Ordu
DOLAR13.5098
EURO15.104
ALTIN775.13
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

reader

Para, Para, Para…

İlkel toplumlarda para yoktu. İncik, boncuk vardı. Değişim incik, boncuklarla yapılırdı. Bir ara kıymetli taşlar ürün alımlarında kullanılmış olsa da, ağırlığı ve taşınmasındaki zorluklar nedeniyle becayişten (bugünkü anlatımla tedavülden) kalkmıştır.  

Ekonomi yazarı Uğur Gürses, 2021 yılı başında asgari ücretle çalışanın 384 dolar aldığını, bugün ise bir asgari ücretlinin aldığı maaşla ancak 285 dolar alınabileceğini söylüyor.

Nerden bakarsanız bakın, 100 dolar eksinin, bizim paramızla karşılığı 1000 TL’dir. Her ay maaşlarınızın 1000 TL eksilmesi korkunç bir şey!

Neyse!..

Bir başka ekonomi yazarı İbrahim Kahveci ise, enflasyonun yüzde 40 olduğunu, parasını dolara yatıranların bile enflasyonun altında 12 puan kayba uğradığını söylüyor.

Sizin anlayacağınız, enflasyon baskısına dolar dahi dayanamıyor.

Paramızın diğer paralara karşı değer kaybı sadece en alt gelir guruplarını etkilemiyor, orta sınıf dediğimiz kesimleri de etkiliyor.

 

Çarşı/pazar dolaşan günlük harcamalarını cebindeki paraya göre yapmak zorundadır. Kredi kullanamaz.

Cebi delikleri adamdan sayılmıyor… 10 liranız varsa, on liralık; 100 liranız varsa yüz liralık adamsınız yani…

TÜİK’e göre enflasyon Ekim ayında 18,9’a demirlemiş bulunuyor. Yılsonunda bir iki puan daha aşağı çekilirse ki, beklenti çekileceği yönündedir.

2022 yılı asgari ücret zammı pazarın değil TÜİK enflasyon hesaplamalarına bakılarak belirlenecektir. Keza, emekli maaşlarındaki artışın 200 TL ile 400 TL arasında olacağını da bugünden söylemek için kahin olmaya gerek yok…

Buzdağının onda dokuzunun su altında, birinin ise su üstünde olduğu söylenir.

Kapısında iki araba, cebinde 15 bin liralık telefonu olanlar işte, o buzdağının su yüzünde görünenleridir. Bizim işimiz buzdağının görünmeyen kesiminde kalanlardır.

Karakış kapıda. Tüm petrol ürünlerine, doğalgaza dolayısıyla elektriğe yapılan ve yapılacak zamlar, bizleri bu kış, önceki kışlara göre daha fazla üşütecektir.

Evlerinde battaniyeye sarılıp oturacağını söyleyenler bir hayli fazla. Önerim: bir iki battaniyeye sarılıp bu kışı geçiremezsiniz, yatağınıza sıcak su tulumu,  ya da eksi 40 dereceye kadar korumalı uyku tulumları edinmelisiniz.

Eskiler; Karakış kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır, derlerdi. Şimdilerde yakacak kazma kürek de kalmadı.

Sözün özü:

Kent yaşamı nüfusumuzun yüzde 92,5’ini doğadan, üretimden kopardı, tüketiciler cenahına taşıdı.

Kara kara düşünmemizin sebebi hikmeti budur, karakış değil!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar