Ordu
DOLAR13.51
EURO15.3543
ALTIN772.58
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Rekora koşuyor…

İşsizlik rekora doğru koşuyor. TÜİK’in Haziran ayına ilişkin açıkladığı verilere göre, işsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puan artarak yüzde 13,4 düzeyine çıktı.

Salgından ötürü hayata geçirilen ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği uygulamalarına karşın, işsizlikte artış olduğunu rakamlar ortaya koyuyor. İstihdam edilenlerin sayısında 1 milyon 981 bin azalma oldu. Resmi rakamlara göre işsiz sayısı 4 milyon 330 bin.  DİSK ise işsiz sayısının 10 milyona ulaştığını araştırmaları ile açıklıyor.

Dar gelirli kitle cep yakan fiyatların yanı sıra işsizlikle boğuşuyor. Bir yanda yüzde 13,4’e ulaşan işsizlik, diğer yanda çarşı pazardaki ateşle nasıl baş edeceğini kara kara düşünüyor.

İşsizlik tüm ailelerin ortak sorunu.  Aralarında üniversite mezunlarının yer aldığı yüz binlerce yurttaş harıl harıl iş arıyor, umutla kapıları aşındırıyor. Ne var ki aldıkları yanıt karşısında umutları tükeniyor. Bu ortamda düşük ücretle, hatta sosyal güvenceden yoksun çalışmayı bile kabul ediyorlar.

Sayıları her geçen gün artan işsizler ordusunun yüzde 25’i gençlerden ve üniversite mezunlarından oluşuyor. Her 4 gençten biri işsiz. Artık iş bulabilmek için nitelikli yüksek öğretim kurumunu bitirmek yeterli olmuyor. ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, İTÜ, Boğaziçi, Başkent,  YTÜ, Ankara ve İstanbul Üniversitelerinden mezun olanlar bile iş bulamıyor.     

Üniversiteli genç işsizlerin yanı sıra mesleki ve teknik lise mezunların da kolay iş sahibi olamıyor.  Korkunç olan işsizliğin giderek çoğalması, her yıl üniversite mezunlarının işsizler ordusuna katılması.  Sayıları 209’a ulaşan her yerde mantar gibi türeyen üniversiteler işsizlik karşısında sorgulanır hale geldi. Birçok ildeki yüksek öğretim kurumlarında verilen eğitimin yetersiz ve lise düzeyinde olduğunu bilim insanları, akademisyenler dile getiriyor.

Ülkemize akın eden, her yanda boy gösteren Suriyeli ve diğer sığınmacıların ucuz iş gücü olarak istihdam edilmeleri Türk gencinin önünü kestiği aşikâr. 

5 milyona ulaşan sığınmacılar düşük ücret ve sosyal güvenceden yoksun çalıştırılmalarından ötürü işverenlerin öncelikli tercihi.

Artık her evin ortak sorunu haline gelen işsizliğin önlenebilmesi, aşağılara çekilebilmesi için siyasi iktidara önemli ödev düşüyor. Bu tablo karşısında yakınmak yerine bir şeyler üretebilmek, çözüm önerileri oluşturmak tüm siyasilerin görevi aslında. Sorun çok büyük ve can yakıyor.

Rekora koşan işsizliğin önlenebilmesi adına üretim politikalarının ivedi olarak hayata geçirilmesi gerekiyor.  Ne var ki, salgından dolayı daralan ekonomide yeni yatırım alanları yaratmak  ayrı bir sorun.  İşten çıkarmaların yasaklanması ve kısa çalışma ödeneği uygulaması ile işsizlik artışının önlenemediği açıkça görüldü. Sonuçta, siyasi otoritenin istihdama yönelik politikalara öncelik vermesi, özel sektörün bu yönde teşvik edilmesi şart.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar