Ordu
DOLAR9.5464
EURO11.1088
ALTIN547.87
Nalan TÜRKELİ

Nalan TÜRKELİ

Mail: [email protected]

O FOTOĞRAF

Sosyal medyada dolaşırken, sayfa akışında bir fotoğraf çarpıyor gözüme.

 

Yaşları küçük bir kaç çocuğun, bir arada içtenlikle poz verdiği o fotoğrafa kilitlenip kalıyorum.

İçlerinden en büyüğü, naylondan terliği fotoğraf makinesi gibi tutmuş ve o an ölümsüz kılınmış.

 

Belki ünlü bir fotoğrafçının kurgusu ya da herhangi birinin çektiğidir, kim bilir!

 

Kimin çektiğinin ne  önemi var ki! Orada,  yoksulluk ve yoksunluğa rağmen, içtenlikle  hayata gülümseyerek poz veren çocuklar var!

 

Belki de her mevsim, o çıplak ayaklarıyla  bastıkları çıplak toprakların çocukları onlar.

 

Din, mezhep, dil, ırk, savaş, cinayet, cinsiyet kavramlarından da habersiz, çıkar kavgalarına akılları ermeyen ama berrak düşleri bile ellerinden alınmış  milyonlarca çocuklardan bir kaçı sadece.

 

Durup durup bir daha bakıyorum fotoğrafa. Minicik bedenlerini sarmış rengi kaçık,  yırtık giysilerle bütünleşmiş yoksunlukları.

 

Baktıkça sızılar sarıyor içimi. Vicdanım kanıyor, derinden derine.

 

Dünyanın birçok coğrafyasında yarı aç yarı tok, çok zamansa savaşın tam ortasında vurularak ölen ahhh çocuklar!

Yeryüzünün unutulmuş, öldürürmüş, yine o savaşlarda sakat bırakılmış korunmasız bütün çocuklar, aynı kare içinde sanki!

Savaşta ailesini kaybetmiş minicik çocukların, olan bitene anlam veremediği korkulu bakışları canlanıyor gözlerimde.

 

Açlığın, muhtaçlığın, şiddetle nüksettiği anlarda bile kendi masumluğunda avuntu bularak, buruk gülümsemelerle hayata tutunmak isteyen çocuklar!

 

Öz vatanında esir yaşayan, can güvenliği  olmayan ne kadar çocuk varsa, aynı an  bir kuş olup uçarak kanatlarımın altına alayım istiyorum hepsini.

 

Vicdanım kanadıkça, yazgının daha doğmadan yazıldığı tanrı inancı hükümsüz kalıyor, beynimde!

"Kainatın her noktasını görebilme ve "Ol" emriyle istediğini yaratabilme gücündeki bir yaratıcı, nasıl oluyor da savunmasız canlılar karşısında gücünü göstermiyor," sorusu kemiriyor beynimi.

 

İmtihan  için yaratıldığımızın kanıtı varmış gibi,  bilinmezliğin uydurma yalanlarına isyan ediyorum, yine yeniden!

 

Ve o yaratıcı nasıl oluyor da dünyada acı çekeni, ahirette ödüllendiriyor?

Dünyada lâyık görmediği yaşamı,  ahirette mi veriyor?

Çok iyi biliyorum ki,  boyunları gravatlı, takım elbiseli bir avuç azınlığın lüks içinde yaşama hırsı yüzünden,  yeryüzüne adalet gelmiyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar