Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Av. Cansın ÖZEL

Av. Cansın ÖZEL

Mail: [email protected]

MEDYADA ÇOCUK İSTİSMARI

“Çocuk İstismarı” denildiği zaman, akla yalnızca “çocuğun cinsel istismarı” gelmektedir. Bu bağlamda, çocuğun medyada veya sosyal medyada maruz kaldığı istismarın, cinsel istismar yanında önemsiz, hatta zararsız olduğu düşüncesi öne çıkmaktadır. Oysa ki, “çocuğun istismarı”, çocuğa dönük ruhsal ve fiziksel tüm kötü muameleleri, ihmalleri kapsayan, genel bir terime karşılık gelmektedir.

 Çocuğun cinsel istismarı, aile üyeleri, komşular ya da çocuğun hiç tanımadığı 3.kişiler tarafından gerçekleşebilmektedir. Buna karşın, çocuğun medyada ve sosyal medyada istismar edildiğine tanık olduğumuzda, bu istismarın, genellikle “çocukların kendi aileleri” tarafından gerçekleştirildiğine tanık olmaktayız.

Öyle ki, çocukların “sevimlilikleri” kullanılmak suretiyle yayınlanan reklamların, çocukların yarıştırıldığı TV programlarının, çocuklar üzerinden para kazanılmak amacıyla oluşturulmuş videoların ve hatta (kar amacı olmasa da) çocuklar adına açılıp, yürütülen ve çocuğun her özel anının ebeveynleri tarafından kontrolsüzce paylaşıldığı sosyal medya hesaplarının, sınırları aştığı ve çocukları “kötü niyet ve kasıt” olmasa da, istismar ettiği düşüncesindeyim.

Bu bağlamda, bahsettiğim istismar, bir ebeveynin çocuğunun resmini paylaşması olarak algılanmamalı. Keza, bunu hepimiz yaptık, yapıyoruz. Ancak, bunun bir sınırının, bir dozunun olması gerektiği kanaatindeyim.

Diğer yandan, RTÜK de dahil olmak üzere, ilgili kurumların, çocuğun cinsel istismarı kadar “görünür” olmayan medya istismarının da kontrol altına alınması noktasında, sorumluluk alması gerektiği kanaatindeyim. Örneğin; çocukların yer aldığı reklamların, dizilerin ilgili kurumdan gerekli izin ve tedbirleri alarak, bu yayınları yapabildiklerini  biliyoruz.  Ancak, aynı denetim, sosyal medyalar açısından mevcut değil.

Bu sebeple, çocukların henüz fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin tamamlanmadığı da dikkate alınmak suretiyle, kaderlerinin yalnızca ailelerine teslim edilmemesi gerektiği; çocuk istismarının her türlüsüne karşı “ilgili kamu birimleri” kontrolünde gerekli tüm denetim ve tedbir mekanizmalarının hayata geçirildiği bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu aşikardır.

Son olarak, “Kamu Denetçiliği Kurumu Çocuk Birimi” kurumsal web sayfasından, ihlal edildiğini düşündüğünüz çocuk adına ya da bizzat çocuk tarafından başvuru yapılması imkanı mevcut olup; çocuk hakları ihlaline ilişkin şikayet ve denetim mekanizmasının mevcut olduğunu buradan da duyurmak ve paylaşmak isterim.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar