Ordu
DOLAR15.5457
EURO16.2226
ALTIN907.91
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

ORDU DENİZE UZAK ŞEHİRDİR!

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, denizden yeterince faydalandığımızı söyleyebilir misiniz?Bu eşsiz coğrafyada, denize küs, deniz bize küs yaşıyoruz. Denize yakın ama ona uzak yaşayan, yetmezmiş gibi saygı göstermeyen bir toplum olduk. Topraklarının ucu deniz olan Türkiye, deniz ticaretinde geri kalmış bir ülkedir. Dünyada değişen ekonomik şartlara ve teknolojik gelişmelere ayak uyduracak seviyede değildir. Negatif koşulların egemen olduğu Türk denizciliği, limanları karayolu ve demiryolu bağlantılarına, lojistik merkezlerinin kalbine ulaştıracak bir çalışmaya yönelmelidir.

 

Bazı şehirleri anlamlı kılan ve yaşatan, denize olan kıyılarıdır. Kimisi ticarete, kimisi deniz tarımına açar kapılarını. Bazısı ise, sadece peyzajdır! Şehirlerin coğrafi konumunun, insanın huyu üzerinde mutlak tesiri vardır. Deniz şehri ile dağ şehrinin insanı farklıdır. Kıyı sakinleri için “denizsiz şehir, penceresiz ev'' gibidir. Eğer bu denizin ismi Karadeniz ise o sadece bir deniz değil, birbirini üzerine yığılmış birçok denizdir. Önce şehrin siluetine siner koyu rengi, sonra şehrin her köşesine. Ne var ki; orantısız, plansız ve şekilsiz gelişen Ordu'nun 'eksikler' listesinin başında ''deniz'' var. Su var ama deniz yok!

        

Sokakları denize çıktığı halde denize küs bir şehirde boğulmak nedir bilir misiniz? Ordu, bahardan imdat dileyen bülbüller gibi susarak anlatıyor derdini fakat dinleyen yok. Bir şehir nasıl denize küser, Ordu buna en güzel örnektir. Ordu’yu deniz ile barıştırmak, sevincini Ordulularla bölüşüp çoğaltmak lazım. Gelişmiş ülkelerde uygulama sahası giderek artan denizin sunduğu imkanlar, kıyı beldeleri için ‘’göğün bir armağanıdır.’’ Halbuki sahilde intihara çullanacak gibi duran Ordu, Karadeniz'le yalnızca bakışıyor! Karadeniz yakınımızdaki uzak denizdir! Ordu deniz ile ne zaman buluşacak? Yaşanmayan her deniz gün gelir sizden bunun hesabını sorar. Burası ''Ey hayat, biz Ordu'ya gidiyoruz. Sen de arkadan gel'' diyebileceğimiz bir kent değil.

           

Kıyı kentlerinde ekonominin can suyu, deniz ticaretidir. Deniz tarımı ve turizminin geliştirilmesi, gemi inşa ve tamirat tesisleri açılması gerekir. Liman işletmesi niçin yok? Gemi malzemesi ve yan sanayi imalatçılarının kümelendiği bir tersane zaten yok. Böyle kıyı şehri mi olur? Bırakın bölge ülkelerini, yurtiçine bile yolcu ve yük taşımacılığı talebini karşılamaktan aciz. Bu kadar uzun sahili olup da, denize sırtını dönen başka bir kent var mıdır bu alemde acaba? Teknesiz deniz ne işe yarar?Bir deniz müzesi hani nerede?

Filmin ağlanacak yeri şurası; ortalıkta Ordu'yu denizciliğin her sektörüyle tanıştıracak, denizle barıştıracak yetkili de yok.

 

Deniz su değildir, bir bilgeliktir. Denizi anlamayanların kalbi daha çabuk kirlenir. Belki bu yazı bittiğinde denize yeni bir hayranlıkla bakarsınız. Yetkililere sesleniyorum! Eğer bunca sınırsız 'hediyeye' rağmen denize hala 'kısık gözlerle' bakıyorsanız denizin üzerini naylon muşamba ile kapatın daha pratik! Üstünü örtün üşümesin! Deniz yerine muşamba, muşamba, muşamba olsun!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar