Ordu
DOLAR9.4635
EURO10.9845
ALTIN548.30
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Necip…

Yusuf Özkan arayıp, “Necip’i kaybetmişiz!” dediğinde inanamamıştım. Ardından Olgun Şensoy da gerçek olduğunu söyledi o acı haberin.

Doğruydu; ne yazık ki daha iki gün önce telefondan görüştüğüm ve Ordu’da buluşmak için sözleştiğim dostum Necip Yurdakul veda etmişti hayata!..

Acı haberin ardından donum kaldım Hacızade Pastanesinde oturduğum sandalyede. Birden Necip’in kişiliğini yansıtan o güleç yüzlü fotoğrafı belirdi gözlerimin önünde:

Gençlik yıllarımızdan bir fotoğraftı bu. Daha çeyreğini bile tüketmemiştik ömrün. Zamanın; ezen, yıpratan ağırlığı henüz çökmemişti bedenlerimize. Daha ak düşmemişti saçlarımıza.

Yüzüne ciddi bir hava veren siyah dalgalı saçları, karakaşları ve üst dudağını kaplayan bıyıklarına inat, çocuk saflığında tebessümleriyle sevecen bakışlar fırlatıyordu Necip. Zaten o hiç gizleyememişti yüreğindeki sevgiyi ve yaşama sevincini.

O fotoğrafta da tebessümlere dönüşmüş, uzun kirpiklerinin altına gizlenmiş ela gözlerini ve yüzünü aydınlatmıştı yaşama sevinci. Zaten onun gözlerinden de sözlerinden eksik olmazdı sevgi.

“Sevgiyle kal,” telefon görüşmelerinde en sık kullandığı kapanış cümlesiydi onun… Bir dost, bir arkadaş, bir yoldaştı Necip. Nice öğrencisinin ufkunu açmış, nicelerine sevgi tohumları ekmişti öğretmenlik yaptığı yıllar boyunca…

Sayısı çok fazla olmayan gerçek dost ve arkadaşlarımdan biriydi o. Mesken tuttuğumuz kentler farklı da olsa, araya sıra dağlar da girse, mesafeler de artsa, uzun süre yüz yüze görüşemesek de bilirdim benden ırakta bir dostumun olduğunu.

Zaten hayli heyecanlanmıştım İstanbul’a geleceğini söylediğinde. İki ‘yaz bekârı’ buluşmuş, baş başa sohbet etmiş, eski günleri anmıştık birlikte. Hiç değişmemişti Necip; saçları beyazlasa, yıllar hafif kıvrımlarla damgasını vursa da yüzüne, aynı kalmıştı ruhu: Yine yaşama sevinci ve içten tebessümleriyle ışık saçıyordu ela gözleri…

Geçirdiği ağır ameliyatlara ve çektiği sıkıntılara rağmen umut doluydu yine de; her görüşmemizde, “İyileşicem, her şey daha iyi olacak. Mutlaka görüşeceğiz,” diyor, “dostlukla kal,” sözleriyle kapatıyordu telefonu. Dost kaldık, ama görüşemedik ne yazık ki!..

Hamdi Kuru ile kulaklarını çınlattık ortak dostumuzun; “Yalçın, melemen nedir bilmezdim. Necip yapınca yemiştim ilk kez. O kadar lezzetliydi ki tadı hâlâ damaklarımda,” diyerek yemek konusundaki yeteneğini de vurguladı onun…

Sen sadece 6 parmaklı koca ayakları değil, sevgiyle dolu koca yüreği de olan bir dostumuzdun Necip. Işıklarda uyu koca yürekli adam!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar