmaz, diyor.

İş eyleme gelince, frene basıyorsunuz…

Burada birey olarak vardığınız kararı “toplumsal algı” nedeniyle uygulayamıyor ve geri duruyorsunuz!

***

Son söz:

Krizi, ranta çevirmeye çalışanlara karşı “birey olarak” nasıl karşı duracağımızı bilemiyoruz.

Bu konuda, sorumlulukları olan kamu yöneticileri, sadece “ellerinizi yıkayın, temastan sakının” demekten öte görevleri olduğunu da hatırlamalıdırlar.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar