Ordu
DOLAR19.1743
EURO20.952
ALTIN1221.5
Ali IRMAK

Ali IRMAK

Mail: [email protected]

SEMRA’ DAN SONRA

Mehmet Amca en son birkaç hafta önce gelmişti polikliniğe. Aylardır yüzü gülmeyen Mehmet Amca; bu kez gülerek girmişti polikliniğe.  Doktor Hanım şaşkınlıkla karşıladı Mehmet Amca’yı. Her geldiğinde eşi Semra Teyze’den bahsederek ağlıyordu Mehmet Amca.  Mehmet Amca; “Sessizliği severim ben; sakinliği ama Semra varken bilirdim ki o sessizliği kesecek Semra’nın sesi vardı orada. Birazdan bana diyecek ki; Mehmet çay hazır koyayım mı? Ya da bana diyecek ki; gene çoraplarını oraya bırakmışsın, 50 yıl oldu be adam öğrenemedin. Ya da bana diyecek ki; Mehmet, bizim oğlan mutlu değil mi? Sanki gelin bunaltıyor oğlanı. Ama bilirdim ki bu sessizlik kesilecek onun sesiyle. Sessizliği severdim ama en çok da o sessizliği onun sesinin kesmesini severdim be kızım. Kolay değil 55 sene devirdik birlikte!” diyordu. Semra Teyze bir yıl  önce vefat etmişti ve o günden sonra her geldiğinde ağlıyordu polikliniğe Mehmet Amca.

Mehmet Amca; poliklinikten çıktıktan sonra Doktor Hanım uzun düşüncelere dalardı. Böyle bir sevginin mümkün olmasına, bir kadının sessizliğin sesini bozan sesine duyulan hasretine hayret ederdi. Mehmet Amca’ dan sonra hemen hasta alamazdı o yüzden Doktor; içindeki acının beş dakikalığına dinmesini beklerdi.  Semra Teyze’yi de tanırdı çünkü Doktor Hanım. Hafif Osmanlı bir kadındı. Sade ama ağır giyinirdi. Gülümserken samimiydi Semra Teyze; fakirlik çekmiş, bir aileyi çekip çevirmiş, çocuklarını büyütüp okutmuş bir kadındı. Semra Teyze’nin, Mehmet Amca’ ya özendiği Mehmet Amca’nın  kıyafetinden belli olurdu. Üstü başı her zaman tertemiz ütülü olurdu. Mehmet Amca’yı muayene ederken gelen temizlik kokusundan hissederdi bu adama ne kadar iyi bakıldığını! Severdi Semra Teyze’nin tok bir sesle ; “Allah senden razı olsun kızım” deyişini.

Bu kez Mehmet Amca gülerek girmişti polikliniğe;

“Mehmet Amca nasılsın? Ne güzel yüzün gülüyor, otursana”

“Kızım; güzel kızım, şifa dağıtan kızım, umut dağıtan kızım. Gülüyor ya; gülmez olur mu hep senin sayende gülüyor.”

“Mehmet Amca; ben görevimi yapıyorum, ilacını yazıyorum o kadar. Sana faydam oluyorsa ne mutlu bana”

“Yok yok kızım; ilaç yazmandan değil. Geçen geldiğimde gene ben ağlamaklı oldum hatırlıyor musun? Semra Teyze’nden konuştuk seninle. Sen o gün bana dedin ki; artık dedin yoluna mı baksan. Hayat devam ediyor. O da senin iyi olmanı isterdi. Sürekli onun için üzülmeni istemezdi. Belki sen de artık önüne bakmalısın hayatına devam etmelisin demiştin. İşte kızım , o gün eve gidince çok düşündüm.”

Adam anlatırken odanın kapısı çaldı. İçeri doğru bir kadın hafif değişik bir aksanla “Marhaba” diyerek içeri girdi. Doktor hemen;

“Hastam var hanımefendi; birazdan alacağım sizi” dedi. Mehmet Amca söze girdi;

“Mira Teyzen kızım, Azeridir, biraz değişik konuşur. En az Semra Teyzen kadar iyidir. İşte ben o gün eve gidince düşündüm. Sonra Mira’ yı buldum. 3 hafta oldu geleli ama artık sessizlik değil bir ses var evin içinde. Sen dedin ya artık hayata devam etsen; o gün çok düşündüm, Doktor haklı dedim,  ertesi gün Mira çıktı karşıma. Çocuklar biraz rahatsız bu durumdan. Anneleri ile oturduğumuz eve çıkmamıza izin vermiyorlar. Alt katta oturuyoruz Mira ile. Ama olsun bir ses var artık yanımda!”

Mehmet Amca gittikten sonra müthiş bir suçluluk duygusu vardı içinde Doktorun. Semra Teyze’ ye ihanet etmiş gibi hissediyor, bir taraftan da Mehmet Amca gülüyor diye seviniyordu. Eşini aramaya karar verdi; ona durumu anlatacaktı; bakalım o ne düşünecek diye merak etti. Hemen telefonla onu aradı; bir heyecanla durumu anlattı.  Ve ona sordu;

“Biliyorsun, Semra Teyzeyi de tanıyordum. Çocuklarını da tanıyorum, arkadaşlarım sayılır. Bugün Mehmet Amca’yı görünce önce sevindim sonra içim yandı. Sence ben Semra Teyze’ ye ihanet mi ettim yoksa Mustafa Amca’ ya yol mu gösterdim?”

Doktor camdan dışarı bakarken, telefonda bir sessizlik oldu; her ikisi de yorumsuz ahizenin iki ucunda bekliyordu. Doktor, Mehmet Amca’yı gördü. Yandaki eczaneden ilaçlarını almış gidiyordu. Mira’nın elini sıkı sıkı tutmuştu sanki  55 yıldır beraberler gibi…

Doktor; “Akşam sahilde el ele yürüyelim birlikte!” dedi ve telefonu kapattı.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar