Ordu
DOLAR13.2787
EURO15.0371
ALTIN760.87
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Lay lom yapmadan…

Havadan sudan dem vurur, börtü böcekleri yazar, lay lom yaparak mesleklerini pekala sürdürebilirlerdi.

Ülkenin temel sorunlarına eğilmez, köşelerine taşımaz, halkı ilgilendiren konuları görmezden gelir, beş yıldızlı otellerde tatillerini yaparak günü gün ederlerdi. Bazı meslektaşları suya sabuna dokunmazken, onlar sırf gerçeğin peşinde koştular, gazetecilik gibi önemli bir görevin sorumluluğunu yerine getirdiler. Ne var ki, yazdıklarının bedelini özgürlüklerinden yoksun kalmakla, tutuklanma ile ödediler.

Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Ferhat Çelik, Aydın Keser devletin gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçlaması ile dört aya yakın hapisteler. Aslında yazdıkları haberlerde dile getirdikleri daha önce devletin üst düzey görevlileri tarafından açıklanmış, Meclis’te konuşulmuştu. Yani yazdıklarından kamuoyunun daha önce bilgisi vardı.

Bu nedenle Tutuksuz yargılanabilir, özgürlüklerinden, ailelerinden, sevdiklerinden, okurlardan yoksun bırakılmazlardı. Elbette ki, gazeteci suç işlemişse yargılanabilir. Her yazdığı konuda dokunulmazlıkları yok zaten,  Ancak, onlara yöneltilen suçlama, daha önce açıklanmış bilgiler. Delileri karartma ve yurt dışına kaçma şüphesi yoksa tutuksuz yargılanmaları gerekirdi. Ki, tümü de yurtsever, ülkesinden kaçacak gazeteciler değiller.

Yazıyı yazarken, Barışlar ve diğer gazeteciler yargıç karşısında ifade veriyordu. Dört ay sonra başlayan yargılamada kendilerine yönelik suçlamaları yanıtlayarak, haberlerini hangi gerekçe ile yazdıklarını anlatacaklar. Umarım, yargıç tahliyelerine karar verir, özgürlüklerine kavuşurlar. Aynı gerekçe ile bir süre önce Müyesser Yıldız da tutuklanmıştı. Umarım, daha önce FETÖ kumpası ile hapis yatan cüssesi küçük, yüreği büyük gazeteci Yıldız da en kısa sürede özgürlüğüne kavuşur. Dediğim gibi gazetecilerin yazdıklarından ötürü içeri atılması ülke adına hoş görüntü değil. Eğer yargılanacaklarsa tutuksuz yargıç önüne çıkmaları esas olmalı.

Gazetecilerin sırf yazdıklarından dolayı tutuklanması demokrasiye uygun düşmüyor. Hele hele kanlı darbe girişiminde bulunan FETÖ’nün uygulamalarına benzer sabahın erken saatlerinde evler basılarak gözaltına alınma uygulamaları gerçekten üzücü. Çağrılsalar o gazeteciler savcıya giderek ifadelerini verebilirler. Her biri ülkesini seven insanlar. FETÖ yandaşları gibi soluğu yurt dışına almazlardı.

Gazetecilik toplumu aydınlatma gibi görevden ötürü önemli olduğu kadar, zor bir meslek. Eğer, yalana dolana kaçmaz, lay loy yapılmadan yerine getirilirse en zevkli meslektir. Gazetecilik, halk adına sorgulama yapan, denetleyen uğraştır. Bu temel ilkeleri haberlerinde, kitaplarında gözetenler her an okların hedefinde oldular.

Dileğimiz, geçtiğimiz günlerde Meclis’ten çıkan infaz düzenlemesinden yararlandırılmayan tutuklu gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasıdır. 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar