Ordu
DOLAR9.4511
EURO10.9795
ALTIN547.65
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Olmayacak duaya amin…

Milyonlarca emekçinin dört gözle beklediği asgari ücrete ne kadar zam yapılacağı gündemin doruğuna oturdu.

İşçi sendikalarından, siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine dek çeşitli kesimler yeni asgari ücretin ne kadar olması gerektiğine ilişkin görüşlerini kamuoyuna açıklarken, karar verici siyasi iradeden henüz ses yok.

İlk toplantısını 4 Aralık’ta gerçekleştiren, ikincisini 15 Aralık’ta yapacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçi ve işveren tarafının taleplerini masaya getirmesi bekleniyor. 22 Aralık’taki üçüncü toplantıda aşağı yukarı zam miktarı ortaya çıkabilir, dördüncü toplantıda da saptanan ücret kamuoyuna açıklanır. Komisyonun çalışması genelde hep böyle gerçekleşiyor. 15 kişiden oluşan komisyonda dört kişilik aile yerine, tek bir işçinin yaşam maliyetleri işveren ve hükümet oyları ile kabul edildiğinden tutar düşük çıkıyor.

DİSK, önümüzdeki yıl uygulanacak net asgari ücretin 3 bin 800, CHP 3 bin 100, İYİ Parti 3 bin, Saadet Parti de 2 bin 900-3 bin lira aralığında saptanmasını talep etti.  Aynı zamanda asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını istediler. Yıllardır dile getirilen vergi istemi  bir türlü kabul görmediğinden hayata geçirilemiyor. Açlık sınırının 2 bin 517 lira olduğu dikkate alınırsa emekçinin yaşanabilir ücrete kavuşması için asgari ücret en az 3 bin lira veya üzerinde bir tutar olmalı aslında.

Ücretten yapılan vergi ve prim kesintilerini devletin üstlenmesi durumunda hem emekçinin eline daha fazla para geçer hem de patronların temcit pilavı gibi ileri sürdüğü “Maliyet artıyor” gerekçesinin önüne geçilir. Zaten işverenler  asgari  ücret toplantılarında sürekli “Yüksek rakam işçi çıkarmalarına yol açar” sopasını komisyona gösteriyor.

 Oysa, salgın sürecinde işverenlere çeşitli teşvik ve kolaylıklar getirilirken,  işçi, memur, esnaf, çiftçi ve emekliye onlar kadar destek sağlanmadı. Ücretsiz izne çıkarılan işçiye günlük ödenen 39 lirayla alay edercesine “geçin” deniliyor. Yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde 40 ile yüzde 150’si arasında ödenen kısa çalışma ödeneği de yoksunları oynayan garibanlara çözüm olamıyor. Salgının etkisini gösterdiği mart ayında en düşük emekli aylığı 1500 liraya yükseltildi. Yıllarca çalışarak devlete vergi ve primini ödeyen emekli bu parayla geçinebilmek için adeta mucize yaratıyor. Bu rakamlar işverene sağlanan teşviklerin yanında devede kulak kalır.

DİSK ve siyasi partilerin dile getirdiği gibi yeni asgari ücret 3 bin lira veya üzerinde olur mu? Zor, hatta olası değil. Çünkü hükümetin genel tavrı mevcut ücrete yüzde 12-15 arasında artış yapılması yönünde. Yani önümüzdeki yıl öngörülen enflasyonun bir miktar üzerinde zam.

Eğer net 2 bin 324 lira olan asgari ücrete yüzde 15 zam yapılırsa yeni rakam net 2 bin 673, yüzde 18.33 artış yapılırsa net 2 bin 750 lira olur ki. DİSK’in ve partilerin önerdiği rakamların hayli altında kalır. Onun için yaşanabilir gerçek bir rakamı ifade etseler bile gerçekleşmesi olanaksız. Yani, bir anlamda iyi niyetle dile getirilen 3 bin lira ve üzerindeki rakam “olmayacak duaya amin”den başka bir şey değil. Keşke asgari 3 bin 100 lira olsa da emekçi hak ettiğine kavuşsa. Sürpriz olur mu o da zor görünüyor.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar