Ordu
DOLAR13.8323
EURO15.6036
ALTIN791.26
Zati ÜRER

Zati ÜRER

Mail: [email protected]

MİLLÎ RUHU KURTARMAK

Faruk Nafiz Çamlıbel Kayseri Lisesi edebiyat öğretmenliğine giderken yolda Han Duvarları, daha sonra da  Sanat şiirini yazmıştı. Anadolu aydınlanmasına bu öğretmen yürüyüşü ne yazık ki sürdürülemedi. Yabancı kültür saldırıları süreci başladı ve sarıp sarmaladı sanat, medya ve eğitim faaliyetlerini hep. Git gide insanı yüceltici duygu ve düşünceler işlenmez oldu hiç. Film ve tiyatrolarda hep vurma, kırma, öldürme, silahlı çatışma, taciz, aldatma, yargılama, suç eylemleri olan cehennem cezacısı din adamları… vb. sunuldu. Nereye gittik böyle böyle?

Sene 1978. Bugün gibi hatırlıyorum: Rahmetli Türkeş, Erzurum Atatürk Üniversitesinde konuşuyor.Yabancı kültür saldırılarına teslim gafiller, hainler sürüsü var;özellikle yetiştirildiler diyor. Gençler, destansı yüz ifadesiyle ufka yönelmiş gibi bakıyor kürsüye. Yaş süzülüyor çoğunun gözlerinden. Konuşma sonunda ayağa kalkıp hep bir ağızdan haykırıyorlar:“Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz!”  İşte bu bileniş, 1980 darbesinin iç çatışma hazırlığıydı. Kültürel ötekileştirme sürecinde üretildi. Yazık ki bitmedi süreç, çeşitlendi!

Argo dilli gerilim, kin, nefret, düşmanlık, ölüm, kirli oyunlar… Model sunulup duruyor. Darbeci yönetimin sansür anlayışını getirelim de onları tümüyle yok edelim demiyorum. Evrensel olanı da hayatı da tanımak için çeşitlilik gerekli elbet. Ama kendi değerlerimize uygun olanları daha çok tercih etsek olmaz mı? Niye? Vedat Nedim Tör, Güzel Sevgisi adlı makalesinde insanlara güzellikler suna suna sevgi, huzur, mutluluk duyguları vermeli sürekli; o zaman kaçarlar her türlü çirkinlikten, işte böyle böyle oluşur uygar toplumdiyor.

Sinema-tiyatro insanları, uygar toplumdan sorumludur. DT, yazar istişare birimleri kurmalı; hevesli olan herkese istediği katkıyı sağlamalı. Burası halkı aydınlatma ocağı. Ateşi de yazarlardır. Bugüne kadar hep belli kişilerle ilgilendi yönetimler. Yazar yetişmiyor şikâyeti de düşmezdi dillerinden. Önceki Genel Müdür Nejat Birecik, amiri talep ettiği halde Yazarlarla görüşmüyorum, işim çok demişti bana. Bu nasıl anlayış dedim durdum günlerce.

DT başında şimdi yazara değer verdiğini belli eden ilk Genel Müdür olarak tanıdığım Mustafa Kurt var. İnancım odur ki değiştirir bu anlayışı. Görevine ek rejisörlük, oyunculuk da yapıyor. Ne güzel! Eleştiren yok mu? Binali Yıldırım Başbakanken, artık yabancı oyun sahnelenmeyecek demişti ya, Ankara sahnelerinde niye yabancı oyun çok eleştirisi yapanları duydum. Ancak iyi bilinmeli ki henüz dirlik-birliği sağlama çabası sürüyor. Ünlü klasiklerle seyirci çekmeyi düşünen sanatçı ve yönetmen talebi geldiyse kendisine kıramamış olabilir. Koşturuyor hep; bir toplantıda, bir provada! Görüşüp sorma fırsatı bulamadım henüz. Vardır mutlaka haklı bir gerekçesi.

Geçen hafta bir başka liyakat sahibi M. E. Bakanı Ziya Selçuk Meclisteydi. Görüşelim dedim, sordu: Derdin ne?Dedim, sizinle aynı: Eğitim Davası, Millî Ruha Uygun Sistem Projesi sunumu yapacaktım ya! Dedi, görüşeceğiz! Taşlar yerine oturacak, umudum arttı. İnşallah film-dizi yapımcıları da liyakatla millî ruhu kurtarmak için yeni bir yol açarlar. Eğitim, bilim, kültür, sanat, medya dünyası! Haydi, millî ruhu ihya için el ele!

ÜLKEDE BİR İLK: Başkent Postası gazetesi 1.Yayın Yılında Merhamet ve Emek Ödülleri geleneğini başlattı. Bu ödüle layık görülerek millî ruhumuza model olanları ve düzenleyici Saygıdeğer Dostum Seyfi Uzunkök ile tüm çalışma arkadaşlarını yürekten kutluyor, böyle başarılı etkinliklerinin devamını diliyorum.  

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar