Ordu
DOLAR13.1175
EURO14.9402
ALTIN753.19
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Pazar sohbeti

Sayın okur;

Şeyh-ül Muharririn Burhan Felek’in; sohbet yazıları ünlüdür. Her kesiminden entelektüel kişiler pazar günü Recebin Kahvesinde buluşur; memleket meselelerini tartışırlar.  Tabii hakem Burhan Felek... Dış politika konusunda söyleyeceklerini bay konsolosa; sosyal, kültürel meseleleri eski bir bürokrata;  memurun, işçinin sorunlarını emekli bir müfettişe; esnafın, dertlerini yine esnaf içinden entelektüel birikimi olan birine söyletirdi. 

Tabii mizah, sohbetin ana eksenine oturtulmuştu.

 Sohbet entelektüel düzeyde olduğu için, kahveci Recep,  getir/götür sırasında kulağı kirişteki kişidir.

***

Erol Karaer; “Sebetçi İsin’den başlayıp, Yaşar Kaptan’a; Deli Muharrem’den, Deli Fatma’ya kadar, Ordu’nun renkli kişilerini bir kitapta ölümsüzleştirdi.

Benim favori kişim Paşa idi.

Paşa, Sürmeneli şivesiyle memleketi nasıl kurtaracağını; 5 bin koyununu nerelerde otlatacağını anlatır; elinde bir tebeşir dükkânların duvarlarına genellikle “yılan, çıyan, canavar” yazardı. Atik Ali Paşa (Orta) Cami çevresinden gün boyu ayrılmaz; tüm sataşmalara mutlaka verecek bir cevabı olurdu… Böylesi anlarda kızdığını,  yüz ifadesinde bir gerilme olduğunu göremezdiniz. O sempatik hali ve duruşu ile ileri/geri kısa yürümelerini sürdürürdü.

***

Buraya nerden geldik? Doğru bir soru.

 Memleket meselelerini kimle tartışacak;  “mizahi” bir yaklaşımla nasıl anlatacaktık?

Paşa, dedim ya benim favori kişim..

Yazıya şöyle gireyim. İlhan Selçuk “Pencere” köşesinde şunu yazdı:

“Bu memleket kalkınıyor, kalkınıyor diyorlar; acaba birileri alttan kriko ile kaldırıyor olmasın…”

 O gün Paşa’nın ezeli düşmanımız(!) Bolşevik SSCB (Rusya)’yı nasıl ortadan kaldıracağını anlattığı aklıma geldi. Biri entelektüel birikimi yüksek ünlü bir yazar, diğeri kısaca adının sadece  “Paşa” olduğunu bildiğimiz okuma yazması olduğu duvarlara yazdıklarından anladığımız meczup!(*)

Paşa’ya sordum: Koyunlar tamam da, şu Moskof işini nasıl halledeceğiz?

 “Denizi krikoyla kaldıracağım; Moskof’un üzerine dökeceğim… Çaresi yok, teslim olacaklar!”

***

Yine bir başka yazısı İlhan Selçuk’un   (…) şehrin kızlarının namusunu kurtaran kadın: “Deli (…..) bilmem kim... Onu sokaktaki perişanlığını, yersiz/yurtsuzluğunu, düştüğü kötü durumu gören genç kızlarımızın en büyük kurtarıcısı olduğunu ilan etti.

Aynı yazıyı al, sadece ilin adını değiştir. Her yerde, o kentin genç kızlarını kötü yola düşmekten kurtaran bir meczup (*)  bulursunuz.

 ***

Binlerce Recep var... Receplerin kahvesinde erkeklerin aralarında ne konuştuğunu sanıyorsunuz. 

Bizim mizahımız, ister istemez kötü bir ironiye (**) dönüştü.

Bir başka Pazar sohbetinde daha hafif konular seçer, neşeleniriz.

***

(*) Meczup: Allah aşkıyla aklı başından gitmiş, dünyaya aldırmaz duruma gelmiş olan (kimse).

(**) İroni: Kötü mizah!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar