Ordu
DOLAR18.6376
EURO19.294
ALTIN1050.1
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

reader

Sınıfta kaldık…

Geçtiğimiz cumartesi  “ 5 Haziran Dünya Çevre Günü” idi. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere siyasiler doğanın insan eli ile yok edilmesine dikkat çekti.

Çevreyi ve doğayı gözümüz gibi koruyamadığımız aşikar.  Ne yazık ki Türkiye, çevre sınavında sınıfta kaldı.

Yılların kirliliği, sanayi atıkları, çevresinde sıralanan fabrikaların yoğunlukta olduğu İstanbul, Kocaeli, Bursa ile birlikte beş kentin kanalizasyonları bir zamanlar açık mavi temiz suyu ile övünülen Marmara Denizi’ni tüketti. Son günlerde suyun dibi ve yüzeyini kaplayan deniz salyası Marmara Denizi’nin can çekişini gözler önüne serdi. Oksijen yokluğundan ölen balıkların görüntüleri içler acısıydı. Yılların ihmalkarlığı, bilim insanlarının dikkate alınmaması iç deniz Marmara’yı adeta ölü denize dönüştürdü. Buradan ders alınmazsa kuşkusuz Ege ve Akdeniz’i de aynı son bekliyor.  .

Çevre tahribatının en çok yaşandığı bölgelerin başında Karadeniz geliyor.  Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere’de açılan taşocağına karşı yöre halkı günlerdir direniyor.

Yıllardır iç içe oldukları, ekmeğini aşını çıkardıkları doğanın talan edilmesine karşı çıkmalarına karşın, kıyım sürüyor, ağaçlar kesiliyor.  Günlerdir eylem yapmalarına rağmen köylüleri ne dinleyen ne dikkate alan var. Güzelim doğa mahvoluyor, ağaçlar birer birer yıkılıyor.  Yazık oluyor rant uğruna kıyılan, işkence edilen Karadeniz’e.

Bölgede tahribata uğrayan, asırlık ağaçları yerle bir edilen yeşilin böğrüne hançer indirilen çok sayıda yerleşim birimi var. Turizm ve sanayi yatırımı adı altında ormanlık alanların imara açılması, zararsız olduğu öne sürülen biyokütle santralinin yeşil ovanın ortasına kondurulması, modern katı atık tesisi olduğu savunulan çöplüğün şırıl şırıl akan derenin içine kondurulması, mantar gibi türeyen, önü alınamayan hidroelektrik santrallerin her akarsuyun üzerine inşa edilmesi Karadeniz’e yapılan işkencelerin en yalın örneği.

Fatsa’nın göğü delen yüksek binalarından ötürü tek yeşil alanı olarak kalan Çerkezler Tepesi de imara açıldı. Belediyenin burada turistik amaçlı tesisler yapacağı belirtiliyor. Zaten ağaç kesimleri başladı bile.  Halkın yeşille kucaklaşacağı, soluklanacağı tek ormanlık alan  Çerkezler’i bitirmeyin.

Yine Fatsa’nın Bahçeler Mahallesinde yıllardır siyanürle altın çıkarılıyor. Bölgedeki fındık ağaçları kurudu, çiftçi zehir soluyor.

Şiddetli itirazlara rağmen Çarşamba Ovası’na kurulacak, doğaya zarar vermeyeceği ileri sürülen biyokütle enerji santralinin yapımı sürüyor. Ülke tarımının göz bebeği ovalarından birine bu tesisi yapmak hangi aklın ürünü anlamak olası değil.

Dediğim gibi yurdun her yanındaki doğa katliamları ile sınıfta kaldık.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar