Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Nasıl olacak bu iş?

İşçi şiddetle karşı çıkıyor, işveren zamanlamasını yanlış buluyor.  O halde sosyal taraflarla uzlaşma sağlanamadan nasıl yaşama geçirilecek bu yasa.

Türkiye, son bir haftadır kıdem tazminatı fonunu konuşuyor, tartışıyor. Kızının çeyiz, oğlunun düğün parası olan kıdem tazminatı emekçinin emeklilikte sığınacağı güvenli tek liman.

Siyasi irade, bir türlü vazgeçemediği fonu bu kez “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” adı altında bir kez daha raftan indirerek, kamuoyunun tartışmasına açtı. Yıllardır izlenen ısrarlı politika emekçiyi rahatsız ediyor, hoşnutsuzluğa yol açıyor. 2. İstihdam Kalkanı Paketi’nde yer aldığı söylenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne (fona) işçi sendikaları önceden olduğu gibi yoğun tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün DİSK’in çağrılmadığı görüşmede hazırlıkları süren yasa taslağına ilişkin işçi ve işveren kuruluşu başkanlarının görüşlerini aldı. Ne işçi ne de işveren temsilcileri oluşturulmak istenen fondan yana tutum aldı. Türk-İş ve Hak-İş, aksayan yönü olsa da mevcut kıdem tazminatı sisteminin sürmesini isterken, TOBB ve TİSK fona yönelik çekincelerini Erdoğan’a iletti. Yani, işçi ve işverenler işsizliğin hayli yaygın olduğu böyle bir ortamda fona gerek olmadığı görüşünde.

2013 yılında kıdem tazminatı fonu gündeme gelince, yine tartışmalar yaşanmış, işçi tarafı bugünkü tepkisini o zaman da göstermişti. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ işçi ve işveren arasında anlaşma olmalı”  diye görüş belirtince yasa taslağı rafa kaldırılmıştı. Ne var ki, Erdoğan bu kez “ Bir kez daha aramızda değerlendirelim” diyerek fona kapıyı tamamen kapatmadı. Olası fonun baş aktörleri işçi ve işverenle uzlaşma sağlanamadan, “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi”ni hayata geçirmek ne denli doğru ve başarılı olur?  Bu da başka bir soru. Sonuçta, emekçinin kabul etmediği, işverenin çekinceli yaklaştığı fonun uygulamada sorunlar oluşturacağını şimdiden söylemek olası.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Saray’da Türk-İş, Hak-İş, TOBB ve TİSK Başkanları ile yaptığı görüşmeye DİSK Genel Başkanı’nın çağrılmaması hoşnutsuzluk yarattı.   Ülkenin üçüncü büyük konfederasyonu olan, yasal eylem ve mücadelelerle emekçinin hakkını eksiksiz arayan, üye sayısını her geçen artıran DİSK’in davet edilmemesi bir anlamda manidar bulundu. Muhalif konfederasyon olsa da DİSK görüşmede yer almalıydı. En azından görüşleri ve önerileri dinlenirdi.

Emekçiyi, nüfusun çoğunluğunu yakından ilgilendiren fon daha çok tartışılacak gibi. Bu köprünün altından daha çok sular akar. Bir bakmışsınız, fon yeniden rafa kaldırılmış.  Dediğim gibi sosyal tarafların onayı alınmadan, uzlaşma sağlanamadan yaşama geçirilecek yasanın uygulanmasında kesinlikle sorunlar yaşanır.

Geçmişte fonlardan canı yanan emekçi şimdi aleyhine olabilecek yeni birine doğal olarak karşı çıkıyor, tepkisini gösteriyor. Hükümet, gelir kaynağı oluşturmak için böylesi bir düzenlemeyi hoşnutsuzluk ve tepkilere karşın yaşama geçirmez diye umuyorum.

Aslında, fondan önce çözüm bekleyen öyle büyük sorunlar var ki, . Her dört gençten birinin işsiz gezdiği, hayat pahalılığının giderek yükseldiği, salgından ötürü zarara uğrayan esnaf, çiftçi, memur, işçi ve emeklinin yoksunluğunun arttığı ortamda fona ne kadar acil gereksinim var Allah aşkına?  Temel sorunlar çözüme kavuşturulsun ki toplum rahat bir nefes alabilsin.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar