Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Siyaset toz duman…

Siyaset arenasında toz dumandan göz gözü görmüyor. İyice gerginleşen ortamda siyasetçiler sanki patlamaya hazır birer barut fıçısı.

Danıştay’ın “Andımızın” okunması ilişkin kararı ile başlayan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergeroğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve HDP’ye açılan kapatma davası partiler arasındaki gerginliği bir anda üst düzeye taşıdı.

Öncellikle Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’un “andımızın” okullarda kaldırılmasına ilişkin kararı hiç doğru olmadı. 1933 yılından bu yana okullarda öğrenciler tarafından her sabah coşku ile okunan andımız, 29 Temmuz 2012’de İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle yürürlükten kaldırıldı. Karar kamuoyu tarafından haklı olarak şiddetli tepki ile karşılandı.

Andımızın kaldırılmasına ilişkin karşı davada son noktayı 13 Mart 2021’de Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’u koydu ve Danıştay 8. Dairesi’nin “Andımız okutulsun” kararını iptal etti, böylece andımız kaldırılmış oldu.

Birileri istedi ve rahatsız oldu diye alınan bu karar hiç doğru olmadı. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her bireyin içselleştirdiği, 1933 yılından bu yana coşku ile okunan andımızın kime ne rahatsızlığı vardı, kime batıyordu?  Hadi HDP’lileri anlayabiliriz. Ya DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun Danıştay’ın kararını savunmalarına ne demeli? Andımızı Babacan, “ Çocukları kalıba sokmak”, Davutoğlu da “Tek tipleştirici slogan” olarak nitelendirmiş. Pes doğrusu. Belki birilerinden, belli kitleden oy alabilmek için böyle konuşmuş olabilirler. Asıl MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karara ilişkin Danıştay’ı suçlayıp, ortağı AKP’ye derdini iletmemesi ilginç. Eğer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a andımız konusundaki kararlığını bildirseydi, Danıştay’dan böyle bir karar çıkmazdı belki de. Bahçeli, ısrarını sürdürse Milli Eğitim Bakanlığı yayınlayacağı yeni yönetmelikle andımızın okullarda okunmasını sağlayabilir. MHP liderinden beklenen tavır da bu.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun hakkındaki hapis kararının kesinleşmesi üzerine vekilliğinin kaldırılmasına yönelik oylama sonrası Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan nahoş olaylar siyasetteki gerginliğin bir başka örneği idi. Hele, futbolculuğu döneminde sahalarda hırçınlığı ile öne çıkan AKP TBMM İdare Amiri Alpay Özalan’ın Gergerlioğlu’nu zorla salondan çıkarma girişimi  TBMM’nin saygınlığına yakışmayan tutumdu. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önceden vekilliği düşürülen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu için “Hak ihlali kararı” göz önüne alındığında Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi AYM’ye yaptığı bireysel başvuru sonucu beklenmeden alınmış acele bir karar oldu. Bilindiği üzere Enis Berberoğlu yeniden TBMM’ye döndü. Gergerlioğlu da dönerse sürpriz sayılmamalı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gündemi bir anda değiştirdi. Terör örgütü ile arasına mesafe koyamayan HDP’ye yönelik böyle bir davanın  -Bahçeli’nin ortağına ısrarlı çağrısı ile-  açılması zaten bekleniyordu.    Gözler AYM’nin kararında. Aslında, ayni ideolojileri taşıyan 9 parti aynı gerekçelerle kapatılmış, daha sonra güçlenerek yeniden siyaset sahnesinde yer almıştı. AYM bunu dikkate alarak, hazine yardımından tam veya kısmen yoksun bırakma, belli yöneticilere siyaset yasağı gibi karar verebilir.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar