Ordu
DOLAR9.4921
EURO11.0501
ALTIN546.94
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Sadece hamsi yetmez…

Aslında tehlike çok önceden kapıya dayanmıştı. Ne var ki, ıskalamaktan ötürü bugünlere gelindi, deniz kurudu, balık vermez oldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Marmara ve Karadeniz’de hamsi avını 10 gün süreyle kısıtladı. 9 santimetrenin altında avlanan yavru hamsiler tezgahlarda satılmaya başlayınca bakanlık olaya el koydu. Ancak çok geç kalınmış bir karardı hamsi avının yasaklanması.

Gırgırların saldığı ağlar, -denizde ne var ne yok altını üstüne getirerek- özellikle hamsi ve diğer balık çeşidi ile doluyor. Yasal boyda imiş veya altındaymış kimsenin umurunda değil. Sözüm ona halka ucuz balık yedirme adına büyümemiş balıklar avlanıyor. Yakalanınca da para cezası ile kurtuluyor vahşi av sistemini yürütenler. Yıllardır sürüyor denizlerdeki bu kirli ve tehlikeli senaryo.  Bu tehlikeye yıllardır dikkat çekiliyor, gelecek sezonların kurtarılması için denizlerde en az 1-2 yıl av yasağı uygulanması, yani nadasa alınması bilim insanları tarafından dile getirildi. Ama boşuna bu uyarılar hiç ciddiye alınmadı. Ve sonunda deniz kurudu.

Her yıl büyük umutlarla açılan av sezonu neden buruk sonlanıyor, neden yeterince balık yakalanamıyor? Tek nedeni şimdi gündeme geç gelen yanlış ve hoyrat avlanma sistemi, sıkı denetimlerin hayata çok geç geçirilmesi.  Bu işte sorumluluğu olan hiç kimse kendini savunamaz, sıyıramaz bugünkü kara tablonun oluşmasından. Tekne reisleri de, yavru balıkları tezgaha koyanlar da, onları satın alan tüketiciler de suçlu denizlerde balığın tükenme aşamasına gelmesinde, denizlerin “buraya kadar” çığlığında.

Kurallara ve boy yasağına uygun avlanmaya hiç kimseye bir şey diyemez. Asıl itiraz denizlerde sürüler halinde gezinen, kuralsız avlanmayı marifet sayan balık düşmanlarına. Bakanlık, tehlikeyi sonunda gördü ve Marmara ile Karadeniz’de 10 gün boyunca hamsi avını yasakladı. Karar iyi niyetli ancak yetersiz. Hoyratlığın önüne geçmek için tüm denizlerde balık avı uzun süre yasaklanmalı, yani bilim insanlarının dediği gibi nadasa alınmalı. Demem o ki, sadece kısa süreli hamsi avını yasaklamak yetmez ve sorunlara çözüm olmaz.

Gerekirse 10 günlük yasak süresi daha da uzatılmalı .Ne yapalım balıkçılığın kurtarılması adına böylesi kökten kararlara şiddetle gereksinim var.

Üç yanı denizlerle çevrili olmasına karşın, Türkiye’de kişi balık tüketimi dünya ortalamasının üçte biri oranında. 2019’da kişi balık tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 2 artışla 6.26 kilogram olarak gerçekleşti. Bu rakam dünya ortalamalarının oldukça altında. Tüketimin çoğunluğu denizlerdeki kıtlıktan ötürü çiftlik balıklarından oluşuyor.

 Bir zamanlar denizlerinde avlanan balık türü zenginliğinden ötürü parmakla gösterilen Türkiye, şimdi kirlilik, vahşi avlanma ve boy yasağına uymamanın sancısını yaşıyor. Eski balık çeşidi ve bol miktarda avlanma yok artık. Sağlığa son derece yararlı deniz balığının daha fazla tüketilmesi, daha çok kitleye ulaşması için avlanma sisteminde radikal önlemlerin alınması kaçınılmaz. Deniz balığının yerini ne çiftlik ne de ithal balıklar alıyor.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar