Ordu
DOLAR9.5041
EURO11.0635
ALTIN548.01
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

NEW YORK İLE ORDU’NUN BENZERLİĞİ!

Yukarıda başlığa aldanıp da aynı kalitede şehirler olduğunu düşünen fena halde yanılır. Sevdiğiniz şarkıyı tekrar dinlemek, aynı filmi yine izlemek, etkilendiğiniz kitabı yeniden okumak gibidir New York. Alevler içinde yanan, aromalı mumlar gibi sıcak ve parlak bir şehir... 

Ordu, Hindistan’ı aratmayan karışık çerez tabağı gibi düzensiz trafiği ve sokakları örümcek ağına benzeyen abur cubur bir yer. Araç ve işportacı işgaline uğramayan kaldırımı hiç yok. Ordu'da yaya geçidi var ama, yayaya geçiş üstünlüğü yoktur. Bu memlekette sadece tam bir başıbozukluk vardır. Halbuki şehir medeniyet demektir, düzen, kural ve saygı...

Peki bir süper kentin yanında Ordu gibi geri kalmış bir garibanın ne benzerliği olabilir? Acaba isminin önündeki ‘’Büyükşehir’’ ibaresi mi? Yoksa bizim bilmediğimiz teknolojik üstünlüğü mü? Ekonomik gelişmişliği mi? Elbette hiçbiri değil.  Mesele şu ki; ikisinin tek ortak özelliği, aşırı derecede hayat pahalığı... Ordu, maalesef New York ile at başı yarışır vaziyette pahalı bir yer. Ekonomik gücü sadece fındığa dayalı Ordu, satın alma gücünde Türkiye’de en pahalı il sıralamasında üst sıralarda boy gösteriyor! Mal ve hizmetin satış fiyatı ülke ortalamasının çok yukarısında.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun enflasyon sepetindeki endeks değişiminin sokaktaki gerçek enflasyonu yansıttığını kimse söyleyebilir? Düşük gelirlinin tüketim sepeti ile TÜİK’in baz aldığı sepet arasında ‘uzay boşluğu' kadar mesafe var. Enflasyon hesaplamasında kullanılan tartışmalı metot terk edilip coğrafi farklılıkları da esas alan yeni bir düzenlenmeyle daha gerçekçi bir sonuca ulaşılabilir. Enflasyonun asıl belirleyicisi olan ahalinin cüzdanından çıkan, temel ihtiyaç malzemeleri için ödediği paradır. Çalı süpürgesi, pinpon topu, traktör tekeri gibi dar gelirlinin yaşam alanına girmeyen birçok ıvır zıvır kalem malzeme gerçeği yansıtmaktan çok uzak. Ayrıca hane halkı tüketimine ek olarak kurumsal tüketimle turistler gibi yerleşik olmayanların harcamalarının da kapsam içinde tutulması oldukça garip!

Dünyanın en pahalı benzinini, en pahalı etini, ekmeğini, sütünü tüketen Türk insanı refah bir hayat sürmeyi hak ediyor. Kaplumbağa görünümlü dar, küçük ve ilkel toplu taşıma araçlarıyla ulaşım sağlayan Ordu ahalisi daha güzel bir yaşam ve şehir hayal ediyor. Fakat pahalılık, asgari ücretlinin yoksullaşmasına, hayat kalitesinin gerilemesine, gıda, ulaşım, ısınma, barınma gibi temel ihtiyaç harcamalarının kısılmasına yol açıyor. Ordu'da hayat şartlarının, halkı ağır etkilediği gerçeğini herkes kabul etmelidir. Onun için merkezi ve yerel yönetimler turizm, tarım ve sanayi üretimine yönelik teşvik edici, yatırımı cesaretlendirici ciddi projeler ortaya koymalı. Yoksa mevcut haliyle insanlar uçurumun kenarında rüzgar estikçe boynunu büken menekşe gibi sallanmaya devam eder!

*

Benden söylemesi…

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar