Ordu
DOLAR13.4726
EURO15.2894
ALTIN793.59
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

reader

Önce insan olmak…

Ne denli ünlü, varsıl olunsa bile insani duygular yitirilirse, ego tepe yaparsa, nankörlük vicdanı ortadan kaldırırsa o ünlülüğün zerre kadar değeri olmaz.

Orkun Ün’ün yazısını okuyunca sokağın içinden gelen o sanatçıya öfkelendim. Ondan daha iyi kim bilebilir ki, her gün ekmek parası peşinde koşturan emekçinin, garibanın, dar gelirlinin içinde bulunduğu zor koşulları. Demek ki, öyle değilmiş. Sesi sayesinde azıcık ünlenip, bol paraya kavuşup, kitleler yoğun ilgi göstermeye başladığını gördüğü an geçmişte yaşadıkların, birlikte olduğu insanlar bir anda yok sayılıyormuş.

Koray Avcı’dan bahsediyorum. Hani, 10 yıl öncesi Ankara sokaklarında şarkılar söyleyerek yaşamını sürdürmeye çalışan gariban bir sanatçıdan. Sesi sayesinde kariyer merdivenleri birer birer atlayarak, günümüzün popüler sarkıcıcısı konumuna ulaşan, çok pahalı beş yıldızlı otellerde sanatını icra eden Koray Avcı’dan. Yeteneğiyle sanat yaşamının tepesine çıkan, şarkıları sosyal medyada ilgi ile dinlenen Ankara sokaklarının gariban Koray Avcı’sı şimdi insanları küçümsemeye, onurları ile oynamaya başlamış. Yazık. Hani bir laf vardır “Çıktığı yumurtanın kabuğunu beğenmemek” diye. Koray Avcı da o misal.

Kelebek gazetesi yazarı Orkun Ün, “Koray Avcı bir vakadır” başlıklı yazısında şöhret şımarıklığından başı dönen sanatçının vukuatlarını  şöyle sıralamış. “Bir valeye ‘burada sana ekmek yedirmem’ dedi. Kendisiyle söyleşi yapmak isteyen gazetecilerden basın kartlarını istedi. Çalışanına ayakkabısının bağcıklarını bağlatıp hakaret etti. Fotoğraf çektirmek isteyen hayranı ‘abi beni sana çok benzetiyorlar’ deyince küfür etti. Sosyal medyadan kendisine ‘seni unuttular abi ama ben halen seni dinliyorum’ diye mesaj gönderen hayranına ‘Biri şuna yılda kaç kez konser yaptığımızı söylesin’ şeklinde karşılık vermesi.”

Yılların magazin gazetecisi Orkun Ün, elbette bunları uydurmadı, duyduğunu, kendisine iletilen bilgiler doğrultusunda yazıyı kaleme aldı.

Ünlü olup, paraya ve olanaklara kavuştuktan sonra bir kişinin insani değerlerini ve geçmişini yitirmesi, unutması, burnun havalara kalkmasının, egonun tavan yapmasının en yalın örneğidir Koray Avcı. Aslında toplumda Koray Avcı’ya benzer çok sayıda insan var ki…

Sadece en küçük birim aile içinde, yakın tanıdıklarınızda, komşunuzda, mesai ortamınızda veya başka çevrelerde böylesine şımarık, “Ne oldum delisi olan” kişileri gözlemlemek, rastlamak olası.

Eğer bir kişi insani değerlerini, etik anlayışını, aileden aldığı terbiyeyi, yardımlaşma duygusunu kaybetmişse,  geldiği yeri yadsıyorsa, nankörse bırakın sanatçı olmayı, devletin zirvesinde bile görev yapsa topluma ve çevresine hiçbir yararı olmaz. Salt kendi geleceğini düşünen, cebini doldurandan da hayır gelmez.

Koray Avcı, umarım yetiştiği Ankara sokaklarını belleğinden silmez, insanları küçümsemez, şöhret şımarıklığından tez zamanda sıyrılır.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar