Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Sel ve Yeşil Yol…

Sel adeta Karadeniz’le özdeşleşti. Hemen hemen her mevsimde etkili olan aşırı yağış ve seller bölgede can almaya devam ediyor.

Çarpık yapılaşmanın egemen olduğu Karadeniz’de yağışların yoğunluğu diğer yerlere göre daha fazla yıkıma ve can kayıplarına neden oluyor. Artvin ve Rize’de maalesef 6 kişi yine selin kurbanı oldu. Alt yapıların yetersizliği deyin, dere yataklarının imara açılması deyin, doğanın tahribatı deyin sonuçta Karadeniz her mevsim sellere ve heyelana teslim oluyor. Etkin, caydırıcı önlemler hayata geçirilmez, insanlarda doğa sevgisi ve bilinç artmaz bildiklerini okumaya devam ederlerse daha çok ateş düşer ailelerin ocağına.

Öylesine çok yazıldı ki, Karadeniz’deki çarpık kentleşme, yaylalarının betonlarla örülmesi, doğal yaşam alanlarının bitirilmesine yönelik yapılaşma. Ne var ki,  önceki afetlerden hiç ders alınamadı, ekoloji karşıtı alışkanlıklar sürdü ve sürüyor. En basit örnek, doğa harikası Uzungöl ve Ayder’de ruhsatsız, kaçak binaların yıkımına şiddetle karşı çıkan, önlemeye çalışan rantiyecilerin tavrı.  

 Zaten yağışlı bir iklime sahip bölgede küresel iklimin etkisi ile birlikte bu olumsuzluklar da eklenince sel ve can kayıpları kaçınılmaz oluyor. “Allah’tan geliyor” denilerek geçiştirilemeyecek kadar tehlikeli, insanların kusurlu yaşam biçiminin de tetiklediği doğal afet söz konusu. Oysa, ülkenin en güzel yeşiline, mavisine ve doğal güzelliğine sahip Karadeniz korunması, sakınılması gereken  coğrafya. Karadeniz bir yanda sel felaketinin, diğer yanda doğanın katledilme acısını yaşıyor.

Sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan bölgeye  Danıştay’dan sevindirici haber geldi. Hatırlarsınız, 2016 yılında doğa harikası Karadeniz yaylalarında ulaşımı sağlamak için “Yeşil Yol” projesi hayata geçirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan , Samsun’dan başlayıp Artvin’e dek devam edecek “Yeşil Yol” projesiyle 8 ildeki yaylalara ulaşımın sağlanması öngörülüyordu. Çalışmaların başlaması ile birlikte projeye karşı çıkan bölge insanları tepkilerini göstermeye başladı. Ağaçların kesilmesine, yeşilin tahribatına karşı koyan, yaşamını yaylalarda geçiren,ekmeğini ve aşını buradan ürettikleri ürünlerden sağlayan Karadenizliler çeşitli eylemler gerçekleştirmişti.

“Devlet benim” diyerek iş makinelerinin önüne oturan Havva Ana’nın o sözleri ve görüntüleri hala belleklerde. Diyeceğim, doğasına, yeşiline sonuna dek sahip çıktı saf duygulu bölge insanı ve köylüler. Hukuksal alanda sürdürdükleri mücadeleden de galip çıktılar.

 Projeye karşı açılan davada Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu, 8 ilin doğa harikası yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol projesini durdurdu. Kurul, yaylaları birbirine bağlayacak yolların doğanın özgün yapısını bozacağına, varlığını ortadan kaldıracağına dikkat çekerek yol boyunca sürekliliği olan bir yapılaşmaya neden olacağını vurguladı.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi de proje kapsamındaki Ayder- Kavrun ve Samistal yaylaları arasındaki yolları iptal etti. Sözün özü, yargı doğa kıyımına vize vermedi.  Umarım bu aşamadan sonra Yeşil Yol’da ısrar sürmez. Hukuka aykırılığı saptanan ekolojik yıkımı yeniden başlamaz. Hiç kuşkusuz bu sonuç köylülerin topraklarına, ağaçlarına ve hayvanlarına sahip çıkmanın zaferidir. 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar