Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

ORDU BÜYÜKŞEHİR'E SÖYLEYECEKLERİM VAR

            Geçen gün yolda karşılaştığım bir dostum kendisinin davetli olduğu Ordu Büyükşehir Belediyesi daire başkanının makamına beraber gitmeyi teklif etti. Davete icabet ettim. Sohbetin hararetli bir anında bana dönerek: ''Belediye Başkanı'nı başarılı buluyor musun?'' diye sordu. Gördüğüm eksiklikleri tek tek daire başkanının yüzüne okudum. O da benimle hemfikirdi. Yaklaşık 40 dakika keyifli bir sohbet ettik.  ''Ordu marka şehir olacak'' nutukları atılırken belediyenin resmi web sitesinde Ordu'yu tanıtıcı yabancı lisanlarda bir sayfa bile olmadığından işe başladım. Bazı harcamaların israf ve lüzumsuz olduğu ile devam ettim. Çok konu var... Ama emin olduğum şu. Belediye'de bir yumurtayı 5 kişi taşıyor. Ha bir de Başkanın danışmanı yok!

            Bu yazının konusu ise belediyenin ücretsiz dağıtımları. Bir ara bazı esnaflarda Büyükşehir logolu mavi kaplı ajandalar ve beyaz renkli çantalar gördüm. Bunlar neyin nesiydi. Niye bazılarına dağıtılmıştı? Kaz yetiştiriciliği, büyük ve küçükbaş hayvancılık ve likapa üretimi üzerine defalarca makaleler kaleme almıştım. Fikir sahibi olduğum projelerimin uygulanmasından ve istihdama katkı sunduğumdan elbette çok memnun oldum. Fakat dağıtım yapılan 4000 kaz, 330 koyun, 211 keçi, 64 manda ve 6000 maviyemiş ve 500 aronia fidanı kimlere dağıtıldı merak etmedim değil. Mesela niçin bize verilmedi, biz üretici değil miyiz? İnsan kıllanmadan edemiyor! Hemen aklıma meşhur atasözümüz ''Bedava sirke baldan tatlıdır'' geldi. Belediyenin gelir getirici tarım projeleri kapsamında yaptığı gayretlere itirazım yok. Kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda üreticinin alternatif gelir kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla başlattığı projeleri destekliyorum. Sorun şurada kişiler neye göre seçildi? Çoğu insan gibi ben de adaletli dağıtım yapıldığı hususunda endişeliyim.

            Buradan ilan ediyorum. Bundan böyle hiçbir projemi yayınlamayacağım. Elini sallasan danışmana çarpıyor. Ortalık uzmandan geçilmiyor fakat küreği çeken biz böreği yiyen başkası. Yok öyle yağma. Fikir sahibine de telif hakkı ödenmesi gerekmez mi? Kaç tane projem kopyalandı! Artık yeter. Belediyenin halini bilindik bir fıkrayla özetleyelim.

Temel ve oğlu İstanbul'a gezmeye gelmişler. Gezerken oğlu Topkapı Sarayını görmüş ve;
- Baba bunu kim yaptı? demiş. Temel oğluna;
- Bilmiyorum, demiş. Kısa zaman sonra kız kulesini görmüş ve;
- Baba bunu kim yaptı? demiş. Temel yine sabırla;
- Bilmiyorum, demiş. Oğlu en son Dolmabahçe Sarayı'nı göstererek;
- Bunu kim yaptı? demiş. Temel yine;
- Bilmiyorum, demiş. Oğlu;
- Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi? demiş. Temel oğluna gülerek;
- Yok evladım, sor ki öğrenesin...

Büyükşehir Belediyemiz, kendisi proje üretemediği için, başkasının projeleriyle idare ediyor...

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar