Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Zati ÜRER

Zati ÜRER

Mail: [email protected]

MÜSİLAJ ÖNLEMİ İŞ YAYIM YASASI (İŞYAY)

Hiç aklımdan çıkmaz. Sınıf öğretmeni arkadaşlarımdan biri derinine aldığı nefesi boşaltırken şöyle mırıldanmıştı: İş huzuru, iş yeri huzuru, ev huzuru; işte hayat bu, bulabilene ne mutlu! Benim de hiç dilimden düşürmediğim şudur: İş dayanışmayı, dayanışma sevgiyi, sevgi de dostluğu getirir.Terörle mücadeleye yarım asır verdik. Daha çok kadına yönelik toplumsal şiddet sarmalında çırpınırken de İstanbul Sözleşmesi’nden imzamızı çektik diye, işsizlik arttı diye bağırıp çağıran muhalefete de iktidara da serzeniş değil çözüm öneriyorum:

Bir olun da İş Yayım Yasası (İŞYAY) çıkarın hatta Anayasaya şunları ekleyin: “Devlet, bir tercihi şart koşmayıp verilecek her işi yapma başvurusu yapan 18 yaşını doldurmuş vatandaşlarının bu talebini yerine getirmekle yükümlüdür. Talebe rağmen iş bulamadığı süre içinde vatandaşa her yıl belirlenmiş asgarî ücreti öder. Kamu görev ve yönetim kurullarına yasayla belirlenecek kriterlere aykırı atama yapılamaz. Yine kamu görevlileri maaşları arasında haksızlık düşündürebilecek farklılıklar olamaz ve kimseye birden fazla devletten gelir temin hakkı tanınamaz. Ödemesi hazinece yapılacak tüm işler kamuoyu önünde gerekçeli olarak verilir ve ilgili kurumların internet sitelerinde 1 ay süreyle yayınlanır, çıktıları da isteyen herkese talep ettiği şekilde iletilir.”

Var mısınız? Vatandaşını böyle adalet ve güvenceye alan devletin koyduğu nizamı çiğneyip suç işleyenin bağımsız yargı önünde idam dahil her cezaya çarptırılması haktır. Bu hakkı milletimiz onaylamaz mı? Dostluk, barış, huzur ve imece kültürü de böylece gelişmez mi? Bu gelişme sayesinde her türlü suç, şiddet azalmaz mı; emperyalist hizmetçisi terör örgütleri de eleman bulmakta zorlanmaz mı? İŞYAY yürürlüğü ardından şiddet nedeni tıbbî ise soruşturma yasası çıkarılıp ilgilisi zorunlu takip ve tedavi altında tutulursa suç oranı daha da düşmez mi? Psikiyatrik denetime alınmadığı için basit nedenlerle suç işleyen binlerce insan haberi yok mu medyada? Eller vicdanda iyi düşünmeli:

İddia edildiği gibi sabotaj da olabilir belki ama doğayı dengesine göre koruyamadık, Marmara Denizi kudurdu salya kusuyor. Kim kudurttu denizi? Atıklar. Kim attı? Faili meçhul. Niye? Sabotaj olsa bile sorumlu çevre görevlileri işini doğru yapmadı diye. Bedelini kim ödüyor? Devlet. Devlet kimin? Milletin. Temsilcilerinin memurları görevini yapmadı diye milletin toptan bedel ödemesi reva mı? Şehircilik Bakanı müsilajı temizleme seferberliğinin 5 yıl alacağını, gereken yatırımı yapmayan tesislerin cezalandırılacağını ve kapatılacağını söylüyor. Ulaştırma Bakanına göre de Kanal İstanbul yapılınca Karadeniz’in suyu temizlermiş kiri. Ona da Büyük Şehir Belediye Başkanı hangi bilimsel veriyle konuştuğunu sorup saçma yorum iması yapıyor. Halk vicdanı da kanaya kanaya soruyor: Daha önceleri nerelerdeydiniz de şimdi farklı tellerden çalıp düşüyorsunuz birbirinize? Ardından da ekliyor: Ya devlet başa ya her tür müsilaj bela başa!

Ya toplumsal müsilaj? O ne olacak? Yabancı kültür saldırıları kökümüzden, hasletlerimizden kopara kopara kusturdu dört yanımıza. Türk-islam sentezi yılların birikimi aile yapımızı özgürlük, çağdaşlık adına bozadururken bugünlerde karşımıza böyle bir müsilaj çıkacağını düşünmedik. Kültürel değerlerimizi çağın şartlarına uyarlayıp insanımızı buna göre eğitemedik. Bu yüzden kendine ait saydığı hanımın terk veya tepkisine dayanamayan çok. Kolluk gücünün şiddet ve saldırıları önlemekte zorlandığını, medya haberlerinden yaşayarak öğreniyoruz şimdi? Muhtarlarımız boşanmalar arttı, aile yapımız bozuluyor feryadındayken hepten çöküşümüze tuzak olabileceğini düşünmede İstanbul Sözleşmesi diye millî yapımıza ters garip bir belgeye öncü oluverme gafletine de düştük. Şükür ki Cumhurbaşkanımız imzayı çekti. Allah’ım devletimizin başındakilere her zaman ve her durumda böylesine isabetli keskin irade nasibini daim etsin!

Sözleşmeye falan değil doğayı da sosyal yapımızı da koruyucu, çağın şartlarına ters düşmeyecek dünyaya da model kendimize özgü eğitim-denetim görevli kurum ve yasalara ihtiyacımız var. Bunlar, denge çözümler yanında İŞYAY’a da destek olur. Etkilerini artırmak için de sağlık ve eğitimde -reform falan demiyorum- kökten bir dönüşüm şart!

Her şerde bir hayır vardır. Salgın ve salya musibeti somut gerçekler sundu bize. Görüp gösterebilirsek ne mutlu! Eğitim değil, internet vasıtasıyla da ulaştırılabilecek yığın (ansiklopedik) bilgi aktarımı yaptığımız iyice görüldü inşallah! Özel okulların da bundan farklı iş yapmadığı da. Sağlıkta da ABD’de bile olmayan devlet gücümüz net çıkmadı mı ortaya?

Cumhurbaşkanımız başbakanken sormuştu ya hani: Okul varsa dershane niye var? Şunları da sorabilmesini bekliyor halk: Şehir hastaneleri kurduk, özeli niye var? Eğitim mi yapıyoruz ki özel okullar var? Gazi Ü.Vakfı Kolejlerinde 6 yıl deneylerini yaptığımız yalnızca el işleri değil, her müfredat işe odaklanabilir tezimizi, 2008’de MEB-Bahçeşehir Ü. işbirliği Türkçe Öğretimi Sempozyumu’nda da bildiri olarak sunmuş; sınıf değil, işlik; iş öğretmeyen sınav sonuçlu diploma değil, iş bilirlik sertifikası demiştik. İş bilen milletim, yükselen milletim; İş içinde eğitim diyor sistemim nakaratlı müziğini de yapıp internete koyduk. Gazili müzik öğretmenleri çalıp söylüyor. Ancak 43 yıllık araştıma ve soruşturma sonunda tespit ettiğim bu millet talebini karşılayabilmek, alanının en iyileri diye ün kazanmışları göreve getirmekle değil, körelip düğüm olmuş sisteme neşter vurabilecek siyasî iradeyle olur. İskender’in kördüğümü bir kılıç darbesiyle çözmesi gibi, Atatürk’ün keskin iradesini vurup devrimler gerçekleştirmesi gibi! Yapılabilirse İŞYAY ihtiyacı net görülür ve bu yasa çıkarılır, işsizlik de yok denebilecek seviyelere iner böylece.

Her ile üniversite kurduk ama diploma sahibi herkes iş sahibi olacak diye bir kural yok denir mi millet evlatlarına? Vebal değil mi bu? Onların elinden iş gelen insan olmaları için sorumluk kimde? Muhalefet de işsizlik çığırtkanlığı yapmamalı; müsilajı kaç yılda, nasıl kaldıracağını anlatmalı. Yoksa millet, yine yaparsa Ak Parti yapar diyecek. Haydi!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar