Ordu
DOLAR13.8231
EURO15.6178
ALTIN790.63
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

“Serteller”

Yaşayıp, şahit olmasam da her aklıma geldiğinde büyük bir sızı hissederim içimde. Sanki o haksızlık bana yapılmış gibi dışlanmış, ötekileştirilmiş, yalnızlaştırılmış hissine kapılırım birden. Gençliğimde yumruğumu sıkıp, faşizme karşı artığım o sloganlar düşer aklıma...

4 Aralık 1945’te ellerinde baltalar, balyozlar ve sopalarla çoğu öğrenci 20 bin kişilik bir kalabalık tarafından basılıp darmadağın edildi Zekeriya ve Sabiha Sertel’in Tan gazetesi. Sanki düşman kalesini fetheder gibi saldırmış, yağmalamış, matbaadaki tüm makineleri balyozlarla parçalamıştı o azgın kalabalık. Oysa sıkıyönetimle idare ediliyordu İstanbul.

Üstelik bugün bile solcu olduğu söylenen iktidar tarafından kışkırtılmış, hâlâ solcu olduğu sanılan kimi gazetelerce özendirilmişti bu saldırı. Zekeriya ve eşi Sabiha Sertel canını kurtarmış ama, Babıâli’de çok seslilik sona ermiş, yayın hayatına veda etmek zorunda kalmıştı Türkiye’nin ikinci büyük gazetesi Tan...

Oysa dış politik gelişmeleri derinlemesine incelemiş, İngiltere ve ABD’yi de dolaşmıştı Zekeriya Sertel. Çoğu dış politikayla ilgili başyazılarında, Almanya-İtalya ittifakına karşı çıkıyor, İngiltere-Fransa cephesini destekliyordu.

2 Eylül 1945’te altı yıl süren savaş bitmiş, tarafsız bir dış politika izleyen Türkiye, iki kutuplu yeni dünyada, başını ABD’nin çektiği kapitalist bloktan yana yapmıştı tercihini. Dışarıda Sovyetler, içeride ise solcular tehlikeliydi artık.

Bu yüzdendi savaş boyunca Nazizm’e karşı çıkan, Kurtuluş Savaşı döneminde Sovyetler’le kurulan dostluğun sürdürülmesini ve demokrasiye geçilmesini savunan Tan ve Sertellerin, siyasi iktidar ve ırkçıların boy hedefi haline gelmesi. İşin ilginç yanı dönemin gazeteleri bile düşman ilan etmişti Sertelleri. Ne de olsa onlar, Moskova destekçisi “Kızıllar” ve “vatan hainleri”ydi!..

Saldırıda Tan gazetesi kullanılmaz hale gelmiş ama kimse tutuklanmamıştı nedense. Hırsızlar değil, ev sahipleriydi suçlu olan!.. Eylemi yapanlar yerine Sabiha ve Zekeriya Sertel, çeşitli yazıları nedeniyle tutuklanarak yargılanmış, birer yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı. Ancak, onlar dört ay hapis yattıktan sonra Yargıtay tarafından bozulacaktı bu karar.

Basın da Tan’a yağmalayanları değil, Sertelleri suçlamıştı. Hatta saldırıdan büyük bir gurur ve memnuniyet duyanlar bile vardı. Onlara göre, “vakarlı” ve “heyecanlı gençler”, “milli duygulara saldıran Tan’a gereken cevabı vermişlerdi.”

Demokrasi ve basın özgürlüğü dendiğinde, hep Serteller gelir aklıma. Gazeteci-yazar Korhan Atay’ın, onların yaşam öyküsünü anlattığı, “Serteller” adlı kitabının çıktığını duyunca çok heyecanlandım bu yüzden.

Atay, Nazilerin Türkiye basınıyla yakın ilişkilerini, Tan’a yapılan devlet destekli saldırıdan sonra Sertellerin ülkelerini terk etmek zorunda kalmalarını anlatmakla kalmamış, daha birçok “yakası fazla açılmamış” olayı da anlatmış kitabında.

Dile kolay bu kitap için tam dört yılını vermiş Atay. Alıp okumakta sonsuz fayda var, diye düşünüyorum.

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar