Ordu
DOLAR13.1707
EURO14.9313
ALTIN756.58
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

ORDU’DA YABANCI TABELALAR KALDIRILSIN

Yabancı hayranlığı aldı başını gidiyor. Alışveriş merkezinden hastaneye, lokantadan apartmana, televizyondan bebek ismine kadar hayatımızın neredeyse bütünü yabancı isim istilasına uğradı. Türkçemiz internet ortamı başta olmak üzere pek çok mecrada müthiş bir bozulma süreci yaşıyor. Bunlardan biri de yabancı kelimeleri kullanma alışkanlığının 'tahammül sınırını' aştığı işyeri tabelaları. Dünyada en çok konuşulan beşinci dil olan Türkçenin zenginliği tüm Türkiye’de olduğu gibi Ordu ilinde de tabela ve markalara yansımıyor. Başınızı çevirdiğiniz her yönde işyeri tabelalarına yabancı isim koyma yarışına girişildiğini, ana sütü kadar duru Türkçenin zenginliğinin  levha ve tabelalara yansımadığını, yeni yabancı dilimizin Türkçe (!) olduğunu içiniz kıyılarak gözlemleyeceksiniz. 

Mahalli idareciler! Her gün hırpalanan güzelim Türkçemizin yabancı isim takma çılgınlığına kurban edilmesini içinize sindirebiliyor musunuz? “Burası bir Anadolu şehri mi?” diye insan sormadan edemiyor. Nedir bu batı hayranlığı? Ticari endişe mi, özenti mi? Veya Türkçe kelimeler parlaklığını mı yitirdi? Yeryüzünde kendi diline bu kadar 'uzak' başka bir millet var mıdır acaba? Bir iletişim aracı olarak dil ulusların ses bayrağıdır. Aziz Türk Milletini asırlardır tasfiye etmeye uğraşan haçlılar bu çirkin emeline ulaşamayınca, bu sefer dilimize karma kelimeler sokup kirletme hareketine girişmiştir. Lisan, geçmiş ile gelecek arası sağlam bir köprü olmanın, kendi köklerine güvenmenin gereğidir. Bu yüzden millî birlik ve beraberliğimizin en temel unsurlarından olan Türkçenin korunmasına ilişkin bir kanun çıkarılması temenniden öteye giden tedbir şart. Aksi halde ecnebi seviciliği kadim kültürel dokumuza tamiri zor hasar vermeyi sürdürecek.

Ordu, müstemleke şehri değildir. Yabancı marka kullanımının sonu nereye varacak diye merak etmeyi bırakıp, tabela seçimlerinde yabancı adlar konulmasının önüne geçilmesi hususunda yerel yönetimler ciddi adımlar atmalıdır. Akla ilk gelen çare; işyerlerine misli oranda vergi tahakkuk etmek, ismin tescilinin engellenmesi, uyduruk kelime salgınına etkin bir çözüm olabilir. Öte yandan tabelada Türkçe karakter kullananlara kademeli olarak vergi indirimi yapılabilir. Bu işi kendine dert edinen belediyeler, yabancı dil travması daha fazla katmerleşmeden levha vergilerini tespit ve takdir yetkisini uygulamaya koymalıdır. 

Güzelim Türkçemize yabancı sözcükler katmak, sömürge bir memleket izlenimi vermek değil de nedir? Türkçemiz parmak izimizdir! Bu sebeple toplumsal bir gayretle, her türlü siyasi kaygıların üzerinde milli bir dil politikası geliştirilmelidir. En sağlam direniş: Batı dillerinin hücumuna karşı Türkçeyi temiz tutmaktır. El diliyle yar, yurt sevilmez. Türkçe sevilir... Türkçemizi koruyalım efendim! 

 



 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar