Ordu
DOLAR9.8478
EURO11.3584
ALTIN553.82
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

SİYASETTE YENİ YÜZLER ŞART

Türkiye’de sağa bak siyasi parti, sola bak parti. Adı sanı bilinmeyen düzinelerce parti var. Sayı şimdiden 100 rakamını geçti. Bunların büyük çoğunluğu tabela partisi. İsimlere bakıyoruz. Gerek iktidar partisinde gerek ise muhalefet partilerinde aynı isimler üzerinde siyaset dönüyor. Ömür boyu genel başkanlar mı ararsın, yoksa 15 seçim kaybedip koltuğuna yapışanlar mı? Hepsi mevcut…

Demokratik sistemin vazgeçilmez temel taşları siyasi partiler arasından değerlerinize uygun olanı seçmek ''geleceğimi, umutlarımı sana emanet ediyorum'' demektir. Fakat Türkiye’de açık oto pazarından araç beğenir gibi siyasi tercihler yapılmaktadır. İktidar partisinden başlayalım. Çok yıprandı... Devlet kurumlarındaki yanlış atamalar, yolsuzluklarla mücadele eksikliği, ekonomideki istikrarsızlık yapılan devasa ölçekli projelerin başarılarını perdeliyor.  Gelecek seçimde çok ‘terleyeceğine’ şüphe yok. Sırayla gidelim. Cumhur İttifak’ın küçük ortağı yarım asırlık partideki 'ömür boyu genel başkan' görüntüsü parti içi demokratik sürecin işleyişine hiçbir pozitif katkı sağlamıyor. Sırtını ''Beştepe'ye'' dayalı teslimiyetçi politika anlayışını terk edip, geleceğe dönük projelerin yerleştiği yeni bir muhalefet rotasına geçiş yapmalıdır. Aksi halde siyasetin geneli için önemli bir sorun oluşturmaya devam edecektir.

Demokrasi düzeneğini anlamlı kılan muhalefetin, “onarıcı” ve “alternatif” programlar geliştirici bir tavır içinde olmadığını söylemek yanlış olmaz. Muhalefet projeler üreterek, hedefler geliştirerek iktidara uzanmak yerine, hükümeti yıpratarak onun enkazı üzerinde varlık alanı açmaya çalışıyor. Ana muhalefet partisinin hali içler acısı. Partideki liderlik sorunu siyasi kangrene dönüşmüş vaziyette. Girdiği bütün seçimleri kaybeden mevcut genel başkan, 'tası tarağı toplamak' yerine, her seçim sonrasında kulpu kopuk kahve fincanı gibi koltuğu sağlamlaştırma yoluna gidiyor. Hatta genel kurulda rakipsiz halde tek başına genel başkan seçilebiliyor. 'Milli' çizgisini oldukça geride bırakan parti, iktidar alternatifi olduğunu vatandaşa inandırabilme, nefesini iktidarın ensesinde hissettirme yeteneğinden çok uzak. Seçim kazanamaz.

İktidara karşı mevzilenen, genel başkanı hanımefendi olan partinin, ciddi kimlik sorunu var. Nerede durduğu ve neyin peşinde koştuğu konusunda ciddi endişeler var. Hükümet partisi karşısında herhangi bir denge ve fren görevi üstleneceğini söylemek çok zor. Her seçimde yenilgiye uğrayıp hiçbir şey olmamış gibi koltukta oturanların hüküm sürdüğü ‘tabela partilerini’ ve ‘Kandil uzantısı’ o partiyi yazmaya gerek görmüyorum.

Muhalefetin parçaları kendi aralarında uyumlu bir işleyiş gören var mı? Daha evvel iktidar partisinde bakanlık yapmış iki şahıs ve ana muhalefet partisi çatısı altında uzun yıllar siyaset yapmış başka iki kişi partiler kurdular. Dikkat edin parti yönetimindeki simalar eski. Oysa vatandaş yeni yüzler, yeni sesler görmek istiyor. Çünkü eskiler asla umut vaat etmiyor, değişimin dinamiklerinden ırak duranların millet gözünde pek itibarı yok. Bu nedenle yeni isimlere yönelmek şart.

Sadece cüzdanı şişkin veya makam sahibi değil, işçinin, çiftçinin de siyasette boy göstereceği, milletvekili olabileceği bir düzene geçilmelidir. Eğer yeni yüzlere güvenmeyeceksek, onların önünü açmayacaksak siyaseti nasıl ileriye taşıyabiliriz ki? Hep ‘ensesi kalınlar’ mı siyasette yer alacak? Ümit ediyor ve diliyorum ki, önümüzdeki seçimlerde yeni yüzlerle karşılaşmak ve siyasete yeni değerler devşirmek mümkün olur. Toplumsal huzur ve istikbalimiz için kirli siyaset anlayışı değişmeli. Geleceği şekillendirmek istiyorsak saygıyı siyasetin ortak dili haline getirmeliyiz. Siyaseti insanı insana ısındıran ve bir battaniye gibi saran nezaket belirlemelidir. Türkiye'yi yüceltmek, büyütmek hepimizin ideali olmalı.  

*

Mutlu sonlara inanmayanlardansanız, sizi şaşırtması için bu yazıya bir şans verin.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar