Ordu
DOLAR9.4309
EURO10.9595
ALTIN546.41
Hacı ÖZÇELİK

Hacı ÖZÇELİK

Mail: [email protected]

NAMUSLUYMUŞ NAMUSSUZ

Ertem Eğilmez'in yönetmenliğini yaptığı, Şener Şen'in başrolünü oynadığı "Namuslu" adlı filmi izlemiş olanlarınız vardır.

1984 yılı yapımı bu film, aldığı memur maaşıyla kıt kanaat geçinmeye çalışan mutemet Ali Rıza'nın hikâyesini anlatır.

Seksenli yıllarda mutemetler, maaş ödeme günlerinde bankaya gider ve yüklü miktardaki paraları bir çantaya doldurup kuruma getirirler; maaşları elden dağıtırlardı.

Mutemet Ali Rıza, korumanın raporlu olduğu bir gün, bankadan çektiği personel maaşlarını iki soyguncuya kaptırır; yani soyulur…

Başına gelen bu olay sonrasında ne yapacağını şaşırır. Çalıştığı kuruma gelir, amirlerine durumu anlatır, ancak, hiç kimse mutemet Ali Rıza'nın soyulduğuna inanmaz.

İnanmamalarının nedenlerinden biri de çantaya sığmayan paraların bir kısmının ceplerinden çıkmasıdır. Cebine koyduğu paralar yüzünden herkes olayı şüphe ile karşılar. Kısacası, zavallı mutemedin soyulduğuna amirler de kurumun diğer çalışanları da inanmazlar.

Kurum müdürü de orada çalışan "iş bitirici memurlar" da Ali Rıza'nın soygun süsü vererek parayı kapma hesabı yaptığını düşünürler. Bu durumda yapılacak tek şey, bu paradan pay kapmaktır!

Ali Rıza, ne söylerse söylesin, soyulduğuna inandıramaz kimseyi...

Soygun sonrasında her şey birdenbire değişir. Evinde, çalıştığı kurumda ve çevresinde saygı görmeyen, adam yerine konulmayan Ali Rıza, bir anda herkes tarafından ilgi gören, saygı duyulan biri olmuştur!

Mahallenin manavı, kasabı, tekelcisi alışverişlerden para bile almazken, Ali Rıza'nın geçmiş borçlarına da kalem çekmişlerdir.

Ali Rıza ile yatağını ayıran karısı, onu sürekli aşağılayan kayınvalidesi, babasını adam yerine koymayan oğlu, eniştesini hakaretleriyle sürekli ezen kayınçosu, ev sahibi, apartmandaki komşusu; kısacası herkes, mutemet Ali Rıza'yı şimdi yere göğe sığdıramaz olmuştur.

Öyle ya, yüz binlerce lira paraya hükmedecek bir adam vardır karşılarında!

Toplumun büyük bir kesimince namusluluğun "enayilik", "beceriksizlik" olarak kabul edildiği yıllarda, Ali Rıza'nın onca parayı tokatlaması az şey midir?

Günlerce dil dökmesine rağmen, kimselere derdini anlatamayan bizim gariban mutemet, sonunda "namuslu" olmaktan istifa eder… Artık, tipik bir ahlâksız adam vardır karşımızda!

Namussuzun, düzenbazın önde gideni olur bizim gariban mutemet…

Madem onun dürüstlüğüne inanmıyorlar, namuslu biri olmasıyla alay ediyorlar; öyleyse bunlara bir ders verilmeli!

Bir anda, sisteme uyar bizim mutemet…

İşyerindeki amirlerden memurlardan, çevresindeki esnaftan para sızdırmaya başlar… Çünkü, Ali Rıza'nın kendi kendini soyduğuna inanan bu uyanıklar, bankadan çekilen ve seri numaraları alınmış paraların kullanmasını istemezler. Ellerinde avuçlarında ne varsa Ali Rıza'ya akıtırlar; herkes çalınan paralardan payını alma hesabı yapmaktadır ya!

Bu kozu ustaca kullanan Ali Rıza, önüne gelen herkesten yüklü miktarda bir para toplar…

Bizim "namuslu" Ali Rıza gitmiş, yerine bambaşka bir Ali Rıza gelmiştir.

Dairedeki kadınlara sarkan, sağdan soldan açıkça rüşvet isteyebilen; giyimi kuşamı, konuşması değişen yepyeni bir tip çıkar karşımıza!

Öyle ya, dinsizin hakkından imansız gelirmiş…

Amirlerden, dairedeki uyanık memurlardan; ondan bundan kaptığı yüklüce bir para vardır elinde Ali Rıza'nın…

Bu sahtekârlara iyi bir ders vermenin zamanıdır artık.

Topladığı paralarla yurt dışına doğru sefere çıktığı saatlerde, soygunu yapanlar da yakalanmıştır.

Haber bir anda yayılır; işin aslı faslı anlaşılır. Herkes, Ali Rıza'yı bulmanın derdine düşer.

Ancak, çok geçtir artık!

El birliği ile yarattıkları "namussuz adam", şimdi, lüks geminin güvertesinden dalgasını geçmektedir!

"Namusluymuş namussuz!" diye söylenirler, küfrederler ardından…

Kaptırdıkları paralara mı yansınlar, aldatıldıklarına mı?!

"Namusluymuş namussuz!" sözlerinin altında yatan asıl mesaj da böyle bir adam tarafından dolandırılmayı içlerine sindirememiş olmaları değil midir?

Namusluymuş namussuz!

Bitti…

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar