Ordu
DOLAR9.5162
EURO11.0446
ALTIN551.13
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Şimdi Karadeniz zamanı…

Sıcakların etkisini iyiden iyiye gösterdiği bugünlerde yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz’i şimdi keşfetme zamanı

 

Küresel iklimden ötürü önceki yıllara göre daha sıcak yaz mevsimi yaşansa da diğer bölgelere göre serin ve yağışlı havası ve yaylaları ile doğa tutkunlarının her daim önceliği olan bölge Karadeniz.

 

Karadeniz’e ulaşım duble yollar ve havaalanları ile kolay. İstanbul, Ankara İzmir ve diğer illerden kalkan uçaklarla Samsun, Ordu-Giresun ve Trabzon hava alanlarına inilirken,  kara yolcululuğu ile de ulaşım olası.

 

Samsun; Karadeniz’in adeta giriş kapısı. Bu kapıdan içeri adım attığınız andan itibaren sizi yeşil doğa ve sıcakkanlı insanı karşılar.  Atatürk’ün kenti Samsun’da tarihe yolculuk yapmak mümkün. Ulu Önder’in Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı Samsun’da “Bandırma Vapuru” ziyareti sizi ülkenin dönüm noktası olan o tarihi günlere götürmeye yeter de artar bile. Kent merkezindeki Atatürk Müzesi de o tarihi günlerin izlerini, Ulu Önder Atatürk’ün anısını hala dipdiri taşıyor. Orta Karadeniz’in cazibe merkezi Samsun’da denize paralel doğu ve batı bulvarlarında yürüyüş yapmak ayrı bir zevk. Gün geçtikçe gelişen Atakum’un birbirinden farklı lokantalarında pide ve balık keyfi ziyafetin ilk adımı olacaktır.

Bafra Kızılırmak Deltası’ndaki “Kuş Cenneti’nde yüzlerce kuşun uçuşuna tanıklık etmek, gün batımını izlemek büyük keyif.

“Karadeniz’in Bodrum’u” olarak nitelendirilen Sinop birbirinden güzel plajları ve butik otelleriyle tatilcileri bekliyor. Sabahattin Ali, Mustafa Suphi, Burhan Felek, Kerim Korcan, Zekeriya Sertel’in hapis yattığı Sinop Cezaevi’nin hüzünlü anıları tarihe ışık tutuyor.  

 

-Ünye de Fatsa Arası-          

 

“Çarşamba’yı sel aldı” türküsünden aşina olduğumuz Çarşamba ilçesi, bereketli ovası ve Yeşilırmak ile size sıcak selam çakar.  Meşhur pidesini yemeden “Amazonlar Kenti” Terme’den ayrılmayın. Üstüne bir de Halil İbrahim’in limonatalı dondurmasını yerseniz çeltik merkezi Terme’yi bir daha unutamazsınız.

 

Terme’nin ardından sizi yeşil ile mavinin bütünleştiği Ordu'nun şirin ilçesi Ünye karşılar. Karadeniz’in en güzel ilçesi olarak nitelendirilen Ünye, Çakırtepe’den hem gündüz hem de gece başka bir güzel izlenir. Çakırtepe’deki Pelit Pideevi’nde çayınızı yudumlarken görünümü ve kokusu ile pideler iştahınızı bir kez daha tırmalar.

 Ünye'nin ardından Ordu'nun ticari yoğunluğu üst düzeyde olan doğa harikası ilçesi Fatsa’ya ulaşabilirsiniz. Fatsa sahil bandının güzelliği ile dikkatinizi çeker. Buradan da Dolunay ve Yalçın otellerde mevsim balıkları ile yöresel yemekleri tatmadan ayrılmayın. Bolaman'ın meşhur pidesini yememek ise eksiklik olur.

 

Boztepe’ye teleferikle çıkmak

 

Fatsa’dan Ordu’ya ulaşmak için iki seçeneğiniz var. Doğayla iç içe bir yolculuk yapmak, Medreseönü’ndeki Uzun Saçlının Yeri’nde denize karşı közde demlenen çayı keyifle yudumlamak, Yason Burnu’nu görmek için eski Perşembe yolunu, Türkiye’nin en uzun ve en modern tünellerinden birini   (Nefise Akçelik. Uzunluk: 3825 metre) görmek için ise Karadeniz Sahil Yolu tercih edilebilir. Karadeniz’in ilk sakin şehri Perşembe, göz alıcı koyları ve canlı balıkları ile dikkati çekiyor.

Karadeniz’in çağdaş yüzü Ordu düzgün kentleşmesi ve modern konaklama tesisleri ile dikkati çeker. Ordu’ya gidip de teleferikle çıkacağınız Boztepe'de çay içmemek, pide yememek olmaz. Perşembe ve Çambaşı yaylaları Ordu’nun gelişen turizm merkezleri. Çambaşı, kış turizmiyle kayak severlerin tercih ettiği, giderek yıldızı parlayan yayla.     

Gülyalı ve Bulancak’ın ardından fındık ve kirazın anavatanı olarak bilinen Giresun sizi karşılayacaktır. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda yanından ayırmadığı Topal Osman’ın mezarının bulunduğu Giresun Kalesi'nden Karadeniz'in azgın dalgalarının kıyıları dövmesine tanıklık etmek ayrı bir zevktir. Ayrıca, Karadeniz’in tek adasına sahip Giresun’un yaylarını da göz ardı etmemek gerekir. Bektaş, Kümbet, Kulak yaylaları, muhteşem doğasıyla sizi beklemektedir. Sahile boncuk gibi dizilen Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele ve Eynesil birbirlerine benzeyen ama birbirlerinden yöresel özellikleriyle ayrılan Giresun’un şirin ilçeleridir.

 

Ekmek diyarı Çavuşlu

 

Görele’nin Karadeniz’in meşhur peynirinden yapılan yuvarlak tereyağlı pidesini tatmak bir ayrıcalıktır. Ekmeği ile meşhur şirin belde Çavuşlu’da güneşin denizden batışını izlemek çok farklı.

Beşikdüzü’ne vardığınızda Karadeniz’in metropol kenti Trabzon size “Hoş geldiniz” der.  “Sis Dağı” adından da anlaşılacağı gibi sislerin arasında kaybolan bir doğa harikasıdır. Trabzon’un ve bölgenin en büyük ilçesi Akçaabat’ta köfte ve piyaz yemenin tadına doyum olmaz. Trabzon’da “Uzun Çarşı” , “Atatürk Müzesi” , “Sümela Manastırı”,”Boztepe” ve turizmin son yıllardaki gözde yerleşim birimi “Uzungöl”ü ziyaret etmeden bölgeden ayrılmayın. Trabzon’un ardından yaylarıyla ünlü Rize ve Artvin’i ziyaret etmemek iki ile haksızlık olur. Özellikle buradaki yaylalar ( betonlara esir düşse bile) size doğa mucizesine tanıklığınızı sağlar. Ulaşımı güç olsa da Artvin Karagöl ziyaretini ıskalamamak lazım..

Arhavi, Hopa ve Gürcistan’a giriş kapısı olan Sarp’ı turuyla Doğu Karadeniz gezisini sonlandırabilirsiniz. Sarp’tan pasaport olmaksızın nüfus kâğıdı ile Batum’a günübirlik ziyaret yapmak olası.  Dediğim gibi, sıcaktan bunalan, serinlemek isteyenler için yaylaları ve yağışlı havası ile şimdi Karadeniz zamanı.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar