Ordu
DOLAR13.1707
EURO14.9313
ALTIN756.58
Zati ÜRER

Zati ÜRER

Mail: [email protected]

(Önceki yazının devamı) HALK DERTLERİNDEN BİLİMSEL KALKINMA ÖNERİLERİ-1

Vesayetle getirilen 3 idamlı 1960 darbesini, 1971 muhtırası sonucu buna karşı 3 idamla oluşturulan kan davasını, sonucundaki    80 darbesini, 28 Şubat sürecinden 15 Temmuza uzanan yakın tarihi detaylıca yazadurdum hep, REİS DESTANI’nı da. Şimdi de sol seküler ve dindar karşıtlığıyla sürdürülüyor kan davası iktidar-muhalefet arasında. Kim, niye, kiminle anlamak mümkün değil.  Kim bile emperyalist hesap ne getire? Sol yanımızda emperyalist desteği alenîleşmiş terör karşısında hâlâ uyanış yok; yine belli  kalıp kem sözlere, sağ yanımızda da dindarlık adına saçma sapan sözlere devam ediliyor. Kökü mazide kutuplaşmayla savruluyoruz yine. Ödül töreninden kitap tartışmasına, karşıt kem sözler uçuşup duruyor siyasî atmosferde. Benzer filmleri hiç görmedik de aklımızdan çıkmaması gereken şu tecrübemiz yok sanki: Anlayış, fikir, tavır ve duruşlarımızı kime, neye, nasıl hizmet edeceğini hesaplamadan formatlamanın ne sonuçlar getirdiği unutuldu gitti. 10.Yıl Nutku’ndaki bahtiyarlık nedeni kulaklara küpe olmadı.

Araya, sora, dinleye, yora anladım ki günümüzde yasal sivil toplum kuruluşları halkla sürekli bilgi ve fikir alış verişi içinde. Ama genel merkez ve yerel yönetimlerini şer-kem güçlerin yönlendirilebileceği hep düşünülmeli, tecrübesi var çünkü. Bu yüzden de onların genel kurullarının oy çokluğu gözetilerek vekil adaylarını belirlenmeli ki siyaset halka dayandırılabilsin. Her yörede STK’lar yaşanan sorunların ürettiği çarpıcı fikirlerle dolu. 6 yılda neler dinledim neler! Alanlara göre şöylece sıralayabilirim:

Ekonomik adalet: Ülkemiz ekonomisinin üretime dayandırılması, cezacı değil eğitimci rehberliğin uygulamaya konulması gerekir. İş yükü ve becerisini gözeten ücretlendirme yapılmalı; iki de bir vergi affı yerine, tüm vergileri mükelleflerin makul karşılayabileceği düzeylere indirip adaletle tahsil etmelidir. Aldatmaya karşı Ticarî Dürüstlük Yasası(TİD) çıkarılmalı; kayıt dışılık günümüzün bilişim-iletişim teknolojisiyle önlenmeli, tüm haksız kazançlar engellenmelidir. Rantiyeciliğe engel olmak için sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu ihtisas komisyonlarıyla ülkedeki bütün mülkiyet, sağlıklı kayıt altına alınmalıdır.Alım satımların ve buna bağlı her türlü vergilendirmelerin bankalar aracılığıyla yapılması için sistem kurulmalıdır.Üreticiden tüketiciye ürün ve mülk ulaşımında bilgi bankalı Meslekî Komisyon Odaları kurulmalıdır.Böylece vatandaşlar, ürün ve mülk edinirken haksız kazanç isteyen ve vergi de vermeyen aracılardan korunmuş olur. Devlet yönetiminde elektrik, su, oto, oto yakıtı, ısınma yakıtı, büro malzemesi, iletişim (posta,telefon, mektup…vs.), görev gezileri, tören, toplantı harcamalarında israf ve tasarruf ölçütleri belirlenmeli; hükümet, bürokrat  ve vekillere görev haricinde de tanınmış ayrıcalıklı harcamalar da çeşitli ceza muafiyetleri de kaldırılmalıdır. Tasarruf ölçütlerine uymayan herkesin fazla harcamaları kendine ödettirilmelidir. Kamuda yönetim, istişare kurulu ve danışmanlık…gibi görevler vicdanları rahatsız ediyor. Her kurum kendi uzman çalışanlarıyla veya gerekli-layık istihdamlarla bu tür hizmetleri yaptırmalıdır. Kimse siyasî kimliği veya uzmanlığı bahanesiyle birden çok maaş alamamalıdır. 

Yargı: Kamu vicdanını rahatlatıcı hızlı işleyen bağımsız bir yargı sistemi kurulmalı, ilgili bakanlık sadece onun işleyişine koordine desteği vermelidir. HSK ve Anayasa Mahkemesi üyeleri, kamuoyu önünde özgeçmişleri TBMM’de okunduktan sonra Meclis oy çokluğuyla seçilmeli ve yemin töreniyle görevlerine başlatılmalıdır. Yüz kızartıcı ağır suçlar dışındaki cezaların eğitime dayalı iş üretimi ya da paraya odaklanma sistemi kurulmalıdır. Yargıç heyeti, yargılanana yabancı jürininsuçluluk tespitini oy çokluğu ile yaptıktan sonra yasal cezaları vermelidir.

Sağlık:Çevre-tarım-gıda-sağlık ilişkili. Çevre Gıda Sağlık Koruma Bakanlığında Çevre Tarım Gıda SağlıkBilim Kurulu (ÇETSAB) eğitim, rehberlik ve denetimlerle hastalık önlemleri tedavi masraflarımızı azaltır. Bu Kurula destek olarak Koruyucu Sağlık ve Salgınlarla Mücadele Kanunu (KORSAM) daçıkarılmalı ki tedavi karşıtlığı ve üreticinin fazla ürün almak için bilinçsizce ilaçlama, gübreleme…vb. zirai çalışmaları rehber birimlerle önlenebilsin. Sağlıkta ticaret, reklam, pazarlama yapılamaz; genel sigortasız insan da olamaz. Kamu ve özel tüm sağlık kurumlarına ödemeler devletçe yapılmalıdır. Kaynak, tüm iş ve işlemlere yasayla konacak sağlık havuzu payı  olabilir. Hasta ve Hastane Hizmetleri Bakanlığında ÇETSAB’la koordineli çalışacak Tıp Bilim Kurulu (TIBKUR) olmalı ve tedaviyle ilgili tüm hizmet ve politikalarını yürütmelidir. Bu Kurulun onayı olmadan medya da dahil kimse tedavi ve tedaviye destek gıda konulu program, propaganda ve reklam da yapamamalıdır. Sağlık turizmi amaçlı kurulmuş Şehir Hastanelerine ilaveten kolay ulaşılabilir, yüksek teknolojili, otoparklı küçük hastaneler de kurulmalıdır. 

Eğitim: Üretim ve istihdama dayandırılmalıdır.Ülkemiz eğitim sistemini, kafalara gereksiz bilgi yığmak yerine iş içinde beceri kazadırıcıhale getirmeli. Bütün eğitim kurumları, üniversitelerin bilgi ve yönlendirme desteğindeki iş ve yaşam merkezleriyle bütünleştirilmeli. Bu bütünleştirmeye uygun olmayan eğitim kurumları satışa arz edilmeli, geliri de eğitime aktarılmalı; mevcut MEB kadroları da iş becerisine göre başka özel-tüzel kurumları aktarılmalı. Millî Kültür, Teknoloji, Eğitim Bakanlığında üniversite; sanayi, ticaret ve tüm meslek odaları ve sendikaların genel kurullarının oy çokluğuyla seçtiği Millî Temsilciler Kurulu (MİTEK)eğitim dünyasını yönlendirmeli. Eğitim gören herkesin barınma, araç-gereç, ulaşım ve geçim derdi, vatandaşça benimsenecek bir destekleme sistemiyle devlet gözetim vedenetiminde olmalı; bunun için de sağılıktaki gibi eğitim havuz sistemi kurulmalıdır.

İşsizlik, güvenlik, geçim önlemi: Bütünvatandaşlarımızın eğitilerek işe yerleştirilmesi zorunlu olmalı ki kimse işsiz-aşsız kalmasın. Güvenliğin de ana tedbiri, işsizliğin önlenmesidir. İş,dayanışma ve iç barışın kaynağıdır. Muhtarlık yönetim-denetim-bilişim sistemiyle (MUYÖDEB) geçim ve özlük durumları sıkı takibe alınmalıdır. MİT yönetiminde insan ilişkileri ve iletişim beceri eğitimi verilmiş, halkla iç içe ama tanınmasınlar diye görev yerleri sürekli değişen sivil savunma gücü (SAG) güvenliği sağlamalıdır. 200 yöreye ayrılmış ülkenin yüksek gelirlileri ve oy çokluğuyla seçilmiş STK temsilcileriyle Gelir Adaleti Kanunu (GELİRAK) veİşsizlik, Yoksulluk, Can Güvenliği Kanunu(İYECAG) istişareleri raporlarla TBMM’ye iletilmeli ki vekiller halka dayalı olarak bu en önemli bu kanunları çıkarabilsin. Bu öneri fikirleri dinlediğim yakınmalardan çıkardım.   Devamı sonraki yazımda.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar