Ordu
DOLAR9.6153
EURO11.2377
ALTIN554.27
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Ordu’nun takozları

Bazı insanlar kendileri üretemediği için üretenlere karşı derin bir kin duyar ve bunu saklama gereği dahi hissetmezler. Ben, üretemeyenin üretene düşmanlığı, ya da üretemeyenin üreteni tüketme çabası olarak nitelendiriyor ve kısaca “takoz” diyorum bu tür insanlara.

Dünyanın her yerinde, daha çok da Türkiye’de rastlarsınız bu tiplere. Az sayıda olsa da Ordu’da da varlar.

Zordan kaçar, kolay olana sığınır bu takozlar. Bu yüzdendir beyinlerinin daha çok hasetlik ve fesatlık için mesai yapması. Gerçekle ilgilenmek yerine, dedikodunun zirvesinde gezinir, yapmayı değil yıkmayı seçerler. Zamanları da boldur, zaman öldürecek mekanları da...

“Kurul Kalesi”ni insanlığa kazandırmak için uğraşırken Ordu âşığı Enis Ayar’ı, “Aslında Enis define arıyor,” diye suçlamaya çalışmış, Ordu-Giresun Havaalanı’nın yapılması için çırpınıp duran Zeki Özel’i de, “Zeki’nin asıl amacı ihale kapmak,” diye karalamak istemişti bu takozlar.

Üreten, güzel şeyler yapmaya çalışan herkesi hedef alan Ordu’nun takozlarından geçenlerde ben de payımı düşeni aldım sayılır.

Ceren Özdemir’in bir psikopat tarafından vahşice öldürülmesinden on gün sonra yazmaya başladığım ve on ay sonra bitirdiğim “Ceren, Balerinin Çığlığı” adlı kitabımın imza günü için Ordu’ya gelmiştim.

Gelir gelmez de bunların hedefinde buldum kendimi. Takozlardan biri, kim olduğunu tahmin ettiğim bir kişinin yönlendirmesiyle, tek sayfasını dahi okumadığı kitabımı karalamaya çalıştı. Okumadığını nereden biliyorsun, diye soruyorsanız; biliyorum çünkü, eline tutuşturulan bir yazının paylaşılması için sağı solu arayan o takoz, kitabı okumadığını kendisi itiraf etti!..

Bir başka takoz ise, kitaptan elde edeceğim gelirin yarısını DEMİR ALİ’nin kampanyasına, diğer yarısını da CEREN ÖZDEMİR adına kurulan bir sanat fonuna bağışlayacağım meselesine takmış!..

Mahallelerinde dolaşmadığım için hiç tanımadığım bu takozlarının kim olduğunu araştırınca, bazı gerçekleri de öğrenmiş oldum. Hayata karşı duruşları, “yiyelim, içelim, güzelleşelim” den öteye geçmeyen, bu takozlar başkaları tarafından kolayca yönlendirilebiliyormuş.

Zaten ben takozlardan ziyade onları yönlendirmeye çalışanlara seslenmek istiyorum: Eğer kendinize güveniyorsanız ve cesaretiniz varsa, saklandığınız yerden çıkın ve aparat kullanmadan direkt beni hedef alın.

Korkmayın ben sizin gibi belden aşağıya vurmam.

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar