Ordu
DOLAR9.5105
EURO11.069
ALTIN549.00
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Ordu’ya özlem...

İster kader ister şans ne derseniz deyin; yüz yılda bir görülen salgın, geldi ve bizi buldu.

Neredeyse bir yıldır kapandığımız evlerin pencerelerinden seyrediyoruz hayatı. Ne dostlarla açık havada sohbet ne güneşin doğuşu ne çiçeklerin kokusu... Hep birlikte büyülenmiş gibi televizyonun karşısındayız artık.

İyice büyümüş göbeklerimiz, hareketsizlikten hantallaşmış kaslarımız, sıkıntıdan asılan yüzlerimiz ve yürümeye hasret bacaklarımızla gün sayıyoruz evlerimizde.

Ne çok şey kaybettik ne sıkıntılar çektik oysa. Dünyada 104 bedene girdi Koronavirüs. 75 milyon virüsü yenmeyi başarırken, 2.3 milyon beden yenik düştü bu ölüm kalım savaşında...

Bolca zamanımız da olsa, acele ettik hep; çünkü ne hayat bir otobandan ibaretti, ne de ölüme gidiyordu acele eden.

Acelece taktık maskelerimizi, acelece tuttuk bakkal ve marketlerin yolunu. Çabucak ihtiyaçlarımız karşılayıp, aceleyle döndük evlerimize.

Ne de olsa en steril sığınağımızdı evlerimiz. Dışarıda ise, bilmediğimiz, tanımadığımız insanların bedeninde kol geziyordu ölüm...

Sadece bizim değil, herkesin acelesi vardı bu süreçte. Aceleyle kazıldı mezarlar, aceleyle kılındı cenaze namazları...

Sanki bir gezegene gömülüyor gibiydi ölü bedenler. Üç beş kişiyle sınırlıydı cenaze cemaati. Üstelik astronotlar gibi beyaz tulumlar giymiş, yüzleri kapalı, başları kasklı insanlar, büyük bir aceleyle, acelece kazılmış mezarlara  koydular cansız bedenleri.

Üzülsek, canımız da yansa, doyasıya ağlayamadık virüse kurban verdiğimiz yakınlarımızın ardından. Yağmurunu salamamış kara bulutlar gibi yaşla dolu gözlerle acelece ayrıldık mezarlıklardan.

Oysa, biz ne kadar acele etsek de, sabırlı bekleyişler vardı sırada; ilaç için de bekleyecektik, aşı içen de. Başımız avuçlarımızın arasında, bir yılı geride bıraktık; ‘Godot’yu bekler’ gibi. Şimdi de aşı olmayı bekliyoruz büyük bir sabırsızlıkla.

Bana, anılarım arkadaşlık yapacak bu sabırsız bekleyişte. Bir Ordu baharı düşecek aklıma. Büyümeye başlayan yapraklarıyla yeşil bir şemsiye gibi dibinde açan menekşeleri koruyan fındık ağaçları, vızıldayan arılar, uçuşan kelebekler, doğal bir parfüm gibi insanın burnunu okşayan o kır kokusunu hissedeceğim özlemle...

Ordu’yu, Ordu’nun baharını özlüyor, sabırla gün sayıyorum aşı olup kavuşmak için...

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar