Ordu
DOLAR12.6197
EURO14.2681
ALTIN729.02
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

…NEREDE KALMIŞTIK

Uzun süre “ayrıntı” köşesi boş kaldı. Tembellik hakkımı kullandım; yazmadım, yazamadım…

Tabii tek neden kovid-19 değildi; ara ara kent merkezine dönüşlerimiz olsa da genellikle “sen bu yaylayı yaylayamassın dedikleri”, yaylada kaldık.

Torunumuz Mir Dünya’nın “oduncu dedesi” olma onurunu tepe tepe kullandım. Bir fazlası, uygun dalları toplayarak, üzeri güllüklerle örtülen bir de “salaş ev” yaptık torunumla.

***

Doğadaki yaşam (atın cebinizdeki telefonu) iki bin yıl öncesinden farksız, toplayarak/avlanarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. En önemli ihtiyaç -ekmekten önce- ateş!  Yakacak, yeteri kadar odun toplamalısınız. Yoksa  pişirme/ yeme/içme/ısınma sorununuzu çözememiş olursunuz.

Yayla (obamız) bir aile, akrabalar topluluğu… Çoğu evin kapısı kapalı, iki ailenin süt inekleri var, onlar sürekli kalıyor. Diğer aileler evlerinin kapılarını arada bir açıyor. Arada bir gelen, evinin kapısını açanlar, artık yaylacı değil, yazlıkçı olmuşlar.

Obamızın seyir terası Ablaktaş ve Yatıkağaç, araçlarıyla gelenlerin ve piknikçilerin çöplerini bırakıp gittikleri yerlerdir. Obanın ağları bendenizi Çöpten Sorumlu Başkan yaptılar.

Çevreyi yemiz tutma konusundaki görevimi tam hakkı ile yaptığımı söyleyebilirim. Ormanda kaçak kesim yapan, odunlarını kaçak yollardan sisli havada taşıyanların aksine, çöp toplama en temiz iş… Sisli/sisiz havada ormanda en korkusuz dolaşan sizsiniz… Ne karışanınız ne görüşeniniz var… Özgürsünüz yani…

***

Bir ağacın gece karbonu topladığını, gündüz oksijeni saldığını en az 12 kişinin oksijen ihtiyacını karşıladığını bilirsiniz.

Bu bilgi ışığında dostlarımızla bir araya geldiğimizde şöyle konuşurum:

“…ben yüzde doksan beş temiz, yüzde beş (o da polenler dolaysıyla) kirli hava soluyorum. Siz kent merkezindekiler, tam da bunun tersi bir hava soluyorsunuz. Yayla ile cenik (kent merkezi) arasındaki yaşam farkı bu…

Hepinizin temiz hava solumaya hakkı var. Yaylaları, yaylacılık geleneğini sürdürünüz.

Tevfik Ağa, sohbetlerinde: “Bir günlük yayla da yayladır” dermiş…

Evet! Bir gün de olsa, yaylalarınıza gidiniz, orada ciğerlerinize doldurduğunuz hava bedeninizde ölmekte olan binlerce hücrenin ölümünü geciktirebilir. Elçiye zeval olmaz. Benden söylemesi…

 

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar